Pınar'ı İstanbul Barosu savunacak
Gezi olayları sırasında polis otobüsünde tecavüz tehdidine uğradığını öne süren ve hakkında polise mukavemetten dava açılan Pınar’ı İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve yönetim kurulu üyeleri savunacak. Bu arada Başkan Kocasakal ve 9 baro yönetim kurulu üyesinin “yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs”ten yargılandığı, resmi tatil gününe ertelenen dava da UYAP üstünden 7 Ocak 2014'e ertelenip cepten tebliğ edildi. Kocasakal, “12 Eylül dahil adliye tarihinde tatil gününe ertelenen ilk dava bu; UYAP’tan erteleme de ilk” derken, mahkeme kararında hakim ve savcıların da Devlet Memurları Kanunu’na tabi olduğu belirtildi. Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyi tarafından 2013 İnsan Hakları Ödülü’ne layık görülen, ödülü 29-30 Kasım’da Brüksel’de alacak İstanbul Barosu Başkanı Kocasakal ile konuştuk.

HAKİM VE SAVCILAR DA DEVLET MEMURLARI KANUNU’NA TABİ

Balyoz davasında savunmanın taleplerinin mahkemece sürekli reddi üzerine duruşmaya girip bir metin okuyan İstanbul Barosu Başkanı ve 9 yönetim kurulu üyesi hakkında yargıyı etkilemeye teşebbüsten dava açıldı. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşması 17 Mayıs’ta görülen davaya 2-4 yıl hapisleri istenen Baro yöneticilerine destek için yüzlerce avukat ve yabancı baro temsilcileri geldi. Salonun küçük olması nedeniyle duruşma başlamadan ertelendi. 12 Ekim Cumartesi’ye denk geldiği sonradan anlaşılan ve çok tartışılan tarih, duruşmaya 1 hafta kala ertelendi ve sanıkların ceplerine tebliğ edildi. Erteleme gerekçesinde, “Hakim ve savcılar, haftalık çalışma süresi ve günlük çalışma saatleri yönünden Devlet Memurları Kanunu’ndaki hükümleri tabidirler. Duruşmanın Cumartesi günü yapılması için bir zorunluluk bulunmadığından, mahkeme heyeti, sanık ve müdafileri yönünden dinlenme hakkının kullanılabilmesi için hafta tatili gününe denk gelen duruşma tarihinin değiştirilmesi gerektiği..” denildi.

PINAR’A BARO’DAN KURUMSAL DESTEK

Tatil günü olduğu için UYAP’tan ertelenen dava için, “Mahkeme kendisini yargılayacak, yargı hakkında bir hüküm kuracak” diyen Kocasakal, önleyici gözaltı adıyla polisin hakim/savcı kararı olmadan 24 saat gözaltı yetkisini şöyle eleştirdi:
“Bu yetki ileri faşizmin yasal hale getirilmesidir. Anayasaya tümüyle aykırı. Dehşet bir şey. Böyle bir düzenleme karşısında evrensel hukuka göre vatandaşın direnme hakkı doğar. Hürriyet çok önemli bir röportaj yaptı. Pınar adlı kızımızın Gezi sürecinde polis otobüsünde tecavüz tehdidi yaşaması. Orada dehşeti anlattıktan sonra bir şey söylüyor. ‘Ne zaman ki (emniyette) Baronun avukatlarını gördüm, mutluluktan havalara uçtum. Sağ olsunlar onlar yardım etti’ diyor. Gurur duyduk. Avukatlık bu. Vatandaşın hakkı hukukunu biz ararız. Avukatlığın itibarı çok yüksek. O kızımıza sesleniyorum, korkmasın, seni başkan ve yönetim kurulu olarak bizzat duruşmalara girip savunacağız, kurumsal olarak arkasındayız.”

