Öcalan'ın mektubuna 'görülmüştür' damgası
TBMM Genel Kurulu’nda, dün akşam “4. Yargı paketi” görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ergin şunları kaydetti:

ZAMAN ZAMAN GÖRÜŞÜLDÜ

“Terör örgütü ele başıyla, Türkiye’ye getirildiği 1999 yılından bu yana zaman zaman görüşmeler yapıldı. İmralı görüşmeleri, daha önce de ifade ettim İmralı hükümlüsünün Türkiye’ye geldiği 1999’dan itibaren zaman zaman yapılmıştır. Bu görüşmeler nedeniyledir ki 1999’da örgüte bağlı silahlı unsurlar yurt dışına çıkış girişiminde bulunmuşlardır. O aşamada yaşanan birtakım sıkıntılardan mütevellit süreç akamete uğramıştır ve maalesef bugüne kadar bu sorun süregelmiştir. Belki o süreçte daha sağlıklı bir yöntem izlenebilseydi bugün bu problemlerle uğraşmıyor olabilirdik. Yapılan çalışmalar, devletin elinde olan bir imkânı kullanmaması görevi ihmal olur, görevi kötüye kullanma olur. Türkiye’nin bir problemi var mı? Var. Amaç, silahların tamamen devre dışında bırakılması. Buna dönük çalışmalar elbette ki belli mesafeler alır ise hukuk sınırları içerisinde sürecin sonlandırılması çalışmaları gelecektir.”

DAMGA DA VAR

Ergin, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin, Öcalan’ın mektuplarına “görüldü” damgasının vurulup vurulmadığına yönelik sorusunu da şöyle yanıtladı:
“İmralı’daki uygulamaların tamamı Türkiye’deki 370 civarındaki ceza infaz kurumundakilerle bire bir aynıdır. Mektuplarda, yazışmalarda kontroller yapılmadan hiçbir işlem yapılmaz. Oraya girenler de kontrol edilir, çıkanlar da kontrol edilir. Oraya görüşmeye gidenler kendileri cevapları alıp gelmezler, notlarını götürmezler. Damga da var. Yapılan bütün işlemlerin hepsi kayıt altındadır.”

ERGİN: GARDROP ATATÜRKÇÜLÜĞÜNÜ KABUL ETMİYORUZ

ADALET Bakanı Sadullah Ergin, CHP’li Gürkut Acar’ın “Atatürk’e karşı bir düşmanlık mı var?” sorusuna “Gardırop Atatürkçülüğünü kabul etmiyoruz ya da Atatürk’ün istismarına dönük uygulamaları da tasvip etmiyoruz” yanıtını verdi. Ergin, şöyle devam etti:

SAMİMİ UYGULAMALARI DEĞİLDİ

“12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra Hatay merkezde, Uzun Çarşı’da iş yerimiz vardı, dükkânımız vardı. O çarşıda askerî dönemde, darbe döneminden sonra bakkaldır, manifaturacıdır, teneke tamircisidir, dükkânlarına, iş yerlerine birer tane Atatürk resmi asmayı tercih ettiler. Nedir? Aramalarda, taramalarda, kolluk güçlerinin, askerin gelip gitmesinde o konudan istifade etmek açısından onu oraya astı. Bu, onların samimi uygulamaları değildi. Şimdi, 12 Eylül 1980 tarihine kadar oraya Atatürk’ün resmini asmayan teneke tamircisi, 13 Eylül sabahı o resmi asma ihtiyacı duyuyorsa ben o kişinin Atatürk’e sevgi ve saygısından dolayı bunu astığına inanmam. Konjonktüre uygun olarak yapılan bir tasarruftur. Ak Parti hükûmetleri son 10 yıldır ‘gardırop Atatürkçülüğü’ne tenezzül etmemiştir, Atatürk’ün bu şekilde istismarına tenezzül etmemiştir ama Atatürk’ün göstermiş olduğu hedefe kilitlenmiştir.”



Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.