İzmir Barosu'ndan İç Güvenlik Yasa Tasarısına tepki
İzmir Adliyesi Baro Birimi'nde Baro İnsan Hakları Komisyonu üyeleri ile birlikte açıklama yapan Av. Özcan, “İnsan hakları bireylerin insan olmaları nedeniyle doğuştan sahip oldukları temel hak ve özgürlükler bütündür. Günümüzde evrensel değerler olarak nitelenen bu hak ve özgürlükler, onurlu bir yaşamın vazgeçilmez ögeleridir.” dedi.

10 Aralık'ın tüm dünyada 'İnsan Hakları Günü' olarak kutlandığını, insan haklarının anayasası olarak tanımlanan 'İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin dil, din, renk, cinsiyet ve sınıf farklılığı gözetmeksizin tüm insanların sadece insan olmalarından kaynaklı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ettiğini hatırlatan Özcan, Türkiyede yaşanan ve yasal düzenlemelerle yaşanabilecek ihlallere dikkat çekti.

Kamuoyunda İç Güvenlik Yasa Tasarısı olarak tartışılan düzenleme ile siyasal iktidarın, özgürlük ve güvenlik kavramlarını adeta karşıt kavramlar olarak sunduğunu ifade eden Başkan Özcan, “Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan temel insan hak ve özgürlüklerini yok saymakta, siyasal rejimi demokratik hukuk devletinden polis devletine dönüştürmeye yönelik çabalarının önünü açmak istemektedir. Polise verilen olağanüstü yetkiler nedeniyle gözaltında işkence ve kötü muamele uygulamalarının önü açılacak, dinleme, gizli soruşturmacı kullanma ve teknik takip yetkilerinin genişletilmesi nedeniyle hukuka aykırı kanıt yaratma bir uygulama haline gelecek. Arama için belirsiz 'makul şüphe' kavramıyla kişi özgürlüğü ve güvenliği yargısal denetin dışı bırakılacak. Soruşturma sırasında el koyma yetkisinin genişletilmesi nedeniyle gerçek ve tüzel kişi mal varlıklarına keyfi surette el konulabilecek.” dedi.

Avukatların soruşturma dosyasına erişim hakkının gizlilik karaları ile engellenerek savunma hakkının sınırlandırılabileceğini de belirten Özcan, özel yetkili mahkemelerin 'ihtisas mahkemeleri' adı altında yeniden kurularak siyasal iktidarın kendi yargısını yaratma faaliyetine kaldığı yerden devam edeceğini ifade etti. Anasaya ve Ceza Kanunu'nda işkencenin yasaklandığını ancak günümüzde işkencenin gözaltı merkezlerinin dışına adeta sokağa taştığını ve ölümlere neden olduğunu da belirten İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, “Özellikle güvenlik güçlerinin barışçıl toplantı ve gösterilere aşırı ve orantısız güç kullanarak müdahale etmesi işkence kavramına yeni bir boyut kazandırarak siyasal iktidarın varlığını korumaya yönelik, toplumsal muhalefete karşı rutin bir uygulaması haline dönüşmüştür.” diye konuştu.

'ON AYDA 255 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ'

Kadın cinayetleri, erken ve küçük yaşta zorla yaptırılan evliliklerin kadın hakları konusunda ana gündemi oluşturmaya devam ettiğini de vurgulayan Başkan Özcan, 2014 yılının ilk 10 ayında öldürülen kadın sayısının 255’e ulaştığını söyledi. Bu kadınların eş, sevgili, kardeş, baba gibi değişik sıfatlar taşıyan erkekler tarafından öldürüldüğünün altını çizen Özcan, “Kadın cinayetleri karşısında siyasal iktidarın cinsiyet temelli ayrımcılık içeren söylem ve eylemleri nedeni ile kadına yönelik şiddet hayati bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Adli koruma altında iken öldürülen kadınların varlığı devletin doğrudan sorumluluğunu gündeme getirmekte. Etkin soruşturma mekanizmalarının oluşturulmamış olması kadına yönelik şiddette suçlular açısından önleyici ve caydırıcı yargılama faaliyetleri yoksunluğunu göz önüne sermektedir.” şeklinde konuştu.

Resmi verilere göre çocukların yaklaşık dörtte birinin beslenme, giyecek, ısınma gibi temel ihtiyaçlarla maddi yoksulluk çektiğini de hatırlatan Özcan, çocuk işçiliği konusunda işyeri kazalarında hayatını kaybeden çocukların varlığına dikkat çekti. Mayıs 2014 itibarı ile bin 649 çocuğun cezaevinde bulunduğunu, bu çocukların 487’sinin mahkum olduğunu belirtti. Özcan, çocuk cezaevlerinin fiziksel yetersizlikleri özellikle aşırı kalabalık olması, hijyen yetersizliği, personelin hizmet içi eğitiminin olmaması, cezaevi görevlileri veya diğer mahpusların işkence ve kötü muameleleri, cinsel istismar iddiaları çocuk ceza infaz kurumlarının vahametini gözler önüne serdiğini dile getirdi. Başkan Özcan, insan hakları ihlalleri konusunda İzmir Barosu olarak üzerine düşen görevleri yerine getireceklerini de sözlerine ekledi.


CİHAN
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.