İçişleri Bakanı Beşir Atalay, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun referandumda oy kullanamamasına ilişkin değerlendirmesinde, polisin 'hiçbir günahı' olmadığı vurgusu yaparak Kılıçdaroğlu'nun İstanbul Kağıthane'de gösterdiği adreste zaten hiç oturmadığını söyledi.
Bakan Atalay, Başbakanlık Merkez Bina'da yaptığı açıklamada, referandum süreci ve oy kullanma esnasında alınan güvenlik önlemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Atalay, kampanya sürecinde hiçbir yerde, çok önemli, üzüntü verici güvenlik olayının yaşanmadığını bildirirken, "Hiçbir mitingde provokasyon olmadı, huzuru bozan olay olmadı. Çünkü miting girişlerini çok iyi kontrol ettik. Çok kararlı olduk. Ülkemizde huzur ve güven tam olacaktı. Halk oylamasının olduğu gün de bütün il ve ilçelerimiz, belde ve köylerimiz güvenliydi. Her yerde güvenlik birimlerimiz vardı. Çok sakin ve çok huzurlu bir oylama günü geçirdik" diye konuştu. Referandum sürecinde tüm mülki amirlerin ve emniyet güçlerinin izin kullanmadan çalıştığına dikkat çeken Atalay, bazı yerlerde seçim yasaklarına uymadıkları ve oy vermeye gitmeye çalışanları engellemeye yönelik davranışlar nedeniyle çok sayıda gözaltının yaşandığını söyledi.
Referanduma ilişkin değerlendirmesinde "bir demokrasi şöleni olarak yaşanıp bittiğini" ifadesini kullanan Bakan Atalay, "Milletimiz sandığa gitti özgür iradesiyle kararını verdi. Millet iradesinin bir kez daha ortaya çıkmasıdır. Onu ülke olarak başardık. Çok büyük bir köşe dönüldü" dedi.

-"KILIÇDAROĞLU O ADRESTE HİÇ OTURMADI"-

Bakan Atalay, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun referandumda oy kullanamamasıyla ilgili açıklama yapıp yapmama konusunda tereddüt ettiklerini suçlayıcı ifadeler olmadığı için siyasi bir polemiğe girmek istemediklerini söyledi. Atalay, Kılıçdaroğlu'nun dün akşam saatlerinde yaptığı açıklamaya dikkat çekerek "'Polisleri oraya kim gönderdi? Bunu siz araştırın' yönünde sözleri oldu. Muhtarın da benim de haberim yok' dedi. Orada bir suçlama olduğu için o konuyu aydınlatmak istiyorum" dedi. Atalay şöyle devam etti:
"Sayın Kılıçdaroğlu, İstanbul'da belediye başkanı adayı olduğu dönemde 2009 yılının Ocak ayında, kayıtlı olduğu Çankaya Nüfus idaresine başvuruyor ve ikametini İstanbul Kağıthane'ye alıyor. Tabii olarak orada işlem görüyor. Ama nüfus idarelerimiz şunu yapar; hemen muhtarlara yazar, ilçe ilçe... Aylık olarak yazar. 'Sizin ilçenize bu ay içinde bu kadar nakil oldu' diye yazarlar. O mahallelerini muhtarlarına yazarlar, ilçe ilçe, mahalle mahalle. O mahallenin muhtarına da yaklaşık 400 kişilik bir listeyi, sadece Kılıçdaroğlu'nun ismi değil, nüfus idaresi yazıyor. 'Sizin mahallenize bu işte geçen ay içinde 2 Şubat'da oluyor bu yazı, '400 kişilik nakil oldu, bunların listesini gönderiyoruz' diyor. Muhtarlar bunu denetlemek durumunda... Gidiyorlar bakıyorlar, adresleri kontrol ediyor, 'şu var, bu var orada yani adresleri kontrol ediyorlar, bunlar oturuyor, bunlar oturmuyor' gibi... Sayın Kılıçdaroğlu'nun o gün gittikleri yerde aldıkları bilgi, 'burada oturmuyor'. Çünkü o adreste verilen yerde başkaları oturuyor. Yani orada başka bir aile oturuyor. Ve muhtar geri dönüyor nüfusa, elimizde bütün onları listeleri var. 'Gönderdiğiniz listede şunlar şunlar yer alıyor, ama şunlar orada oturmuyor'. bu bir problem demektir. Bunun üzerine nüfus müdürlüğü ikinci bir işlem yapar. O zaman nüfus müdürlüğü bunu emniyete yazıyor. Böyle bir olay oldu bunları kontrol edin, böyle bir şey var mı yok mu' diye. onu pekiştirmesi gerekiyor ve bir daha denetliyorlar. O zaman da Emniyet gidiyor. Emniyetin rolü bu kadardır. Muhtarın dediği, 'burada kimse oturmuyor' dediği kişiler, burada kimse oturmuyor diye. O da kaymakamlığa bildiriyor. Olay bu."
Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında muhtarın da olaydan haberi olmadığı yönündeki iddialarına da yanıt veren Atalay, "Muhtarın el yazısıyla listesi var bizde. Yani tutmuş listeyi. Nüfus müdürlüğüne, şu şu bildirdikleriniz şurada ikamet ediyor ama şunlar şunlar etmiyor' diye. Muhtarın kendi altında imzasıyla bildirimi var. Bunlar kolay şeyler değil. Sayın Kılıçdaroğlu, Kağıthane'de gösterdiği adreste zaten hiç oturmamış. Zaten orada başka bir aile oturuyor. O dönemde böyle bir nakil yapılmış. Zaten kendisi de 'bizim suçumuz, biz denetlemedik, bu bizim kusurumuz' dediler. Polisle ilgili bir yanlış değerlendirme olmasından endişe ediyoruz. Bir de haksız yere herkes onları da suçlasın istemiyoruz" dedi.(ANKA)




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.