Kumarbazlar yasayla dalga geçiyor

İstanbul'un Küçükçekmece ilçesinde önceki gün 'İstanbul İşadamları Lokali' isimli adrese yapılan operasyonda 10'u kadın 35 kişi gözaltına alındı. Polisin aynı lokale 17 kez operasyon düzenlediği ve en son operasyonun 6 gün önce yapıldığı ortaya çıktı. Aynı lokalin kumar oynatmaktan 2 haftada 3 kez basıldığı öğrenildi. Emniyete götürülen 35 kişi ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Kumar, Türkiye'de son dönemde işlenen en yaygın suçların başında geliyor. Kumarın yaygınlaşmasının temelinde yasal düzenlemelerin yetersiz olması yatıyor. 'Yere tükürmekle' aynı kapsamda Kabahatler Kanunu'nu ihlalden yargılanan kumar oynayanlar sadece 140 liralık para cezasına çarptırılıyor ve serbest kalıyor. Söz konusu kişiler farklı bir mekâna giderek kumar oynamaya kaldıkları yerden devam edebiliyor. Bu güvenle emniyet çıkışında 'cezamı öder kumarımı oynarım' diyerek yasalarla adeta dalga geçenler de var. Öyle ki polis tarafından basılan bazı mekanlar, kısa süre sonra yeniden kumarcıların mekanı haline geliyor. Kumarın cezai yaptırımının yetersiz olması örgütlü yapılara ve çetelere davetiye çıkarıyor.

Avukat Cüneyt Toraman, kumarın her türlü fidye, cinayet, adam kaçırma ve banka soyma gibi çok ağır suçların altyapısını oluşturduğuna dikkat çekiyor. Batılı ülkelerin hukuki düzenlemelerinin aynen tercüme edilmesi nedeniyle kumar suçunun 'yaptırımı olmayan, içi boş' bir hale getirildiğini söyleyen Toraman, "Her ülkenin kendi şartlarına göre kanun yapması gerekir. İncelediğimizde ülkelerin tamamen kendi değer yargılarını ve ihtiyaçlarını dikkate alarak düzenleme yaptığını görüyoruz. Toplumumuzda da emeğe dayalı para kazanma alışkanlığı var. Bu nedenle kanunun altyapısı ülkemize uygun değil." diyor. Yasada kumar alacaklısını koruyan düzenlemelerin bulunduğunu anlatan Toraman, "Kumar oynayan bir kişinin gelirini ispat etmesi mümkün değil. İngiltere'de gelirini ispatlayamayan kişi, ömür boyu hapisten çıkamaz. Aynı kişi Türkiye'ye gelse kumardan kazandım dese bunu ispat etme zorunluluğu yok. Parasını istediği gibi harcar. Kaynağı belli olmadığı için kumar ülkemizde en iyi para aklama yöntemidir." şeklinde konuşuyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Kumar Büro Amirliği ekiplerinin son 2 yıllık verileri de durumun vahametini gösterir nitelikte. Büronun son 2 yıl içinde kumar oynatıldığı tespit edilen mekanlara düzenlediği operasyonlarda, toplam 6.000 kişiye 'kumar oynamaktan', 400 kişiye 'kumar için yer temin etmekten', 100 kişiye de 'mühür fekki kanununa muhalefetten' işlem yapılmış. Bu kişilerden sadece 1'i tutuklanarak cezaevine gönderilmiş. Avukat Kamil Uğur Yaralı, bu durumu, "Devlet eliyle bu işlerin resmen organize edildiği bizim gibi bir ülkede etkili düzenlemeler yapmak oldukça zor. Bilindiği gibi Milli Piyango, at yarışı, Spor Toto, loto gibi yüz binlerce insanın katıldığı şans oyunları devlet eliyle düzenlenen ve suç olmayan fiiller." sözleriyle özetliyor. Mevcut düzenlemeyi muhafaza ederek sadece cezaları artırmanın kumar oynayanların bir kısmını talih oyunlarına yönlendirmek dışında başka bir etki meydana getirmeyeceğini düşünüyor.

Psikolog Nevzat Tarhan'ın önerisi ise kumar oynayan kişiye tedavi mecburiyeti. Tarhan, "Kumar oynayan kişi denetimli serbestlik kapsamında değerlendirilmeli. Algı testi yapılıp, uzman raporu istenebilir. Üç defa üst üste kumar oynamaktan işlem yapılan kişiye mahkeme kararıyla zorunlu tedavi uygulanabilir." diyor.
 



Zaman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.