Kocasakal Grubu 2010 Çalışma Programı


KALDIĞIMIZ YERDEN…

Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu içinde başlattığımız “arınma” süreci ile yola çıktık. Yaşam biçimi ve değeri olarak tanımladığımız ilkelerden ödün vermemek konusundaki kararlı tutumumuzun yoğun bir ilgi ile karşılanması, oluşturduğumuz örgütlenme ağının her geçen gün büyüyüp gelişmesi, bizi cesaretlendirdi ve itici gücümüzü oluşturdu.

İçinden geçmekte olduğumuz dönemin pek çok açıdan sıkıntılı olduğunu, bu sıkıntıların gelecekte de artarak süreceğini biliyoruz. Böyle bir dönemin, barolara ve biz avukatlara önemli sorumluluklar yüklediğinin bilincindeyiz.

Geciken adaletin adalet olmadığı gerçeğini diline dolamış bir toplum olmak yerine, gecikmeden adalet dağıtmayı hâlâ beceremedik.

Uygar, demokratik toplumlarda bir tür garanti gibi algılanan hukuk devleti ilkesini, ayak bağı olarak görmekten henüz kurtulmuş değiliz.

Altyapı yoksunu üniversitelerin hukuk fakülteleri biribiri ardına açılırken, avukatlığın geleceğini sorgulamaktan kaçıyoruz. Ülkemiz hukukçuları, her geçen gün nitelik kaybına uğruyor.

Türkiye, ciddi bir “yargı reformu” beklentisi içinde iken, iktidar, yargıyı kuşatma ve araçsallaştırma hedefinden vazgeçmemiş gözüküyor.

Hala, yargısını bağımsız kılamayan bir anlayışla yönetiliyoruz…

Ülkemiz, siyaset kurumunun yargıyı bu denli yoğun konuştuğu bir başka tarihsel süreci yaşamamıştı. Siyasetin hukuku bunca konuştuğu bir evrede, hukukun siyaset konuşmadan durabilmesi olası değil… Ancak, hukuk kurumlarının retoriği, siyasetçiyi muhatap alan ve giderek hukuksal argümanlardan kopan bir noktaya erişirse, açık deyişle hukuk dili olmaktan çıkıp siyaset diline yönelirse, kargaşa yaşanmaması olası değil. Nitekim öyle oluyor. Etkisiz, sözde söylemlerle zaman yitiriliyor.

Oysa barolar için özgün söylem biçimi, hukuksal gerekçelerden güç almak ve oradan alınan güçle siyaseten haklı olmayı becerebilmektir. Bu çerçevede;

Cumhuriyet ve Demokrasi ile onun kazanımları konusunda ödünsüz tavır,

İnsan Hakları alanında yapılan her türlü etkin mücadele,

Hukuk Devletinin oluşması ve Hukukun Üstünlüğü ilkesinin egemen kılınması uğrundaki eylem ve söylemler, siyaset olarak yorumlanmamalıdır.

Yargı Bağımsızlığı bizim temel ereğimizdir. Bu ereğe ulaşmadaki hiçbir söylem, siyaset diline ait sayılmayacaktır.

Biz, Adalete Erişimin, Hak Arama Özgürlüğünün ve Adil Yargılama Hakkının güçlenmesinde ve yaşama geçmesinde her türlü çabanın içinde olacağız. Siyaset olmayacak bu…

Ama en önemlisi meslektaşlarımızın sorunlarına eğilen ve öncelikle bir meslek kuruluşu olduğumuzu unutmadan çalışan bir anlayış içinde olacağız. Her şeye yeniden ve yeni bakış açıları ile egemen olmak gibi bir hedefimiz var. Böyle bir amaçla yola çıkıyoruz.

Biz, baroyla avukatı, avukatla baroyu kucaklaştırmak uğraşındayız.

Biz, bir kadro hareketiyiz ve bunu başaracağız.

Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubunun Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal Başkanlığında oluşturduğu kurul, değerlerine bağlı, özel beklentiler uğruna ödün vermeyen, deneyimli, sınanmış, uğrunda mücadele verdikleri alanların simgeleri konumunda bulunan bir kadrodur.

Bu kadro “ısınma süreçleri” yaşamayacak… Bu kadroda “tanıma” ve “öğrenme” süreci olmayacak… Zaman yitirmeden, ilk günden işe başlayan, ne yapması gerektiğini bilen bir kurul olarak, sorunları bir bir çözmeye başlayacak…

Baromuzda yaşanması gereken yenileşmenin ancak ve yalnızca böylesine dinamik ve deneyimli bir kadro ile sağlanacağına olan inancımız ve özgüvenimizle, yeni baro özlemlerine meslektaşlarımızı davet ediyoruz.

Biz özgüvenimizin yüreklendirdiği cesareti, biriktirdiğimiz bilgilerle yaşama geçirmeyi hedefledik…

Güveninizi boşa çıkarmayacağımıza söz veriyor ve sizden yetki istiyoruz.


YÖNETİM İLKELERİMİZ…

 

Açıklık

Görevimizi yerine getirirken uyacağımız temel çalışma ilkelerimiz olacak. Bu bağlamda; Baro Yönetim Kurulu kararları Baro sitesinden ve bültenlerle avukatlara duyurulacak ve koşullar oluştuğunda kararların tümü Baro TV’den yayınlanacaktır.

Katılımcılık

Baro adına alınacak önemli kararlara tüm meslektaşların katılımı sağlanacak ve bu amaçla teknolojinin tüm olanaklarından yararlanılmak suretiyle sık sık meslektaşlarımızın görüşüne başvurulacaktır.

Saydamlık

Baro bütçesi ile aylık gelir ve gider tabloları Baro sitesinde yayınlanacak ve bütçenin bağımsız denetim kuruluşlarınca denetlenmesi sağlanacaktır. Önemli ihaleler yapılmadan önce duyurulacak ve meslek kamuoyu bilgilendirilecektir.

Yetkinlik

Baro faaliyetlerinde görevlendirmeler yapılırken, seçimlerde hangi guruba oy vermiş olduğuna bakılmaksızın, konusunda uzman veya Baromuza ve meslek örgütümüze katkı sunabilecek yetkinlikteki meslektaşların uygun görevlere getirilmesine çaba gösterilecektir.

