“Polisin askerlikten muaf tutulması tarihi karar“

ANKARA (A.A) -
     İl emniyet müdürleri değerlendirme toplantısı, İçişleri Bakanlığı Konferans Salonu'nda başladı. Toplantıya İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ve 81 ilin emniyet müdürleri katıldı.
     Bakan Atalay, açılışta yaptığı konuşmada, bu yılki değerlendirme toplantısında asayiş ve güvenlik hizmetleri çalışmalarının gözden geçirileceğini söyledi.
     Türk emniyet teşkilatının bu yıl kuruluşunun 166. yılını kutlayacağını anımsatan Bakan Atalay, ''Türkiye'nin her köşesinde vatandaşlarımızın güven, huzur ve özgürlük içinde yaşamasının önemini, rolünü hepimiz biliyoruz. Sizlerin liderliğinde bütün mensuplarımızın gece gündüz, 24 saat fedakarca çalışmalarını takdir ediyoruz. Hepinize ve bütün mensuplarımıza çok teşekkür ediyorum'' diye konuştu.
     Özgürlüklerin başında ''güvenli yaşam'' geldiğini dile getiren Bakan Atalay, bunun olmaması halinde diğerlerinin anlamsız kalacağını ifade etti.
     Emniyet teşkilatının yaptığı işin çok hayati, yaşamsal ve ciddi bir iş olduğunu vurgulayan Atalay, toplantıda sorunların değerlendirileceğini, karşılıklı görüş alışverişinde bulunulacağını kaydetti.
    
     -''ASKERLİKLE İLGİSİ HUSUS ÖNEMLİYDİ''-
    
     Polislerin askerlik konusuna ilişkin tasarının TBMM'de kabul edildiğini, Cumhurbaşkanının onayının ardından kısa bir süre sonra Resmi Gazete'de yayımlanacağını ve yürürlüğe gireceğini kaydeden Bakan Atalay, ''Hayırlı olsun. Bu polis teşkilatımızın çok uzun süre hak ettiği ve beklediği bir konuydu. Bunu Hükümetimiz ve benim İçişleri Bakanlığım döneminde gerçekleşmesi büyük bir mutluluk'' dedi.
     Konunun üzerinde uzun süredir çalışıldığını dile getiren Bakan Atalay, şöyle konuştu:
     ''Şu anda olgunlaştı ve bu karar verilmiş oldu. Bu tarihi bir karardır polis teşkilatı için. Özlük haklarıyla ilgili diğer konular zaman zaman düzenlenir, artar eksilir ama askerlikle ilgili karar kurumsal açıdan baktığımızda polis teşkilatımız için en köklü kararlardan birisidir. Bunu sizler burada ömrünü vermiş arkadaşlarımız çok iyi bilir. Bu psikolojik olarak da polis teşkilatımız için çok önemli.
     Resmi Gazete'de yayımlandığında ciddi miktarda polisimiz terhis olacak. Bana verilen bilgiye göre sadece İstanbul'da bin 600 polisimiz askerden gelecek. İstanbul Emniyet Müdürümüz daha büyük bir rahatlığa kavuşacak.''


    
     -''POLİSİN İMAJI HER GEÇEN GÜN YÜKSELDİ''
    
     Polisin toplumsal imajının her geçen gün yükseldiğine, toplumun polise güveninin arttığına işaret eden Bakan Atalay, ''Bu da son yıllardaki hepimizin vatandaşla ilişkiye verdiği önemle ve Toplum Destekli Polis sayesinde olmuştur. 2010 yılı Ocak ayından itibaren yapılan bütün kurumsal güven araştırmalarında polis teşkilatına güven en üst seviyede, birinci sırada yer almaktadır. Bu çok önemlidir. Vatandaş verdiğiniz hizmetin, ona verdiğiniz değeri biliyor ve o da size değer veriyor; bu o demektir. Ben bu araştırmaları çok önemsiyorum ve bu konuda büyük memnuniyet duyuyorum'' diye konuştu.
     Polisin suç ve suçlu konusundaki caydırıcı rolünü daima oynayacağını vurgulayan Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:
     ''Suçlu, zanlı konusunda bütün imkanları kullanarak üzerine gideceğiz, olayı aydınlatacağız ama vatandaşa karşı yanlış yapmayacağız. Yanlış yapanları, hukuksuz tutum, keyfilik içinde olanları asla aramızda yaşatmayacağız. 'Kol kırılır, yen içinde kalır anlayışı emniyet teşkilatında lütfen asla olmasın. Bunlar olursa teşkilat zedelenir. Birkaç kişiyi koruyacağız diye teşkilatın imajını tekrar düşürmeyin. İmaj yükseltmesi yıllar alıyor. Onun için daima bu hassasiyeti koruyacağız. Polisin toplumsal olaylardaki tutumu giderek polis imajında çok belirleyici hale geldi.''

