'Karakolda şişeli işkence' davasında adliye karıştı
Toplam 107 yıla kadar hapis cezası istenen polislerden 7'si Ş.Ş.'yi dövmek ve makatına soda şişesi sokmaya çalışarak "cinsel tacizle işkence" yapmak, bir polis ise "Kamu görevlisinin suçu bildirmeme" gerekçesiyle yargılanıyor.

MAHKEME BAŞKANI: İZLEYİCİLER GELDİ, İZLEDİ, NE YAPACAKLAR?

Anadolu Adalet Sarayı'nda bulunan Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanık 7 polis memuru, müşteki Ş.Ş. ve taraf avukatları katıldı. Tarafların kimlik tespitinin ardından söz
alan müşteki avukatları duruşma salonuna izleyicilerin alınmaması nedeniyle mahkemenin bir kapalılık kararı olup olmadığını sordu. Mahkeme başkanı ise verilmiş bir kapalılık kararı olmadığını belirterek, "İzleyiciler geldi, izledi, ne yapacaklar?" diye sordu. Bunun üzerine müşteki avukatları müşteki yakınlarının içeri alınmasını talep etti. Mahkeme heyeti müzakereye çekildi ve müzakerenin ardından çok sayıda kişinin adliyeye geldiğini belirterek, duruşma salonunun yetersiz olması ve "kamu güvenliği" gerekçesiyle duruşmanın kapalı yapılmasına hükmetti, salonda bulunan basın mensupları dışarı çıkarıldı. Bu sırada adliye koridorunda bekleyen müşteki yakınları "İşkenceye hayır" şeklinde sloganlar attı.

"MAKATIMA ŞİŞE SOKULMASINA GEREKÇE OLAMAZ"

Dava tutanaklarına göre ise duruşmada sanıklar suçlamaları kabul etmediklerini belirterek daha önce Sulh Ceza Hakimliği'nde verdikleri ifadelerini tekrar ettiler. Sanıklardan başpolis A.C.'nin ise, "Aslında müşteki bizi tanımaktadır. Uyuşturucu suçundan işlem yaptığımız bir kişi ile müşteki bir düğünde beraber takı taktıklarını gördüm. Olay günü müştekinin eli kırıktı. Agresif hareketlerde bulunduğu için kendisine zarar vermesin diye mecburen kelepçe ile sakinleştirdik. Tüberküloz hastası olduğunu söyleyince camı açtım, rahatlasın istedim" dediği öğrenildi. Duruşmada ifade veren müşteki Ş.Ş.'nin de polis memurlarından şikayetçi olduğunu ifade ederek, "Bir kişinin düğününe takı takmam nedeni olarak makatıma şişe sokulmasına gerekçe olamaz" diye konuştuğu kaydedildi.

"PANTOLONUNU YARIYA KADAR İNDİRDİLER..."

Olay zamanı alacak verecek meselesi yüzünden bir arkadaşı ile karakolluk olan Canbey Öztürk, Ş.Ş.'nin aralarını düzelttiğini
belirterek duruşmada tanık sıfatı ile ifade verdi. Başpolis A.C.'nin "Ben burdayken kim aranızı düzeltiyor" dediğini öne süren tanık Öztürk, "Ş.Ş'yi de karakola çağırdılar. Bizi birbirimize kelepçeleyip vurmaya başladılar. Her gelen bir tekme attı. Beni bir ara başka bir odaya alıp tekrar Ş.Ş'nin yanına götürdüler. Ş.Ş. şikayetçi olacağını söyledi. Başpolis A.C. ise 'Benim 39 tane dosyam var, senin şikayet etmenden ne olur' dedi. Odadan çıkıp yeniden girdikten sonra başpolis A.C.'nin elinde soda şişesi vardı. Gülerek 'Sen şikayetçi olacaksın, bağlayın bunu' dedi ve hakaret etti. Ş.Ş. yerdeydi, bağırdı, çırpındı. 2 polis memuru Ş.Ş.'nin pantolonunu yarıya kadar indirdiler. Başpolis A.C elindeki soda şişesini yerde yatan Ş.Ş.'nin makatına sokmaya çalıştı. Ş.Ş. aşırı bağırınca şişeyi bırakıp masaya koydu. Sonra benim farklı bir odaya alınmamı isteyerek 'Daha benim işim var' dedi, içerden Ş.Ş.'nin bağırma sesleri geliyordu. Başpolis A.C. beni tehdit etti, korktum ve soruşturma sırasında olayı 'Görmedim' diye ifade verdim" dediği öğrenildi. Müşteki avukatları sanıkların tutuklanmalarını talep etti.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, duruşmaya gelmeyen sanık polislerden A.Ş.'nin gelecek celse savunmasının alınması için süre verilmesine karar verirken diğer tanıkların duruşmaya zorla getirilmesine hükmetti. Sanıkların tutuklanmaları yönündeki talebin yazılı olarak verildiği taktirde değerlendirileceğini belirten mahkeme, müşteki Ş.Ş.'nin mahkeme başkanına 'Sayın hakim sizin de çocuğunuz var, inşallah sizin de çocuğunuzun başına gelir' diye bağırdığını zapta geçti. Duruşma ertelendi.

ADLİYE KORİDORUNDA ARBEDE

Duruşma sonrası adliye koridorlarında karşı karşıya gelen taraf yakınları arasında arbede yaşandı. Yaşanan arbedede çevik kuvvet ekipleri cop ve kalkan kullanarak olaya müdahale etti. Tüm bu yaşananlar vatandaşların cep telefonu kamerasına yansıdı.

İDDİANAMEDEN

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından hazırlanan iddianamede, 10 Kasım2014 tarihinde Sultanbeyli Fatih Polis Merkezi'nde yaşandığı belirtilen olayda 7 polis memuru hakkında Türk Ceza Kanunu'nun(TCK)94/1-3 maddelerinde düzenlenen "İşkence" suçunun "Cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi" hükmü uyarınca 10 ila 15'er yıla, bir polis memuru hakkında ise TCK 279/1 maddesince "Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemli olmak üzere Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açıldı.

TUTUKLANAN POLİSLER İTİRAZ ÜZERİNE 1 HAFTA SONRA SERBEST BIRAKILDI

Soruşturma aşamasında 25 Kasım 2014 tarihinde 6 polis memuru "İşkence" suçundan tutuklanırken, tutuklandıktan 1 hafta sonra serbest bırakılmışlardı. Olayların olduğu ilçede, Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürü Eyüp Sabri Öksüz, Eğitim Şube Müdürü olarak atanmış, Eğitim Şube Müdürü Atalay Bahar da Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürü olarak görevlendirilmişti. (DHA)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.