Farkındalık

Baro, hem meslek örgütü hem de hukuk kurumu olarak, sıradanlığı aşan işlevlere kavuşturulacak, avukatlar bu çalışmaları meslek yaşantılarında hissedecek, toplumda ise hukuk bilincinin geliştirilmesi çalışmaları fark edilir bir aşamaya taşınacaktır. Baronun baskı gurubu olma özelliği, hukuksal konulardaki kanaat önderliği niteliğindeki rolü göz önünde tutularak, diğer meslek örgütleri ve STK’na önderlik eder noktalara taşınacaktır. Ülke sorunları konusunda yüksek duyarlılık geliştirilecektir.

Yerindelik

Baro tüzel kişiliğinin kurumsal büyüklüğüne ve saygınlığına yakışmayan faaliyetler için zaman veya para harcanmayacak, yapılan etkinliğin yerindeliği sürekli denetlenecektir. Konusunun ne olduğu, katılımcılarının kim olduğu belli olmayan TV programlarına katılmamak, katıldığımız toplantılarda sözü dinlenen olmak temel ilkemiz olacaktır. Her türlü zaman ve kaynak israfı önlenecektir.

Denetlenebilirlik

İlan edilecek iş takvimine uyulup uyulmadığı bilgisi meslektaşlara belirli aralıklarla nesnel faaliyet raporu olarak iletilecek, yapılamayanların hesabı verilecek ve bu raporlar başarı ölçütü olarak kabul edilecektir.

 

YENİ BARO…

Yasa değişikliği gerektirmeyen ancak Baroyu yöneten iradenin karar vermesiyle olanaklı olan Yeni Baro’yu kısa sürede avukatın hizmetine sunacağız.

 

Avukatın Olduğu Her Yerde Baro da Olacak…

Bölge Baro Birimleri kurulacak, “barokart” uygulamasına geçilecek, katılım mekanizmaları güçlendirilecektir.

2010-2012 yıllarını kapsayan yeni dönem, İstanbul açısından Adliyelerin yeniden konumlandırıldığı, bu bağlamda meslektaşlarımızın kendileri için yeni programlar öngördüğü yıllar olacaktır. Dünyanın ve Avrupa’nın en büyük Adliyelerine taşınacak olan İstanbul yargı dünyası, o büyüklüklere yakışan bir “yeni” anlayışa yönelmek zorundadır.

Grubumuz, bu “yeni” dönemi, “yeni bakış açıları” ile değerlendirmektedir.

İstanbul’a özgü büyüklüğün, yönetmeyi güçlendirdiği nazara alınarak, üç bölgede fiili “baro birimleri” sistemine geçilecektir. Çağlayan, Kartal ve Bakırköy’de, bu birimler kurulacak, meslektaşlar buralardan her türlü baro hizmetini alabilecektir.

Adliye ortamlarında mesleğin saygınlığına koşut biçimde yapılandırılan hizmet alanları oluşmasına özen gösterilecektir. Adliye mekanlarının sadece, yargıç ve savcılara ait mekanlar olmadığı, savunmanın da bu mekanları sahiplenilmesi gerektiğini fiili olarak yaratmaya çalışacağız.

3 Büyük Adliye Yanında 3 Baro Hizmet Binası

Adliye mekanlarında gerçekleştirme olanağı bulamadığımız her türlü hizmeti sunmak üzere, alternatif mekanları kendimiz oluşturacağız. Sistem gelişip kökleştikce, bu Adliyelerin yanındaki Baro Hizmet Binalarında meslektaşlar için her türlü olanaklara sahip çalışma ortamları oluşturulacaktır. Baro Hizmet Binaları, bir plan çerçevesinde geliştirilerek, özellikle genç meslektaşlarımızın belirli sürelerle kullanabilecekleri, her türlü teknik donanıma sahip büroları haline dönüştürülecektir. Bu binalarda özellikle, kreş, kütüphane ve restaurant gibi sosyal ünitelerin ve olanaklı ise 100/150 kişilik toplantı salonlarının bulunması sağlanacaktır.

Bu yolla, İstanbul Barosu üç Adliye çevresinde meslektaşlara (bölge temsilciliği mekanizması daha da güçlü hale getirilerek) yerinde hizmet vermek üzere yeniden yapılandırılacak, Baro temsilciliklerinin yetkileri arttırılacak ve avukatlara verilecek olan hizmetin daha etkin, daha hızlı, daha kaliteli ve daha ucuz olması sağlanacaktır.

Bölgesel Baro Hizmet Binalarında nöbetçi Avukat bulundurulacak ve Adliye’de meydana gelebilecek Avukat’la ilgili sorunlara anında müdahale edilecektir.

“Barokart” İle Adliye Kapıları Avukatlara Açılacak

İvedilikle “Barokart” sistemine geçilecek, Adliyelerdeki alanların kullanımında Avukatların da Yargıç ve Savcıların sahip oldukları olanaklardan yararlanmaları sağlanacaktır. “Barokart” ile Adliye’de Avukat için açılmayan kapı kalmayacaktır.

Grupların Değil Avukatların Baro Meclisi

Baro sistemi, bu yeni koşullara göre yeniden örgütlenecek ve organizasyon şeması baştan sona değiştirilecektir.

Bölgelerdeki Baro Birimlerini, bölgedeki avukatlar yönetecektir. Bölge Temsilciliği, yeni örgütlenmenin en önemli ögesi olacak, demokratik katılım mekanizmasının göstergesi kabul edilecektir. Meslektaşlarımızın yönetime katılmasının önündeki tüm engeller kaldırılacak, Bölgelerde toplanacak Bölge Meclislerinde sorunların tartışılması sağlanacaktır.

Yönetimde katılımcılık en önemli hedefimizdir. Aylık Baro Meclisi toplantılarına ek olarak, 3 aylık aralıklarla Barolar Birliği Delegasyonu ile toplanılacaktır. Baro Meclisinde çoğulculuğun bulunması mutlaka sağlanacaktır. Bu amaçla, grupların Baro Meclisinde temsili sağlanacaktır. Baro için önemli konularda, seçime katılan tüm grupların görüşleri alınacak ve gruplarla koordinasyon içinde mesleki sorunlara yaklaşan bir algılama sergilenecektir. Olası ise, bütün gruplardan temsilcilerin yer aldığı bir platform oluşturulacaktır. Gerektiğinde meslektaşlar arasında referanduma başvurulacak ve kararlardan önce görüşlerinin alınması sağlanacaktır. Katılımcılığın daha somut olarak yaşanması için baro binasında, elverdiği ölçüde, hukuk alanında faaliyet gösteren ve üyeleri avukatlardan oluşan, saygınlığı genel kabul gören, köklü ve kamuoyu tarafından tanınan dernek ve kuruluşlara yer tahsisi sağlanması değerlendirilecektir.