Kaymakamlar: "Bizi de muaf tutun"
    
     -''BU YIL BİR SEÇİM YILI''-
    
     Bakan Atalay, henüz Meclis'ten bir karar çıkmadığını, Hükümet ve parti olarak genel seçimler için belirledikleri tarihin 12 Haziran 2011 olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
     ''Mart ayının ilk günlerinde Meclis'te karar verilecek. Ondan sonra seçim takvimi başlayacak. Tabii seçim yılları güvenlik açısından daha hassasiyeti olan yıllardır. 12 Eylülde yapılan halk oylaması sürecinde gerek kampanyada, gerek oylama günü çok başarılı bir sınav verildi. Ülke genelinde Bakanlık ve teşkilat olarak iyi bir sınav verdik. Halk oylaması çok güvenli geçti, takdir ve teşekkürler geldi. Aynı hassasiyeti bu seçimde de istiyorum. Seçim hazırlıklarına şimdiden başlamak gerek. Biliyorsunuz seçim kanununda bu süre içinde değişiklikler oldu. Orada güvenlikle ilgili konular var. Polislerimiz daha fazla müdahil olabilecek yeni seçim kanunuyla. Yani talep anında daha kolay müdahil olabilecek. Bunun da iyi çalışılması ve şimdiden seçimle ilgili hazırlıkların yapılması gerekiyor.''
    
     -''TRAFİKTE CEP TELEFONUNA HASSASİYET DİYORUM''-
    
     Trafikte 2008 yılında özel bir proje uygulaması başlattıklarını, diğer alanlar kadar trafikte istenilen hedeflere ulaşamadıklarına dikkati çeken Atalay, ''Bunu öz eleştiri olarak yapmamız lazım. Uygulamadan bu güne belli bir düşüş oldu. Ölümlü kazalarda yaklaşık yüzde 21.5-22 gibi, yaralanmalı kazalarda yüzde 13 gibi. Bu yeterli değil'' dedi.
     Türkiye'nin yollarının iyileştiğini, önemli yolların duble yol olduğunu anlatan Atalay, şöyle devam etti:
     ''Buna rağmen trafik kazalarını azaltmada istediğimiz hedefe ulaşamadık. Lütfen kendinizi yeniden gözden geçirin. Yeni trafik kanunun biz Başbakanlığa gönderdik. Trafik eğitimini ehliyet alırken biraz daha farklı bir duruma getiriyoruz. Onun dışında sizlerin çabaları, illerde çok önemli. Vatandaşı daha fazla bilinçlendirmek lazım. Kazaların genel sebeplerine bakıldığında sürücü hatası en başta geliyor. Yüzde 97'lerde. Kim ne derse desin denetimlerimiz sürecek.
     Cep telefonuna hassasiyet diyorum. Son dönemlerde sürücü koltuğunda cep telefonuyla araba süren kişi sayısını daha çok görür oldum. Trafik kazası bir kaç saniyelik iş. Bu kadar yoğun akıcı trafikte cep telefonu hassasiyetini sizlere tekrar hatırlatıyorum. Medyadan da bu konuda biraz daha destek bekliyoruz. Cep telefonu ve diğer hususlar çok önemli.''
    
     -''İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELEYE SIFIR TOLERANS''-
    
     Bakan Atalay, ''işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans'' politikasıyla kolluktaki bütün kötü uygulamalara son verdiklerini belirterek, ''İşkenceyi Türkiye'nin gündeminden çıkardık, işkenceyi sıfırladık, bunu rahatça söyleyebiliriz'' dedi.
     Terörle mücadeleye yeni bir anlayış getirdiklerini ifade eden Atalay, şunları söyledi:
     ''Teröre sadece güvenlik odaklı bir bakıştan, çok boyutlu bakış, analiz ve değerlendirme diyebileceğimiz bir boyuta geçtik. Milli birlik ve kardeşlik politikasını başlattık ve bu çerçevede kurumlar arası koordinasyonsuzluğu da çözmek adına yine önemli bir adım attık. Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığını kurduk ve çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor. İlk defa kurumlar arası ciddi bir koordinasyon sağlanmış oldu.
     Bugün baktığımızda Türkiye çok güvenli bir ülke. Asayiş toplumsal sorunlarımızın içerisinde önemli noktada değil. Hem günlük şehir hayatındaki yaşam, hem evlerdeki yaşam, hem genel manadaki asayişle ilgili konularda Türkiye Avrupa'nın en güvenli ülkesi. Bunu burada rahatlıkla söyleyebilirim. Bu veriler objektif veriler önemlidir. Avrupa Birliği İstatistik Ofisi Avrupa ülkelerindeki suç istatistiklerini, bunların türlerini ve aydınlanma oranlarını açıklıyor. Oraya da baktığımızda Türkiye mukayese edilemeyecek şekilde suç oranının daha düşük olduğu, olay aydınlatma oranının çok yüksek olduğu bir ülke.''
    
