'Irkçı anlayışı lanetli kabul ediyorum'

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kızılay tarafından 17,836 çadır bölgeye ulaştırıldı. Bu rakam yeterlidir ancak olay kontrol dışına çıkınca bu çadırlar yetmez oluyor. İlk 24 saat bir başarısızlık oldu bunu kabul ediyoruz'' dedi.

Başbakan Erdoğan’ın, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’ndaki sözleri şöyle:

-Böyle acılara hala siyasi ranta dönüştürmeye çalışanlar var. Bütün imkânlarıyla seferber olan bir hükümet bir devlet var. İlk andan itibaren orada. 1999 depremini yaşayanlar bilir. Deprem mahalline gidemeyen bir hükümet vardı. Şimdi kabinenin tüm bakanları orada. Birkaç gün içinde durum kontrol altına alınmış durumda. Bütün enkaz kaldırılacak ve yeni bir şehir ve Erciş inşa edilecek.

MEDYAYA ELEŞTİRİ
-Haber ajansları, televizyonlar birçok şeyi saptırıyor. Milleti aldatmanın anlamı yok. Ben yapılanları anlatıyorum. İlk etapta 3 milyon TL gönderildi. Bugün bu rakam 10 milyon TL'ye çıkarıldı. Yardım hesaplarında 1 milyon 728 bin TL toplandı. Tüm Türkiye bu deprem için seferber oldu. Bu sabah 09.00 itibariyle hayatını kaybedenlerin sayısı 461'e ulaştı. Yaralı sayısı 1352.

-17 bin çadır gönderildi. Bu çadırlar yeterlidir aslında. Olay çığrından çıkınca bu çadırlar yetmez hale geldi. İlk 24 saatte bir başarısızlık oldu, eksikliklerimiz oldu. Bunu kabul ediyoruz. Bölgedeki mevcut depolarda çadır ve soba olmayabilir. Farklı merkezlerden sevk edildi.

'63 ÖĞRETMENİMİZ HAYATINI KAYBETTİ'
-Bölgede sadece 1 okul tamamen yıkıldı. Bunun dışında okullarda hafif hasar tespit edildi. 37 mühendis okulların eğitime hazır hale getirilmesi için bölgeye ulaştı.

-Toplamda 63 öğretmenimiz hayatını kaybetti, 13 öğretmenimiz de yaralandı.

-Van Havalimanı kullanılamaz dediler. Böyle bir sıkıntı yoktu. Doğru olmayan haberler var.

-Beyanname ve vergilerin bildirim ve ödeme süreleri ileri bir tarihe ertelendi.

-Bölgede kısa çalışma ödeneği devrede.

'ELEKTRİK SIKINTISI YAŞANMIYOR'
-Deprem konutlarını 6 ayda bitirmek istiyoruz. Van'da okuyan öğrencilerimizden 3 ay süreyle yurt ücreti alınmayacak. Aileleri Van'da yaşayan öğrencilerden de 3 ay süreyle yurt ücreti alınmayacak.

-Bölgede şuan da doğalgaz kaçağı yok, elektrik sıkıntısı da yaşanmıyor.

-Erciş'in köylerinde ciddi sıkıntı yok. Ama Van'ın köylerinde ciddi sorunlar var. Buralarda tek katlı kalıcı konutlar yapalım. Köy-kentler yapalım istiyoruz.

-Bu doğal afetler her zaman olabilir. Bu depremleri her zaman görebiliriz. Ancak burada önemli olan her an tedbirli olmak. Anında müdahale edebilmektir. Çok acı kayıplar verdik. Ama yine de bana bir şey olmaz mantığıyla tedbirin elden bırakıldığına, çürük binalarda yaşandığına şahit olduk. O betonun adeta kuma döndüğünü, kolonların kesilmesinden dolayı da acı fatura ödediğimizi görmeliyiz.

-Belediyelerde, denetim elemanları da müteahhitlerde bu acıların cinayetlerle eş anlamlı olduğunu görmeleri lazım.

‘IRKÇI SÖYLEMLERİ REDDEDİYORUM’
-Sosyal paylaşım sitelerinde, gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında ayrımcılığa ilişkin her ima insanlık dışıdır, vicdansızlıktır. Yıkımı ırkçılık vesilesi olarak kullanmayı reddediyorum. Barışa ihtiyacımız olduğu bu dönemde bunu fırsata dönüştürelim diyeceksin, sonra meydanda nara atacaksın. Burada bile fırsatçılığı hedef seçen anlayış var. Böyle bir günde, böyle bir sıkıntılı anda, askerimizi mayın tuzağında vurmak isteyen anlayış ve uzantılarının bu ülkede kardeşlik duygusu olabilir mi? Her şey açık net ortada. Bunun neresinde paylaşma, kardeşlik var.

-Ben başbakan olarak 74 milyonu seferber ediyoruz. Bingöl'e nasıl müdahale ettiysek, Erzurum'a, Simav'a nasıl ulaştıysak Van'a da ulaştık, orada da yaraları biz saracağız.

‘ARTIK BIKTIRDINIZ’
-Artık bu durumu farklı yönlere çekenler yeter artık. Bıktırdınız! Bunlara çanak tutan medyaya da sesleniyorum. Bunlara çanak tutmayın. Daha ilk gece orada olduğumuz anda ‘Köylerimize çadır ulaştırdık mı?’ diye sordum. Sıkıntımız var. Ama her köye en az 3 ila 10 arasında çadır gönderdik.