Avukatı Koruyamayan Baro Avukata Yüktür

7Gün/24Saat Avukatın Yanında Bir Baro

Avukat Hakları Merkezi güçlendirilerek, ilk yarım saat içerisinde saldırıya uğrayan meslektaşımızın yanı başında olacağız.

Avukat Hakları Merkezi 7 gün 24 saat hizmet verebilecek bir yapıya kavuşturulacaktır. Meslektaşların mesleklerinin icrası sırasında her türlü yardım anında ulaştırılacaktır. Baro bünyesinde ve bölgelerde 24 saat nöbetçi avukat bulundurulacak ve avukat hakları merkezine iki araç tahsis edilecektir. Meslektaşlara karşı gerçekleşebilecek fiziki saldırılarda anında ambulans hizmeti olay yerine ulaştırılacaktır.  Aynı şekilde, saldırıya maruz kalan meslektaşa Türkiye’nin neresinde olursa olsun en kısa sürede, İstanbul içerisinde ise en geç yarım saat içerisinde ulaşılacaktır.

Bu amaçla, Avukat Hakları Merkezi güçlendirilecek ve saldırıya uğrayan meslektaşlarımıza yalnız olmadıkları hissini verecek ve güven uyandıracak her türlü dayanışma sağlanacaktır.

Bizce, baro meslektaşı ile dayanışma sağlayamıyorsa, varlık nedenini inkar etmektedir.

Meslektaşlarımız, karşılaştıkları her türlü mesleki olumsuzluk karşısında “yanıbaşında” bir meslektaşını bulabilmelidir.

 

Yargıç ve Savcıların Avukatlara Yönelik Hak İhlalleri İle Mücadele Edeceğiz

Yargının kurucu unsurları arasında hiyerarşik bir fark olmadığı göz önüne alınarak, avukatlara karşı haksız ve kötü niyetli tutum ve davranışları tescillenen yargıç ve savcıların bu davranışlarına karşı etkin bir eylem planı geliştirilecektir.

 

Gençleri Baro Yönetimine Katacağız

SEM Yönetiminde En Az 2 Stajyer Yer Alacak / Gençlere Lisansüstü Eğitim Olanağı Sağlanacak

Stajyer kredilerinde geri ödemesiz döneme doğru yeni düzenlemeler yapılacak, stajyerin ücret alması için gerekli yasal düzenlemeler ısrarla takip edilecek, genç meslektaşlara dönük yeni bir  dergi çıkarılacaktır.

İstanbul Barosu; mensuplarının yaşı itibariyle genç bir Barodur. Yapılan bir araştırmaya göre, Meslektaşlarımızın % 75’i, 43 yaşın altındadır. Aynı araştırma, İstanbul Avukatlarının  % 50’sinin 34 yaş altı olduğunu saptarken, % 25’inin de 29 yaş altında olduğunu tespit etmiştir. Böyle bir yapı içinde gençlerin etkin olmasının sağlanması, bizim için temel bir erek olacaktır. Mesleğimizin genel yapısı itibariyle, gençlerin yönetime katılmada isteksizliği veya meslekteki ilk yıllara özgü tutunma çabalarının baro çalışmalarına olanak vermemesi şeklinde beliren ataleti kırmamız gerekecektir. Bu amaçla, gençlerle proje bazında işbirliği yapılarak, örgütlenmeleri sağlanacaktır.

Ancak öncelikli hedef, genç meslektaşlarımızın ekonomik sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalardır. Bu bağlamda;

  • İstanbul Barosunda staj yapma olanakları kısıtlanacak, daha az sayıda ve yeteri kadar stajyer olacağından, kredinin geri ödemesiz olmasının koşulları yaratılabilecektir. Bu amaçla çeşitli finansal yöntemlerden yararlanılması olasıdır.
  • Avukatlık Sınav Sisteminin yeniden getirilmesine dair baskılar sürdürülerek, yukarıda belirtilen sistemin işlerliğine katkı sağlanacaktır.
  • Stajyerin ücret almadan çalışmasına dair yasal düzenlemenin kaldırılması bakımından Baronun baskı unsuru olması temin edilecektir.
  • Stajyerin ve genç meslektaşlarımızın, düşük ücretlerle çalıştırılmasının engellenmesi ve çalışma esaslarının düzenlenmesi bağlamında, TBB nezdinde yeni esaslar önerilecektir.
  • Adli Yardım Sisteminin, Genç Meslektaşlarımızın ekonomik sorunlarına bir ölçüde de olsa yardımcı olabileceğini düşünüyoruz. Mesleğin ilk yıllarına özgü iş ihtiyaçlarını Adli Yardımdan karşılamak üzere, bu kurumun yeniden yapılandırılması sağlanacaktır. Adli Yardım bünyesinde başlatacağımız “Avukat İste” Projesi ile genişleyen iş hacmine, genç meslektaşlarımız ile yanıt verebileceğimizi düşünüyoruz.

Genç Meslektaşlarımızın, etkin bir katılım sağlamalarını temin etmek için sadece onların editörlüğünde yeni bir dergi çıkarılacak ve bu derginin tıpkı baro bülteni gibi dağıtımı Baroca sağlanacaktır. Sorunları tespit eden, çözüm önerileri sunan, eleştiren, tezler ve antitezler üretip tartışan meslektaşlarımızın varlığı, geleceğimizin güvencesi olacaktır.

Staj Eğitim Merkezi yönetiminde iki stajyerin bulunması ve tercihen bu meslektaşlarımızın Stajyer Avukatlar Komisyonu tarafından seçilerek görevlendirilmesini sağlayacağız. Gençlerin karar süreçlerindeki katkısını sağlayan her türlü mekanizmayı destekleyeceğiz.

Önceki dönemlerde başlatılan Avukat Değişimi Projesinin genişletilmesi suretiyle bu değişimden daha fazla genç meslektaşımızın faydalanmasına dönük, yeni işbirliği olanaklarını araştıracağız.

Meslekte uzmanlaşmayı sağlamak bakımından, üniversiteler ile özel anlaşmalar yaparak meslektaşlarımızın lisansüstü eğitim almalarını özendireceğiz. Ayrıca, proje çalışmalarını başlatarak orta vadede, Üniversite’lerle işbirliği yaparak, hukuk eğitiminin kalitesinin artırılması için katkı verilecektir.

 

Artık Bizim de “Avukatevimiz” olacak…

Belirli Merkezlerde sosyal ihtiyaçlarımızı karşılayacak yapılar oluşturulurken, Büyük Çekmece’de Huzur Evi Projesi de gerçekleştirilecektir.