     -BAŞ POLİSLİK VE KIDEMLİ BAŞ POLİSLİK-
    
     Atalay, yeni bir uygulama olarak ''baş polislik ve kıdemli baş polislik'' uygulamasını getirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
     ''Poliste emeklilik yaşını 55'e yükselttik. Emniyet teşkilatının alt kademelerindeki amir ihtiyacını karşılamak ve polis memurlarına kariyer imkanı sağlamak amacıyla hazırlanan kanun tasarısı geçen Haziran ayında TBMM'de kabul edilmiştir. Bu konudaki yönetmelik yayınlanmıştır 2011 yılı içinde 9 bin 750 baş polis alımı için gerekli hazırlıklar yapılmış ve sınavı Mart ayında yapılacaktır. Böylece yaklaşık 10 bin polisimiz amir konumuna, baş polis konumuna geçecektir. Bu da onların motivasyonunu artıracaktır. Ömür boyu polislik yapan arkadaşlarımız da amirlik pozisyonu kazanacaktır.''
     Genel anlamda 2010 yılını başarılı bir yıl olarak gördüğünü dile getiren Bakan Atalay, eksikliklerin tartışılacağını, sorunların aşılacağını söyledi.
     Rakamlara baktığında suç sayılarında ciddi azalma olduğunu kaydeden Atalay, özellikle ''kapkaç ve gasp''ın tarihe karıştığını, oto, iş yeri ve evden hırsızlıkta düşük olduğunu bildirdi.''
    
     -''BAKAN ATALAY'A TEŞEKKÜR''-
    
     Toplantıda konuşan Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal da polisin askerlik durumuna yönelik çalışmalara verdiği katkılardan dolayı Bakan Atalay'a teşekkür etti. Bu işin çözülmesi için Atalay'ın çok büyük gayret gösterdiğini ifade eden Köksal, ''Şahsım ve teşkilatım adına şükranlarımı arz etmek istiyorum. Bu iş yapılırken sayın Başbakanımızın da meselenin üzerine eğilerek çözümü yolundaki gayretleri ve talimatları çok önemlidir. Buradan kendisine kalbi şükranlarımızı iletmek istiyorum. Elbette ki polisimiz askere gitmekten kaçma noktasında değildir. Ancak yaptığı görev başlı başına bir askerliktir'' diye konuştu.
     Toplantı konuşmaların ardından Bakan Atalay'ın da katılımıyla basına kapalı devam etti.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandaş 6 yıl önce

Cumhurbaşkanlığında görevli hukukcuları göreceğiz bakalım.
Cumhurbalşkanı ne karar verecek göreceğiz bakalım.
anaysa :md.2/10/11/72 varmı yokmu.
....

Avatar
ben de isteerem 6 yıl önce

Öncelikle askerler de bedelsiz askerlik yapmalıdırlar. Nasıl vatandaş askerliğini bedelsiz yapıyorsa muvazzaf askerlerin de belirli hizmet dönemi bedelsiz olmalı. Hakkaniyet bu yönde de düşünülmeli.
Meslekler biz de muaf olacağız diye sıraya girecekler bu gidişle.
Öğretmen,
Doktor,
Avukat,
Hakim
Savcı,
Polis,
Kaymakam,
Vali,
Vali Yardımcısı,
Öğretim Üyesi,
....
listeyi uzatabilirsiniz.
Polisle başlayan bu süreç başka mesleklerle devam edecektir.
Ya da kökten çözüm BEDELLİ ASKERLİĞİ ÇIKARTIP
Buradan gelecek gelirle sözleşmeli asker almak. Askere gidip sınırda nöbet tutan maaşını alacak. Bedelli askerliğini yapan da bunun bedeline katlanacak.

Avatar
Bakanlarda Becayiş 6 yıl önce

Adalet Bakanı avukat.
Hukukçuları da bu haktan faydalandırmak gerekir bence.
Hakim, Savcı ve avukatlar için de muafiyet çıkarılmalı.
İçişleri bakanı emrindeki Kolluk için bastırdı ve muafiyeti aldı.
Adalet Bakanından da bekliyoruz böyle hareketleri...