PAKETİN YÜZDE 80’İ ANAYASAYA AYKIRI, UYGULANAMAZ

Kocasakal’ın demokratikleşme paketiyle ilgili bazı tespitleri ise şöyle:

“Başbakanın açıkladığı paketin yüzde 80’i anayasaya aykırı. Özel okullarda farklı dil ve lehçede eğitim. Bir ülkeyi bir arada tutan en önemli harçlardan bir tanesi dil birliğidir. Fransa niye bu kadar diline sahip çıkıyor; o birlikteliği sağlamak için. Köy isimlerinin değiştirilmesine mi kaldı demokrasi? Üstelik bunun sonu yok ki. Niye İstanbul Konstantinapolis değil, İzmir Smyrna değil? Oralara kadar gider. Kişisel verilerin yasal güvenceyle korunması deniyor, halk kandırılıyor. Zaten var; TCK 135. 2005’ten bu yana cezai koruma altında. Yardım toplamada kısıtlamaların kaldırılması; bu tarikatlara kaynak sağlama operasyonu, THK’yı da bitirme olayı.

KAMUSAL DEĞİL, RESMİ ALAN

*Siyasi partilere üyelikteki engeller kaldırılıyor. Çok tehlikeli. Parti üyesi savcı, hakim, polis, asker olacak. Parti üyesi hakim, savcı nasıl tarafsız olacak? Nazileri herkes iyi incelesin; bunun adı parti devletidir. Partizanlığı yasallaştırıyor. Kamu yönetiminde eşitlik ve tarafsızlık ilkesi esastır. Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda Anayasa’nın değiştirilemez 3. Maddesine aykırı. Yapamazlar. İbadetlerin engellenmesini suç haline getiriyorlarmış, zaten var. W,x q düzenlemesi. Harf Kanunu, devim kanunları arasında, nasıl yapacaksınız? O da değiştirilemez hüküm. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu 12 Eylül’ün en önemli artıklarından biri. Şimdi bunu daha geriye götürüyorsunuz. Kamuda türban, mayınlı alan. Başbakan diyor ki evrensel hak ve hukuk metinleri referansımız. Referans alın o zaman. AİHM’nin Dahlap kararına bakın. Öğretmen başörtüsü takamaz çünkü herkese eşit mesafede olmak zorunda, kamusal barışı bozar, çocukları etkiler diyor. Bu özgürlük sorunu değil, bir çarpıtma. Kamusal alan İstiklal Caddesi, sinema, parklar, restoranlardır. Mahkeme salonları, devlet daireleri resmi alandır. Resmi alan bazı kişilerin dini inanışlarına göre düzenlenemez.”

ÖDÜLÜ BRÜKSEL’DE ALACAK

Ümit Kocasakal, İstanbul Barosu’nun iki önemli insan hakları ödülüne layık görüldüğünü açıkladı. kocasakal, Grenoble Barosu’nun onur madalyasını 13 Eylül'de Fransa'da aldı. 1 milyon avukatı temsil eden Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyi’nin (CCBE) 29-30 Kasım'da Brüksel'de İstanbul Barosu yönetim kuruluna sunacağı ödül davetinde ise şöyle deniliyor:

“Sayın başkan, 32 ülke, 11 kısmi ve gözlemci ülkenin barolarını ve hukuk birliklerini ve bu kurumlar aracılığıyla bir milyondan fazla Avrupalı avukatı temsil eden Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyi adına size yazıyorum. CCBE 2007 yılında avukatlar için İnsan Hakları Ödülü verme kararı almıştır. CCBE’nin amacı, insan hakları alanındaki mesleki ve kişisel faaliyetlerde en yüksek değerleri gözeten bir avukatı veya baroyu onurlandırmaktır. Türkiye’de insan haklarına olağanüstü bir biçimde adanmışlığınız nedeni ile 2013 CCBE İnsan Hakları Ödülü’nü almaya hak kazandığınızı bildirmekten memnuniyet duyarım...”



Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.