Baromuzun büyüklüğüne yakışır biçimde Merkez Binaya kavuşması için, önceki dönemlerden kalan tahsisli arsa ile ilgili yargı süreci özenle izlenecektir. Bununla birlikte, mevcut binanın girişinde düzenleme yapılacak, Baro giriş kapısı ana cadde üzerine alınacak, binadaki kira ilişkileri sonlandırılarak yeni alanlar oluşturulacaktır.

Meslektaşlarımızın her türlü sosyal etkinliklerini gerçekleştireceği mekanlara olan ihtiyacımız açıktır. Bu nedenle yıllardan beri özlemi çekilen avukatevi ne kavuşmak için her türlü çaba gösterilecektir. İstanbul’un merkezi bir yerinde amaca uygun böyle bir mekanın oluşturulması öncelikli hedefimiz olacaktır. Ayrıca, Büyük Çekmece’deki arsa ile ilgili olarak süreçler takip edilecek, engeller giderildiğinde inşaat aşamasına geçilerek burada bir Huzurevi yapılması için çaba gösterilecektir.

Amacımız bir yandan mesleki saygınlığımızın göstergesi olabilecek mekanlara sahip olmak, diğer yandan da bu mekanlarda meslektaşlarımızın haklı ve yıllara yaygın ihtiyaçlarından oluşan özlemlerini giderebilmektir.

Üç Büyük Adliye Arasında Ücretsiz Servis Hizmeti…

Yeni oluşturulacak üç Adliye arasında oluşturulacak bir servis sistemiyle, meslektaşların işe yetişebilme endişeleri ortadan kaldırılacaktır. Bu hizmetin, özellikle güç koşullarda hizmet veren CMK ve adli yardım görevlisi meslektaşlarımızın önemli bir ihtiyacını karşılayacağı inancındayız.


Mesleki Sorumluluk Sigortası İçin Gereken Çaba Gösterilecek…

Meslektaşlarımızın mesleklerini yürütürken karşılaşacakları sorunların çözümü için mesleki sorumluluk sigortasının hayata geçmesi gerekmektedir. Bu konuda gerekli girişimlere derhal başlanacak, gerekli yasal düzenleme için Türkiye Barolar Birliği ile birlikte hareket edilecektir.

Meslek Alanımızı Genişleteceğiz. Ankara’da “lobimiz” olacak…

Yeni iş olanakları bağlamında, HUMK ve TTK Değişiklikleri için özel çaba göstereceğiz.

Mesleğimizin geleceği açısından en önemli tehdit vasıtası, sümen altında tutulan bazı tasarıların devreye sokulması suretiyle, görev alanlarımızın daraltılması veya başka mesleklerle paylaşılabilecek bir konuma getirilmesidir.

Bu bağlamda, alternatif yargı yolları önerilerek arabulucuların hukukçu olmayan mesleklerden tayin edilmesi ve vergi hukuku alanında SMM ve YMM’lerinde Vergi Mahkemelerinde dava açma hakları önemli tasarılardır. Bu tasarıların engellenmesi için kararlı olarak girişimler ve lobiler oluşturmak, önümüzdeki döneme ilişkin önemli bir uğraş alanımız olacaktır. Meslek alanımızı daraltmaya yönelik bu tasarıların yasalaşmasını engellemek için kurullar oluşturmak ve bu alanda özel çabalar içinde olmak gerektiğinin bilincindeyiz.

Değişen yasalarda, yeni iş alanlarının açılmasını sağlayacak bir dizi önerileri madde metinleri içine sokabilmek için de mücadele verilmesi gereklidir. Bu bağlamda, değişmesi muhtemel olan HUMK’nda avukat bulundurulmasına ilişkin kapsamın genişletilmesi ve TTK’nda yapılacak değişiklikler bağlamında, Şirket denetçilerinden en az birisinin Avukat olmasının temini önemli uğraş alanlarımız olacaktır.

Ayrıca, önemli sözleşmelerin düzenlenmesinin, tapudaki işlemlerin ve hukuk bilgisi gerektiren işlerin Avukat eliyle yürütülmesi konusunda yasal düzenlemeler yapılması için ısrarlı girişimler sürdürülecektir.

Yönetimde ve Hizmette Kalite Standartlarına Uyacağız

Ortaya koyduğumuz iddia ve projelerimizi Kalite Standartlarına uygun olarak gerçekleştireceğiz. Bu amaçlara yönelik olarak, bir yandan bilişim alanındaki çalışmalara hız verilecek, baro bilgi bankaları kurularak ücretsiz bilgi paylaşımı sağlanacak, diğer yandan da yönetişim alanındaki çalışmalar güçlendirilerek, yeniden kalite standartları çerçevesinde yönetilen bir Baro yaratılacaktır. Baro denetlenerek yönetilecek, yönetirken denetlenecektir. Öylece Baro’nun saydam olması sağlanacak, bütün Yönetim Kurulu kararları ile harcamalar meslektaşların bilgisine sunulacaktır.


SORUMLULUK PROJELERİMİZ…

Bir meslek örgütünü yönetmek, aynı zamanda o mesleğin tüm mensuplarının sorunlarına ayrımsız ve ayrıcalıksız bir şekilde çözümler üretmeyi de kapsamalıdır. Bu anlayışla, meslektaşlarımızın iş ve yaşam koşulları iyileştirilecek projeleri hayata geçireceğiz.

Adli Yardım

Tüm Yurttaşların Adalete Erişimini Olanaklı Hale Getirecek  “Avukat İste” Projesi ile meslektaşlarımızın iş olanakları da genişletilecektir.

Grup olarak yaklaşımımızı belirleyen ilkelerden birisi de toplumculuğumuzdur. Topluma dönük yüzümüzün ondan güç alan bir yapıya dönüştürülmesi gereğine inanıyoruz. Bir yandan toplumun aydınlatılmasını sağlamak ve o yolla hak arama özgürlüğünü pekiştirip adalete erişimi sağlamak, diğer yandan da toplumda giderek gelişen bir hukuk bilinci oluşturmak bizim için görevdir.

Adli Yardım ve CMK Sistemindeki Zorunlu Müdafilik toplumsal yönelimleri olan somut kurumsallıklardır. Her iki sistemde de adalete erişim, insan hakkı ihlallerine yönelik çabalar bağlamında özel katkılar ve yeni sistemler önerip geliştirmek temel yaklaşım tarzımız olmalıdır.

