İstanbul Barosu'ndan ikinci OHAL açıklaması

Baro'dan yapılan açıklama şöyle:

OLAĞANÜSTÜ HAL İLE İLGİLİ OLARAK DAHA ÖNCE İFADE ETTİĞİMİZ KAYGILARIMIZ GERÇEĞE DÖNÜŞMEKTE VE DERİNLEŞMEKTEDİR…

Devletin varlığını ve anayasal sistemi hedefleyen 15 Temmuz darbe teşebbüsü ile ilgili olarak baştan itibaren Anayasal sistemin yanında yer alarak, senaryosunu emperyalizmin yazdığı kalkışmanın karşısında olduk. Yine yıllardan beri varlığını, tehlikelerini dile getirdiğimiz, mücadele ettiğimiz ve bir ulusal güvenlik sorunu olarak tanımladığımız bu karanlık yapının devletin kılcal damarlarından temizlenmesi hususundaki beklentimizi ısrarla dile getirdik.

Bununla birlikte, OHAL ilanı üzerine 21.07.2016 tarihli açıklamamızla OHAL’in amacına uygun ve ölçülü kullanılması gerekliliğini, bunun hukukun ve hukuk devletinin ”askıya alınması” anlamına gelmeyeceğini, bu sürecin toptancı bir anlayışa yol açmaması, bir tasfiye ve intikam aracı haline dönüştürülmemesi, bunun için bir fırsat olarak görülmemesi ve siyasi amaçlarla kullanılmaması, tüm sürecin her durumda hukuk çerçevesinde işlemesi, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulmaması, sürecin bir “linç” ortamı ve sürek avına dönüşmemesi gerekliliğini, aksi durumun darbeci zihniyete yarayacağı yönündeki beklentimizi ve bu husustaki bazı kaygılarımızı, süreci yakından takip edeceğimizi belirtmiştik.

Ne yazık ki son günlerdeki uygulamalar ışığında endişelerimizde haklı çıkıyor olmanın üzüntüsü içerisindeyiz. Gelecek günler açısından hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler açısından kaygılarımız derinleşmektedir.

Bu açıdan OHAL kapsamında; amaçla orantılılık ve ölçülülük ilkesinden uzaklaşılarak tüm soruşturmaları kapsayacak biçimde uzun gözaltı sürelerinin öngörülmesi, savunmaya, bir müdafiinin yardımından yararlanma hakkına getirilen kısıtlamalar, avukatların hukuk devletinin yansıması olarak mesleklerini icrasına getirilen engellemeler, gittikçe bir “linç” kültürünün gelişmesi, çok sayıda avukatın ve iki baro başkanının gözaltına alınması, birçok hukuk derneği içerisinde, gerekli ayıklamaları yapmak yerine toptancı bir yaklaşımla ilk önce YARSAV’ın kapatılması  kuşku ve kaygılarımızı artırmaktadır.

Kuşkusuz sıfat ve konumu ne olursa olsun, bu karanlık yapıya dâhil olan, destek veren herkes hukuk önünde hesap vermeli, bedelini “hukuk” ile ödemelidir. Bu karanlık yapının temizlenmesi, bu alçakça kalkışmanın hesabının yargı önünde sorulması yönündeki güçlü beklenti ve desteğimiz devam etmektedir.

Bununla birlikte, özellikle yargısal bir görev yapan avukatlar ve baro başkanları söz konusu olduğunda bir takım soyut vehim, zan ve söylentilere, siyasi mücadele temelinde “dedikodulara” dayanılarak hareket edilmemeli, varsayım ve olasılığa binaen itibarlarıyla ve gelecekleri ile oynanılmamalı, haklarında gereksiz ve orantısız koruma tedbirlerine başvurulmamalıdır. Özellikle gözaltında müdafilerinin hukuki yardımından mahrum bırakılmamalı, akıbetleri hakkında bir belirsizlik ve kaygı yaratılmamalı, avukatlar ve barolar hedef haline getirilmemelidir. Kısaca konumlarının gerektirdiği dikkat ve özen tüm yetkili birimlerce gözetilmeli, sürecin meşruiyetini ve etkililiğini zedeleyecek gereksiz sorunlara yol açılmamalıdır.

Baromuza ulaşan bilgiler ve gözlemlerimiz ışığında bu hususta bugüne dek yeterli özenin gösterilmediği, bazı sıkıntıların yaşandığı görülmekle belirtilen hususların dikkate alınmasını beklemekteyiz ve bunun takipçisiyiz. 

Tüm bu hususlarda;  başta başsavcılıklar olmak üzere yetkili birimlerle sürekli temas halinde olduğumuzu, gerekli girişimlerde bulunduğumuzu, sorunların günü gününe takip edildiğini, TBB ile de bu hususlarda düzenli bir iletişim halinde olunduğunu,  Baromuzun tüm birimleriyle süreci izlediğini ve izleyeceği hususlarını, özellikle meslektaşlarımızın bilgisine sunmayı gerekli görmekteyiz. Takdir edilecektir ki tüm bu temas ve girişimler, kendi içerisinde işleyen süreçlerdir ve birçok sorun bu temaslar sayesinde çözülebilmektedir.

Beklentimiz, gerekli soruşturma, kovuşturma ve devletin paralel sızmadan arındırılması sürecinin; kin, intikam ve “linç” duygularından, siyasi hesaplardan, tasfiyeci amaçtan, toptancı yaklaşımdan uzak, hukuk devletini tahrip etmeksizin, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi ışığında özenli bir ayrım ile hukuk kuralları içerisinde işlemesidir.  Darbeci zihniyete verilecek en iyi cevap bu olacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Anahtar Kelimeler:
OHALBaro
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Korel okay 5 ay önce

Tskler sizi takip ediyorum