-Televizyon muhabiri diyor ki, yetkililerden buraya kimse gelmemiş diyor. Gidilmemiş olsa köy köy yıkım raporu bana gelir mi?

-Köy köy kaç yıkık ev var hepsinin raporunu aldım ben ilk gece. Senin bilgilerin doğrun bizim bilgilerimiz yanlış. Peki böyle devam et.

'FİTNE KAMPANYASI BAŞLATANLAR'
-Enkaz kaldırmak yerine fitne kampanyası başlatanları milletime havale ediyorum.

-Haftasonuna kadar deprem bölgesine tekrar gideceğim. Birileri devlet oraya ulaşmasın diye tahrik içine giriyor.

-Sayın Başbakan 10 saat oldu buraya gelen kimse yok diyorlar. Başbakan Türkiye'nin bir ucundan kalkıp geliyor. Bunu ne adına yaptığı da belli.

-Bölgeye huzur gelmesin diye mücadele edenler, deprem sırasında devlet yardımı oraya ulaşmasın diye ellerinden geleni yapacaklar. Ölümler umurunda değil, enkazdakiler, yıkılan ocaklar umurunda değil, üzerinden rant elde etmeye çalışıyorlar.

‘DEPREM TURNUSOL KÂĞIDI’
-Van depremi bir turnusol kâğıdıdır. Bölgeye yardım gelmemesi için yıllardır mücadele edenler deprem bölgesine yardım gelmemesi için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Ölümler umurlarında değil.

-Polis taşlayan molotof atanlar afet anında ortalarda yoklar. Polisi, jandarması mağdur vatandaşlarımın yardımına koşarken terör örgütü mayın tuzaklarıyla nasıl kanlı bir ölüm şebekesi olduğunu ortaya koyuyor.

ÇUKURCA SALDIRISI
-25 askerimizin şehit edildiği hain saldırının ardından güvenlik güçlerimizin operasyonları bölgede sürüyor.

-Terör örgütü milli birlik ve kardeşlik projesinin ardından hedefini Ak Parti hükümetini koymuştur.

KİMİ TEHDİT EDİYORSUN?’
-
CHP Genel Başkanı saldırının üzerinden saatler geçmeden “Şehitlerin sorumlusu hükümettir. Hükümet istifa etmelidir” diyor böyle bir ana muhalefet partisi olabilir mi?

-Sen hükümeti istifaya çağırarak ne yaptığının farkında mısın? Bu çağrıyla terör örgütüne destek verdiğinin farkında mısın? Sen bu sözünle kimi tehdit ediyorsun?

KAÇAK YAPIYLA MÜCADELE
-
Artık şehirlerimizde kaçak yapı, gecekondu gibi binalarını değiştirmeyen, bunları yıkmayanlara sormadan, kamulaştırma yapıp yıkacağız. Bedeli ne olursa olsun. Bu tabloları defaetle yaşamaktansa iktidarı kaybetmek daha hayırlıdır.

-Başta İstanbul, İzmir, Ankara bu çağrılara kulak versinler. Hemen müdahaleleri yapacağız. Hem şehirleri güzelleştireceğiz hem de sağlamlaştıracağız.



ntvmsnbc
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
BURHAN İŞCAN 6 yıl önce

Özgürlüklerin olmadığı yerde ruhlar ve beyinler ölüdür. Ölü beyinlerden yapıcılık beklemek beyhudedir. Ölü beyinlerin olduğu yerde, sevgi ve saygı olurmu? Bir şeyi istemek samimiyete bağlıdır. Düşünce özgürlüğü de özgürlüktür. Her şey her yerde söylenmez şeklinde düşünce özgürlüğüne set çekilemez. Özellikle doğrular her yerde her şekilde söylenebilir. Yanlışı yanlışla düzeltmek mümkün değildir. Adalet yorumlarımız saatlerimize benzer. Hemen herkesin saati farklı gösterir, ama herkes kendi saatine güvenir. Yalnızca özgürlükler bunu düzeltir ve yeknesaklığı sağlar. Her fikir bir bilgi içerir. Fikirler daha sağlam bilgiler içeren fikirlerle çürütülür, hakaretlerle değil. Fikirlerin özgürce beyan edilmediği yerlerde sorun halledecek sağlam bilgi yok demektir. Zorla güzellik olmaz. Fikir özgürlüğüne set çekmek isteyenlerin bir tek maksadı vardır; peşin hüküm oluşturacak, ön yargı ve sabit fikri oluşturmak. Bu bayan özgürce fikrini belirtmiştir. Ama ne yazık ki özgürlükleri istemekte samimiyetsizlikle karşı karşıya kalmıştır. Diğerinden farklı toplum olduğunu vurgulayan ve bu yüzden özgürlük isteyen, özgürlükler için diğer tarafa dayatmalarla baskı yapan, bu baskılarla diğer tarafı devamlı ödün vermeye zorlayan toplumun, bu özgürlük anlayışı yargılanmadan; karşı fikir beyan eden, fikir özgürlüğü ihlal edilerek yargılanmaktadır. Yanlış bir başka yanlışla asla düzeltilemez. Hiç iki yanlıştan bir doğru çıkarmı?