Bu bağlamda İstanbul Adli Yardım bütçesinin fazla vermesinden kaynaklanan bir yaklaşımla, bu kurumu yurttaşlarımıza daha bir tanıtan ve onun işlevselliklerinden yararlanmalarını sağlayan “Avukat İste” projesi ile yeni bir olanak yaratmış olacağız. Böylece bir yandan yurttaşların adalete erişimine olumlu bir katkı sağlanırken, diğer yandan bütçede fazla veren tutarı meslektaşlarımıza aktaran ve bu olanaktan daha fazla meslektaşımızı yararlandıran bir yeni proje yaşama geçmiş olacaktır.

Her Avukata Sağlık Güvencesi

Barokart sistemiyle entegre bir sağlık güvencesi sistemi oluşturarak tüm avukatların ücretsiz tedavi edilmeleri sağlanacaktır.

Meslektaşlarımız için uygulanmakta olan sağlık yardımı sisteminde, İstanbul’a özgü değişiklik hedeflemekteyiz. Bu değişiklik gerçekleştiğinde, meslektaşlarımızın anlaşmalı sağlık kuruluşlarından aldıkları servis ve hizmet karşılığında herhangi bir ödeme yapmadan ayrılmaları sağlanacaktır. Bu amaçla sağlık kurumları ile anlaşmalar yapılacak ve sağlık sigortası kartı ile ödemesiz tedavi sağlanacaktır.

Meslektaşlarımızın katkıları ile pul bedellerinden oluşan fonun, sağlık sisteminde yetkin bir noktaya ulaşmasından sonra sosyal güvenlik alanında da alacağı boyut konusunda gerekli çalışmalar yapılacak sigorta sistemleri ile yeni olanakların yaratılması gündeme getirilecektir. Bu bağlamda İstanbul Barosu Yardım Sandığı da yeniden ve yeni bir anlayışla örgütlenecek, üyelerinin özel sigorta sistemleri ile işbirliği içinde munzam emeklilik yaratılması projelerinde değerlendirilmeye gidilecektir.

Meslektaşlarımızın, sağlıkla ilgili kaygıları ortadan kaldırılacaktır.

 

Engelli Meslektaşlarımız İçin Pozitif Ayrımcılık

İş olanakları yaratılırken, çalışma koşullarında kolaylıklar getireceğiz.

Engelli meslektaşlarımızın, farklı engellerinden kaynaklanan iş kayıplarının birbirileri arasında giderilmesi suretiyle işbirliği olanaklarının yaratılması sağlanacaktır.

Adliye yakınlarında kurulacak Baro Hizmet Binalarında bu meslektaşlarımızın gereksinimlerini karşılayabilecek donanıma sahip özel bürolar bulunacaktır.

Meslektaşlarımızın görevlerini ifa etmelerini sağlayacak biçimde Adli Yardım ve CMK’da pozitif ayrımcılık uygulamalarına yöneleceğiz.


Kamu Avukatlarını Baro İle Buluşturacağız.

Yeni hak ve teminatlar, maaş, ek gösterge, yan ödeme, özel hizmet tazminatları ile vekalet ücretleri sorunu giderilmelidir.

Ülkemizde kamu çalışanlarının her kesiminin sorunları olmakla beraber, üzerinde hiç bir çalışma yapılmayan ve yılların birikimi ile sorunları devleşen ve kronikleşen tek kamu çalışanları, kamu avukatlarıdır. Meslek gereği kamu sorunları ile boğuşan kamu avukatları, kendi sorunları altında ezildiğinin farkında bile değildir. Bu konuda kamu avukatları, baroların güçlü desteğine muhtaçtır.

Sorunların çözümü için büyük ölçüde kanun değişiklikleri ve hükümet çalışmaları gerekmekte ise de, sorunların dile getirilmesi, her ortamda ilgililere aktarılması noktasında en büyük görev barolara düşmektedir. Zira kamu avukatlarının, barolar dışında hiç bir mesleki organizasyonları mevcut değildir. Bu noktada, İstanbul Barosu’nun öncü olması, kamu avukatlarının sahipsiz kalmasının önüne geçecektir.

Kamu avukatları, yargıç ve savcılara özgü hak ve teminatlara mutlaka sahip olmalıdırlar. Kendilerine kamuda avukatlık mesleğinin gerektirdiği özel statü tayin edilmeli, hukuki bilgi ve birikim gerektiren konularda “talimata” uyma yükümlülüğü olmamalıdır. Kamu Avukatları mutlaka bir hukukçuya veya doğrudan Yönetim Kuruluna bağlı olmalıdır.

Kamu Avukatlarının temyizde takdir hakkı olmalıdır.

Kamu avukatlarının maaşlarının, yargıç ve savcılarla kıyaslanamayacak ölçüde azlığı, soruna sav, savunma, karar üçgeninden bakılması gereğini anlatmalıdır. Ek gösterge sorunu ivedilikle çözülmeli, yan ödeme ve özel hizmet tazminatlarında, başka pek çok mesleklerden de aşağıda kalan ödeme tutarları yükseltilmelidir. Kamu avukatlarının görev ve temsil tazminatı almaları sağlanmalı, farklı kamu kurumları arasındaki farklı ücret ve statü değerlendirmeleri olmamalıdır.

Baro aidatının kurumlar tarafından ödenmesi sağlanmalı, vekalet ücretine ilişkin sorunlar çözülmelidir. Vekalet ücretinde limit uygulamasına son verilmeli, Avukatlık Kanununun 164/1. Maddesi uygulanmalıdır. Kamu Avukatlarının teftişi genel hükümlere tabi olmamalı, denetlemenin mutlaka hukukçular eliyle yapılması sağlanmalıdır.

 

“İşçi Avukatlık” Olgusuna Kayıtsız Kalınamaz

Avukatın avukatla birlikteliği, saygınlık temelinde olmalıdır. Çözüm arayışlarında sorunu yaşayanların yanında olacağız.

Meslektaşlarımız arasında son yıllarda giderek yaygınlaşan “işçi avukatlık” olgusunun kırılması ve avukat yanında çalışan meslektaşlarımızın ilişkilerinin hiyerarşik boyuttan dayanışma boyutuna taşınması, mutlaka başarmamız gereken bir iç uyum sorunudur. Bunu avukatlar olarak biz başarabilmeliyiz.

