Atalay, Kanal 24'te katıldığı canlı yayında, ''Ergenekon'' soruşturmasındaki gözaltılarda polisin adli kolluk görevi gördüğünü, sorumluluğun Cumhuriyet savcılarında olduğunu belirtti.     

Gözaltılarla ilgili zaman zaman savcıların sınırlayıcı şartları olabileceğine dikkati çeken Atalay, gözaltına alma saatleriyle ilgili geçmişte de tartışmalar yaşanması nedeniyle 2008'de Cumhuriyet savcılarının ''özel saat kısıtlaması'' koymadığı durumlarda aileleri rahatsız etmeyecek makul saatte bu işlemlerin yapılması yönünde genelge yayımladığını kaydetti. Atalay, son gözaltıların zamanlaması konusunda, ''Makul saat değilse savcılığın talebi olabilir. Şartlar onu gerektiriyordur'' dedi.
    
Genelgesinden bu yana gözaltılarda kelepçe takılmadığını vurgulayan Atalay, son gözaltılarda da gazetecilerin hiçbirine kelepçe takılmadığını söyledi.
    
İçişleri Bakanı Atalay, özgür basın olmadan demokrasinin olamayacağının altını çizerek, ''Eğer yargı varsa, biz de yargıya güvenmek durumundaysak şunu diyeceğiz; bir yandan basın özgürlüğü esastır, bir yandan da kimsenin suç işleme özgürlüğü yok. Birisi yasa dışı organize suç örgütüyle irtibat içinde olursa ister asker, ister polis, ister siyasetçi, ister gazeteci olsun hiç fark etmez'' diye konuştu.
    
Türkiye'yi basın özgürlüklerini kısıtlayan, özgürlüklerde geri adım atan ülke olarak takdim etmenin haksızlık olduğunu ifade eden Atalay, ''Türkiye o günleri çok geride bıraktı. Gönlümüz istiyor ki bu süreçler çabuk yürüsün, yargı bu konuda kamuoyu vicdanını rahatlatsın'' diye konuştu.




AA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.