Jürinin avukat tutuklatması baroları ayağa kaldırdı
Meslektaşları için ayağa kalkan barolar Sulh Ceza Hakimlikleri’nin ‘siyasi’ kararlarına tepki gösterdi. Türkiye Barolar Birliği tüm hukuki yollara başvuracaklarını belirtti. Uluslararası tüm kuruluşların bilgilendirileceği kaydedildi.

Afyonkarahisar Barosu’na kayıtlı Avukat Umut Kılıç, önceki gün Adalet Bakanlığı’nda girdiği hakim adaylığı mülakat sınavında çıkan tartışma sonrasında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ankara Nöbetçi 4. Sulh Ceza Mahkemesi sınav komisyonu tarafından tutulan tutanağı tutuklama gerekçesi yaptı.  

POLİS ZORUYLA

Avukat Kılıç mahkemede verdiği ifadede olayı şöyle anlattı: “Ben geçen yıl da 85 puan aldım ancak mülakat sınavında elendim. İşsiz kaldım çok acılar yaşadım. Bu sefer yine alınma-yacağımı bildiğim için sınava tepki göstermek amacıyla katıldım. Sınavda bana kimlik bilgilerimi sordular, kendilerinde olduğunu beyan ettim. Düzenden sistemden, kayırmacılıktan dolayı bir konuşma yapmak istedim ama engellendim. Ben sistemi eleştirdim, kendi üzerlerine alındılar. Polis çağırdılar dışarı çıkarken sinirden bir söz sarf ettim. Cumhurbaşkanı’na hakaret içeren sözler söyledim.”

FAŞİZM YÖNETİMİ

Türkiye genelinde barolar ayağa kalktı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, bütün hukuki yollara başvurulacağını kaydetti. “Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği de bilgilendirilecektir" dedi. Feyzioğlu, “Avukat Umut Kılıç, savcı tarafından tutuklama talebiyle, ÖYM'lerin yerine kurulduklarını bir kez daha ispatlamış olan Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edilmiştir ve tutuklanmıştır” dedi.
İstanbul Barosu’ndan yapılan açıklamada, “Karar Sulh Ceza Hakimlikleri’nin yeni bir ÖYM olma yolundaki iradesini simgelemektedir” ifadeleri kullanıldı.

Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran, “Artık Türkiye faşizm ile yönetilmektedir" kaydetti.

İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, “Sulh Ceza Mahkemesi tarafından, iç hukuka ve AİHM kararlarına aykırı karar verildi" dedi.
Gaziantep Baro Başkanı Bektaş Şarklı “Aynı okulda okuduğumuz hakim ve savcıların siyasi kararlarla hareket etmesi Türk hukuk tarihine kara leke sürülmüş oldu. Sulh Ceza Mahkemeleri artık tetikçi gibi hareket ediyor” şeklinde konuştu.  

"ALEVİ MİSİN?" SORUSU

Avukat Ali Haydar Hakverdi, Umut Kılıç’a mülakat sırasında hukukla ilgisi olmayan sorular yöneltildiğini belirtti. Kılıç’ın jüri üyelerine ‘Sadece kendi yakınlarınızı alıyorsunuz bizi almayacağınız belli' dediğini belirten Hakverdi, “Bir üye 'nasıl kendimize yakın, sen Alevi misin' diye sormuş. Çocuk da 'Hayır Alevi değilim ama ne fark eder ki? Bunu sormanız bile sizin taraf olduğunuzu gösterir. Ben sizin hukukçu bile olmadığınızı düşünüyorum' diye yanıt vermiş” ifadelerini kullandı.

MESLEĞE AÇIK SALDIRI

Adana Barosu “Siyasi iktidar; yargıyı şekillendirmek, muhalefeti sindirmek ve yargıyı kontrol altında tutmak için Sulh Ceza Hakimlikleri’ni kurmuştur” ifadelerini kullandı.

Bursa Barosu Başkan Yardımcısı Neslihan Aktosun, “Meslektaşımızın Özel Yetkili Mahkemelerin halefi olduğunu kararlarıyla bir kez daha ortaya koyan Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilerek tutuklanması adalete ve savunma mes-leğine açık bir saldırıdır" şeklinde konuştu.

TEPKİLER...

HAKARETTEN TUTUKLAMA OLMAZ

Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Metin Günday: Avukat meslektaşımızın sözlerinin niteliğini bilmiyorum. Bu mümkün de değil. Kendisini savunma olanağı da yok. Ama hakaret nedeniyle bir tutuklamayı kabul edemiyorum. Ben ha bir vatandaşı tahkir etmişim, ha Sayın Cumhurbaşkanı’nı tahkir etmişim. Ne fark eder?

BAĞIMSIZ YARGI YOK EDİLİYOR

Sulh Ceza Hakimlikleri’nin kurulması bir defa saçma. Bu kurullar sağlıklı bir karar veremezler. Ayrıca muhalefete karşı da bir baskı aracı olarak kullanılıyorlar. Bunu geçelim, bir karara itiraz etmeye çalışsak kime itiraz edeceğiz? Kararı veren hakimin yanındaki hakime gideceğiz. Bu mantıklı mı? Yapılanlarla, hak arama özgürlüğü insanların elinden alınıyor. Bağımsız yargılanma özgürlüğü yok ediliyor. Türk hukuk sistemi bunu hak etmiyor.

YARGI KIRBAÇ OLDU

Avukat Vedat Oruç: Hakaret etmek, ceza gerektiren bir fiil değildir. Hukuk kırbaç gibi kullanılmaya başlandı. Sulh Ceza Hakimlikleri de buna alet oluyor. Meslektaşlarımız da buna alet oluyor. Muhalif olan herkese karşı hukuk bir cezalandırma aracı olarak kullanılıyor.
Uzun zamandan beri bu davalar şahsileştirildi. Kişisel bir hırsla, eleştiren, muhalif davranan, muhalif olduğu düşünülen herkes topun ağzına konuluyor. Yargı adeta kırbaç gibi kullanılıyor. Muhalifler bu yolla yıpratılıyor.

HERKES TUTUKLANABİLİR

Herkes İçin Adalet Platformu Başkanı Avukat Uygar Ergin: Tutuklama bir tedbirdir. Baroya kayıtlı bir avukat tutuklanıyorsa, herkes tutuklanabilir. Düşünce hürriyetidir.

SULH CEZALAR BASKI ARACI

Yıllarca İstiklal Mahkemeleri’nin, Yasıada Mahkemeleri’nin uygulamalarına karşı çıktık. Bunun için hukuk okuduk. Şimdi de Sulh Ceza Hakimlikleri adıyla eleştirdiğimiz uygulamaların aynısını yapıyorlar. Bu uygulamaları baskının bir aracı olarak uyguluyorlar.

HUKUK TARİHİNE YAZILAN KARA BİR LEKE

Denge Hukukçular Derneği Başkanı Avukat İbrahim Bakım: Bu karar hukukun artık siyasallaştığı anlamına gelmektedir. Bu karar hukuk tarihine kara bir leke olarak yazılmıştır. Karar vicdanları sızlatmıştır. Bu ülkede bundan böyle hiçbir kimse bu avukat bile olsa artık ifadesini özgürce söyleyemeyecektir.

(Kaynak: Bugün)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.