Bu alandaki sorunların her geçen gün çok ciddi boyutlarda büyümesi karşısında, ivedilikle Baro bünyesinde “Bağlı Çalışan Avukatlar Merkezi” kurulması gerektiği kanısındayız. Kamu Avukatlarının sorunları ile farklılaşması nedeniyle mevcut komisyondan ayrılarak oluşturulacak bu Merkez sayesinde, konu ile özel bir ilgi oluşturulması sağlanmalıdır.  Bir yandan bu meslektaşlarımızın örgütlü bir güç olmalarının sağlanması, diğer yandan da Baro tarafından tasarımlanacak çözümlerin buradan saptanmasının yolu açılmalıdır.

Meslektaşlarımızın ücret ve çalışma koşullarına ilişkin yeni yöntem ve projeler geliştirilmesi zorunluluk olmuştur. Bu bağlamda, ücretli avukat çalıştıran avukatlarla ve kurumlarla yapılacak Tip Sözleşme, çalışma koşulları ile ücretlerin belirlenmesinde ilk adım olmalıdır. Ayrıca, bağlı çalışan avukatların kendilerini “avukat” olarak hissetmeleri için çalıştıkları bürolara ortak olmalarını sağlayacak önerilerin tartışmaya açılması gerektiğine inanıyoruz.

Biz, bağlı çalışan avukatların bu temel sorunlarına o meslektaşlarımızın özelinde değil, mesleğimizin genelinde değerlendiren bir anlayışla yaklaşıyoruz.  Mesleğimizin saygınlığının korunması bakımından bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bunu başaramazsak, genç meslektaşlarımız tarafından geliştirilmek istenen Avukat Sendikası fikrinin, Baroya alternatif olmayacak şekilde kurulması, bizim de destekleyeceğimiz bir yaklaşım olacaktır.

 

Baro Aidatı

Baro aidatı, öncelikle ve ilkesel olarak yasal alt sınıra çekilecektir. Bu kapsamda, aidat sorunsalının kapsamlı ve mukayeseli bir çalışmayla ele alınması ve aidat miktarının ne kadar olacağının nesnel koşullara göre yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Kademeli aidat, oransal aidat, süreli muafiyet vb. boyutlarıyla konunun ele alınıp tartışılacağı bir arama konferansı ivedilikle toplanacaktır. Biriken aidat borcunun ödenmesinde kolaylık sağlanacak, Türkiye Barolar Birliği payının kaldırılması için çaba gösterilecektir.

 

Baro Bilgi Bankasından Ücretsiz Yararlanma

Yüksek yargı organlarının tüm kararlarına, dijital ortamda sistematik olarak ve ücretsiz erişim olanağı sağlanacaktır.

Bu amaca yönelik olarak, bir yandan bilişim alanındaki gelişmelere hız verilecek, baro bilgi bankası kurularak tüm avukatlar için ücretsiz bilgi paylaşımı sağlanacaktır.

Bu yolla, mesleklerini icra ederken meslektaşlar arası silahların eşitliği sağlanmış olacağı gibi, konu daha ilk derece mahkemesi önündeyken hatalı kararlar verilmesi önlenmiş olacak ve dolayısıyla da Yüksek Mahkemelerin iş yükü bir derece azaltılmış olacaktır.

Ayrıca, Baro yayınlarının dijital ortamda meslektaşlara ulaştırılması sağlanacaktır.  

Baro çalışmalarında yürürlükte olan mukayeseli hukuk uygulamaları dikkate alınacaktır.

Bu amaçla;

Her yaştaki meslektaşımızın yabancı dilini geliştirmesi için ortam sağlanacak ve böylece uluslar arası mesleki eğitimi çalışmalarına ağırlık verilecek,

Meslektaşların, Ulusal ve Uluslararası kaynaklara Baro Bilgi Bankası yoluyla erişim olanağı, ücretsiz olarak sağlanacaktır. Önemli yabancı baro yayınlarından tercümeler yapılarak evrensel hukuk nosyonunun geliştirilmesine katkı sunulacaktır.

Hukuk Dalında Ödüllü ve Prestijli Bilimsel Yarışmalar Düzenleyeceğiz

Ülkemizin saygın bilim insanlarının uluslar arası değerde eserler vermesini özendirmek amacı ile Baronun ve Mesleğimizin Saygınlığına Yakışır Düzeyde Hukuk Dalında Bilimsel Eserler Ortaya Çıkabilmesi İçin Ödüllü Yarışmalar düzenlenecektir.

Dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan zenginlikte hukuksuzlukların yaşandığı ülkemizde, bu zenginliğe cevap niteliğindeki hukuki çözümleri hukuk evrenine mal edebilmek üzere gerekli bilimsel çalışmaları ihmal edebileceğimiz elbette düşünülemezdi. Bu çalışmalara derhal başlanacaktır. Baronun açacağı ödüllü hukuk eserleri yarışmalarının gereken prestije ulaşması için her türlü gayret gösterilecektir.

Mesleki ve Kültürel Etkinlikler Ajandası

Her insanın en temel ihtiyaçlarından birisi olan “aidiyet duygusu”nu karşılamak üzere meslektaşlarımızın aileleri ile birlikte ortaklaşa paylaşabilecekleri sanat, edebiyat, müzik, eğlence, söyleşi, konser, konferans gezi vb. etkinlikleri için bir Aylık Etkinlik Takvimi oluşturulacak ve avukatların bilgisine sunulacaktır. Bu etkinlikler için bilet temini ve rezervasyon gibi olanaklar Barokart sistemi de kullanılmak suretiyle meslektaşlara sunulacaktır.

Bu etkinlik takvimi aynı zamanda Baro ve Üniversiteler tarafından düzenlenen mesleğimize ilişkin etkinlikleri de kapsayacağından, meslektaşlarımızın bu tür etkinliklere katılımı sağlanmış olacaktır.

SAYGIN AVUKAT…

Avukatlık Yasası Değişmelidir.

Çağcıl yenilikler zorunludur: Meslek İlke ve Kuralları ile Rekabet Yasağı Koşulları yeniden değerlendirmeye muhtaçtır.

Demokrat, çağdaş, toplumcu ve çözümleyici yaklaşımlarla yeni bir Avukatlık Yasası yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda;

Avukatların örgütlenmelerinin önündeki tüm engelleri kaldıran, kadın ve genç meslektaşların yönetime daha etkin olarak katılmalarını sağlayacak, cinsiyet ve kıdem gibi konularda pozitif ayrımcılık önlemlerini de içeren düzenlemelerin yapılması, mesleki yetkinliğin en üst düzeyde edinilmesine olanak sağlayan bir eğitim sisteminin hayata geçirilmesi,

Uluslararası sözleşmelerde yer alan, vazgeçilmez hak ve özgürlüklerden yararlanmayı, en az çağdaş toplumun yararlanma seviyesine taşıyacak olan adalete erişim yollarını olanaklı hale getirecek etkin bir savunma yapılanmasının gerçekleştirilmesi,

Sermayenin hegemonyası karşısında toplumun yoksul ve görece zayıf kesimlerinin her türlü kamusal hizmetten ve modern olanaklardan pay alabilmelerinin önündeki engelleri kaldırmak için gereken savaşıma avukatların katkı vermeleri için, Avukatlık Hukuku, İş Hukuku ve Tüketici Hukuku alanlarında yeni düzenlemelerin yapılması,

Yetki ve sorumlulukları yeniden tanımlanarak, harç tahsili, ücret ödemesi ve bürokratik işlemlerin azaltılması gibi kolaylaştırıcı önlemlerin alınması, yeni düzenlemelerin ana yönelimleri olmalıdır.

Avukatlık Yasasının yürürlükteki hükümleri itibariyle çağcıl koşullara uygun olmadığını düşünüyoruz. Bu bağlamda, yeni bir yasanın yürürlüğe girmesi için önceki dönemlerde yapılarak sonlandırılan ve TBB’ye gönderilen taslağın geçen zaman içinde yeniden ele alınması ve yeni önerilerle zenginleştirilmesi gerektiği kanısındayız. Bu amaçla en kısa zamanda “Arama Konferansları” ile bir çalışma başlatmak amacındayız.

Mevcut tasarıdaki değişiklikler saklı kalmak kaydıyla;

  • Meslek İlke ve Kurallarının yeniden düzenlenmesi gereğine inanıyoruz.
  • Rekabet Yasağına ilişkin kuralların da değişmesi gereğine inanıyoruz. Bununla birlikte, yürürlükteki yasaklara uymamanın da ayrı bir haksız rekabet yarattığını görerek, bu alandaki ihlallerin ısrarla izlenmesi gerektiği kanısındayız.
  • Avukat Akademisi fikrinin yaşama geçmesi konusunda tüm yasal alt yapı tamamlanmalıdır.

 

Yargıtay ve Danıştay Dairelerinin en az bir üyesinin avukatlar arasından seçilmesini sağlamak üzere yasal düzenleme yapılması için girişimler başlatılacaktır.

 

BAĞIMSIZ VE YANSIZ YARGI…

Bağımsız ve Yansız Yargı talebimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

Savunma Yargı Örgütlenmesinde Yerini Almalıdır

Yargı Dünyamıza yeni bir “yargı”yı egemen kılmalıyız.

Biz, yaşadığımız sorunların temelinde yatan olguyu, adalet örgütlenmesindeki eksikliğe dayandırmaktayız. Türk Adalet Örgütlenmesinde savunma yoktur, avukat yoktur. Bu algı değişmeden, bu algının değişmesi yolunda etkin mücadele olanakları tüketilmeden, savunma kurumu olarak mesafe elde edilebilmesi olası değildir. Bu nedenle yargı dünyamıza yeni bir “yargı”yı egemen kılmak gibi bir görevimizin olması gerektiği kanısındayız.

Daha başlangıçta, Yargıç ve Savcı stajyerini sahiplenip Ankara’da Akademik staja tabi tutarak maaşa bağlayan bir sahiplenme duygusunun, avukat stajyerinden esirgenerek, staj süresince ücretlendirilmesini bile reddederek güçsüzleştiren noktaya varmasını mutlaka engellemeliyiz. Bu ayrımcılığı reddetmeliyiz.

Yargı süjeleri arasında oluşturulan hiyerarşinin meslektaşlarımız arasında yarattığı psikolojik etkinin kırılmasında, sadece bu hiyerarşiyi reddenen bir çıkış değil, etkin mücadele yöntemleri ve eylemleri olduğu kanısındayız. Biz bu eylem biçimlerini saptayıp, gerçekleştirmeye adayız.

Adil Yargılanma Hakkının Güvencesi Olan Zorunlu Müdafilik Sistemi Etkinleştirilmelidir.

Süreç haritaları oluşturarak planlı ödeme / Tarife Değişikliği / CMK Bilinci için özel örgütlenme / Dar Bölge Sistemi / İşlevli Bölge Toplantıları/ Daha Çok Katılım / Daha çok yetki

Baroların İnsan Hakları İhlallerine müdahale etmedeki en etkili işlevsellikleri konumunda bulunan zorunlu müdafilik sistemi, aynı zamanda müdafilik kavramına yüklediğimiz anlamları giderek yücelten bağımsızlığın en etkin şekilde kullanılabileceği alandır. Geçmişte bu alanı, sözkonusu nitelikleri ile algılayan ve onu demokratik yapıya kavuşturan kadrolar olarak şimdi, bu yapının etkinleştirilmesi bağlamındaki bir dizi çaba ve projenin sahipleri olacağız.

Etkin Müdahale için önce meslektaşlarımızın motivasyonlarını sağlayacak yöntemler uygulayacağız. Bu motivasyon olmadan, ücret, masraf ve vergi açısından yükler üstlenmiş meslektaşlarımızdan yeterince verimli olmaları beklenemez.

Mevcut yapıdaki ücret sorununu iki temel başlıkta değerlendireceğiz: Zamanında ücret ödenmesini sağlamak ve CMK Tarifesini kaldırmakİstatistikî çalışmalar yaparak ve Bakanlıkla bu çalışmaları paylaşarak, Bölgelerin görevlendirmelerine uygun biçimdeki harcamaların bütçelenmesini sağlanacaktır. Bu suretle ödeme zamanları belirsizliği ortadan kaldırılacak, KDV yükümlülüğü doğmayacak şekilde zaman dilimlerinde kesilecek makbuzlarla, sistemin süreç haritası çizilecektir.

CMK Ücret Tarifesi kaldırılmalıdır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında ücret alanlara disiplin soruşturması yapan yönetimlerin, aynı tarifenin çok altındaki bir başka tarife ile görevlendirme yapması, sadece bir çelişki değil, büyük haksızlıktır.

Zorunlu Müdafilerin, baro içi politikalardan ve gruplardan bağımsız olarak, örgütlenmesi sağlanacaktır. CMK bağlamındaki örgütlenme sayesinde, bir yandan hak ihlallerine acil müdahale sağlanacak, diğer yandan da kollukta karşılaşılan sorunlar ortak eylemlerle çözülebilecektir. Diğer yandan bu örgütlenme ile müdafilik kavramına yüklediğimiz anlamın gereğini yerine getirebilecek yöntemlerin uygulanması sağlanacaktır.

Acil olarak CMK Genel Toplantısı yapılacak, mukayeseli hukuk uygulamaları tartışılacak, sorunlara çözüm önerileri sunulması talep edilecek ve gereğinde bir kaç gün sürmesi planlanan toplantılar ile karşılıklı bilgi alışverişi sağlanacaktır.

Sorumluların tesbitinde kriterler öngörülecek, sorumlular kurulu daha da etkinleştirilecektir.

Acil olarak dar bölge sistemine geçilecektir. Görevlendirmede zaman açısından sorun doğurmayacak yakınlıklar esas alınacak, müdahalenin etkinliği temel kabul edilecektir.

Dar bölge sistemi, yapılamayan ve yapılsa bile işlevini kaybeden bölge toplantılarının işlevselliğini sağlayacak ve bu toplantıları meslek içi eğitim ve deneyim aktarımında temel unsur haline getirecektir. Toplantıların imza atmakla sınırlı işlevselikleri değişecek, etkin bir yapıdaki ilk demokratik istasyonlar kurulmuş olacaktır.

Baro CMK Uygulama Merkezi, CMK Avukatları tarafından yönetilecektir. Bu bağlamda, demokratik yapıya kavuşturduğumuz sistemin, daha da demokratikleşmesi sağlanacaktır. Eğitim sisteminde fiili adliye uygulaması esas kabul edilecek, eğiticinin eğitiminden başlayan bir süreçteki eğitimle sicile kayıt sağlanacaktır.

Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri Kaldırılmalıdır

Her Türlü Hukuki Mücadele Her Zeminde Baro Tarafından Verilecektir.

Devlet Güvenlik Mahkemelerinin yalnızca adı değişmiş ve bu mahkemeler özel yetkili mahkemelere dönüştürülmüştür. Bu uygulama şekli kamu vicdanını olduğu kadar evrensel temel hukuk ilkelerini derinden yaralayan sonuçlar doğuran bir yargılama şekli olduğundan, özel yetkili ağır ceza mahkemeleri derhal kaldırılmalıdır. Bu sonucun elde edilmesi için gereken her türlü ulusal ve uluslar arası hukuki mekanizmalar harekete geçirilecektir. Bu yanlışın doğurduğu ikinci bir yanlış uygulama olan Cezaevi içerisinde yargılama faaliyetine son verilmesi mücadelesinden asla vazgeçilmeyecektir.

Yargılama Sürecinde Silahların Eşitliği Sağlanmalıdır.

Soruşturma aşamasında meslektaşlarımızın çektiği sıkıntılar tarafımızca bilinmektedir. Soruşturma aşamasından başlayarak, yargılama süresince iddia ve savunmanın eşitliğinin sağlanması ve avukatın yargılamadaki etkinliğin artırılması için gereken çabalar gösterilecektir. Bu sorunun ortadan kaldırılabilmesi için gecikmeksizin, yargısal mekanizma içerisinde gerekli girişimlerde bulunulacak, bu konudaki yasal düzenlemelerin düzeltilmesi için çalışmalar yapılacak, uygulamada yerleşmiş yanlışların düzeltilmesine çalışılacaktır.

 

Adli Kolluk Kurulmalıdır.

Adil ve etkin bir yargılama faaliyetinin gerçekleştirilmesi için mutlaka ve en kısa sürede Adli Kolluk kurulmalı ve yargılama faaliyeti güvenlik kuvvetlerinin etkisinden uzaklaştırılmalıdır.

Kamu Hizmeti Yüksek Vergi Yüklerinden Arındırılmalıdır.

KDV’nin indirilmesi için çalışmalar başlatılacaktır.

Kamu hizmeti olduğu yasa ile belirlenmiş avukatlık hizmetindeki KDV’nin sağlık hizmeti seviyesi olan %8 oranına kadar indirilmesi için gerekli yasal düzenlemeler için girişimlerde bulunulacaktır. CMK ücretlerinden ise KDV ve stopajın kaldırılması için girişimlerde bulunulacaktır.

Bu İcra Sistemine İtirazımız Var!…

İcra çalışma düzeni, avukatlık mesleğinin kazandırdığı onurlu ve vakur duruşu zorlayan bir içeriğe bürünmüştür.

Ülkemizdeki İcra Dairelerinin çalışma biçim ve yöntemleri, mesleğimizin pek çok değerini yok edecek çizgidedir. Dairelerdeki ilişkiler ve ilişkileri biçimlendiren usuller, avukatlık mesleği ile ilintisi olmayan noktaya gelmiştir. Esasen yapılan pek çok iş de giderek avukat olmayı gerektirmeyen niteliktedir.

İcra çalışma düzeni, avukatlık mesleğinin kazandırdığı onurlu ve vakur duruşu zorlayan bir içeriğe bürünmüştür.

Bu durumun düzeltilmesi için Bakanlık nezdinde ısrarlı girişimlerde bulunulacaktır. İcra Dairelerinin yapısının yeniden ele alınması ve köklü bir değişikliğin planlanması konusundaki kararlılığımız Bakanlığa yansıtılacaktır. Bu “İcra” anlayışının mutlaka değiştirilmesi gereklidir.

İnsan Haklarına Saygılı Ceza İnfaz Sistemi…

Ceza infaz sistemimiz, birçok bakımdan sorunlu bir alan olmaya devam etmektedir. Gerek ceza evlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşulları ve yasal hakları, gerekse tutuklu ve hükümlü yakınları ile avukatların yaşamakta oldukları sorunlar acil olarak ele alınmalıdır.

Tecrit ve sağlık sorunlarına kayıtsız kalınamaz. Sorunun bir boyutuyla tarafı olan biz avukatlar çözümün bulunmasında da önayak olmalıyız.

Göreve geldiğimizde, ilk olarak sorunun tüm taraflarının içinde olacağı bir Çalışma Grubu oluşturarak çalışmalara başlayacağız

SON SÖZÜMÜZ…

Yapacaklarımız bu programda vaat edilenlerle sınırlı olmayacaktır. Bu programda vaat edilenler bir takvime bağlanarak Yönetim Kurulu için başarı ölçütü kabul edilecek ve gerçekleşme düzeyi avukat kamuoyu ile düzenli olarak paylaşılacaktır.

Baro’nun zorunlu görevlerini yapacağımızı söylemiyoruz. Zorunlu görevlerimizi en az başkaları kadar yapacağımız muhakkaktır.

Biz yeni şeyler söylüyoruz, yapılamayanları birlikte yapacağımızı söylüyoruz.

Size güvenerek söz veriyoruz…



Yeni Yaklaşımlar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.