'Rüşvet iddiaları bizi çok yaraladı'

"Yasalar neyi gerektiriyorsa sonuna kadar mutlaka gidilecek." dedi. HSYK seçimleri konusunda 12 bin hakim ve savcının oy kullandığını hatırlatarak, ortaya çıkan iradenin saygıyla karşılanması gerektiğini vurguladı. Gerçeker, Darbe Gün-lükleri'yle ilgili dosyanın Ankara'ya alınması konusunda ise "Bu, soruşturmanın bittiği anlamına gelmez." ifadesini kullandı.

Uluslararası Yüksek Mahkemeler Zirvesi'ne katılan Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, gazetecilerin sorularını cevapladı. "Yargıdaki rüşvet iddiaları ile ilgili yürüttüğünüz bir soruşturma var mı?" şeklindeki soruyu cevaplayan Gerçeker, "Basında yer alan haberleri ihbar kabul ediyoruz. Soruşturmayı çoktan başlattık. Yasalar neyi gerektiriyorsa sonuna kadar mutlaka gidilecek. Ama şimdi Ankara Başsavcılığı'ndan ilgili evrakların gönderilmesini bekliyoruz. Soruşturma zaten devam ediyor. Soruşturmayı geliştirmek gerekiyorsa elbette yapılacak. Çok üzüntü verici, onur kırıcı bir şey. Bir yargı mensubu olarak elbette bizleri üzüyor. Ama mutlaka Türk toplumunun da her kesimini de üzen bir konu. Keşke hiç olmasa böyle şeyler. Gönül arzu etmez ama maalesef tabii bunlar acı şeyler. Her ülkede olabiliyor. Bunlar, olmaması gereken şeyler. Bizi de çok yaraladı. Şunu özellikle söyleyeyim; hiç kimsenin şüphesi olmasın, sonuna kadar yasalar neyi gerektiriyorsa mutlaka gidilecek." şeklinde konuştu.

Yargıtay üyesi Hamdi Yaver Aktan'a ait olduğu iddia edilen ses kaydına ilişkin kendilerine başsavcılıktan bir bilgi gelmediğini belirten Gerçeker, "Daha araştırıyorlar. Onların da sonucu belli değil, açıklığa kavuşturulması lazım. Sadece basında çıkan haberlerle bir şey yapma imkânımız yok. Biz onları ihbar kabul ediyoruz. Gerekli soruşturmayı başlatıyoruz her zaman." dedi.

"Türkiye'de yargının bağımsız olduğunu söyleyebilir miyiz?" sorusuna Gerçeker, "Biz bunları devamlı bir şekilde dile getiriyoruz. Bunu sadece Türkiye bağlamında düşünmemek lazım. Bütün ülkelerde, en gelişmiş ülkelerde, Fransa'da, Almanya'da, Amerika'da, Kanada'da, İngiltere'de aynı sorunlar var. Yargı bağımsızlığını daha ileriye götürmek için çabalar hep devam ediyor. Bütün bilim dallarında olduğu gibi hukuk da değişken bir bilim dalı, zamana ve ortama uymak zorunda." şeklinde cevap verdi. "Yargının siyasallaştığını düşünüyor musunuz?" yönündeki soruya ise Gerçeker şöyle cevap verdi: "Biz bundan mutlu değiliz. Ben bunları söyledim. Bunların ayrıntısına da girmek istemiyorum. Çünkü biz demokrasiye gönülden inanmış insanlarız. Hukukçular olarak demokrasiye inanmış, bunun dışında başka bir düşüncemiz de zaten söz konusu olamaz. Yasalaşmış, halkın oyuna sunulmuş, referandum sonucunda kabul edilmiş, bundan sonra artık yapılacak şey, yapılanları daha ileriye götürecek çareleri ortaya koymaktır. Geçmişe dönüp de birtakım eleştirilerde bulunmanın hiçbir anlamı yok. Her şeyi ortaya koyarsınız, eleştirilerinizi koyarsınız. Karşı taraf da eleştirilerini, düşüncelerini ortaya koyar. Sonuçta bir şey kabul edilir. Şimdi bunun iyi mi kötü mü olduğu uygulamalarda ortaya çıkacak. İleride göreceğiz. Eğer yanlış sonuçlar ortaya çıkarsa o zaman biz yine eleştirilerimizi ortaya koyacağız. Şu aşamada söyleyecek bir şey yok. Milletin iradesi ile kabul edilmiş bir sistem var. Bir anayasa değişikliği var. Bunu geriye dönük olarak tartışmanın hiçbir anlamı yok."

HSYK için 12 bin hâkim ve savcı oy kullandı, saygı duymak lazım

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na seçilen yeni üyelerin Adalet Bakanlığı kontenjanından seçildikleri yönündeki eleştiriler hakkındaki görüşleri sorulan Gerçeker, şöyle konuştu: "12 bin hâkim ve savcı oy kullandı. O irade o şekilde tecelli etti. Saygıyla karşılamak lazım. Oraya seçilen insanlar bizim meslektaşlarımız. Bizim şu aşamada bir şey söyleme durumumuz yoktur. Ama dediğim gibi ileride bir yanlışlık yapılırsa kamuoyu bunu görecek." Gerçeker, "Bu zamana kadar yargı şeffaftı diyebiliyor musunuz?" şeklindeki soruya ise, "Hayır zaten birçok eleştirilerimiz vardı ama bizim tercihlerimizle siyasi iradenin tercihleri farklı tecelli etti. Bizim yargı bağımsızlığımızdan amaçladığımız daha farklıydı ancak halkın iradesi bu şekilde tecelli eti. Belki biz yanlış düşünmüş olabiliriz. Bunu uygulamayla göreceğiz." cevabını verdi.

Günlüklerin Ankara'ya gitmesi, konunun bittiği anlamına gelmez

Hasan Gerçeker, bir gazetecinin, "Ergenekon iddianamesinin dayanağını Darbe Günlükleri oluşturuyordu, şimdi bağlantısı yok deniyor, bu konuda neler diyeceksiniz?" sorusuna da "Somut olaylarla ilgili bir şey söylemek istemiyorum. Soruşturma yapan belli makamlar var. Burada savcılık soruşturma yapıyor. Araştırma, inceleme sonucu İstanbul'daki davalarla irtibatı olmadığını düşünmüşler. Ayrıntısını da bilmiyorum. Şimdi o işin orada bittiği anlamına gelmiyor. Ankara savcılığına gelecek. Ankara savcılığı, bu konuyu araştıracak, değerlendirecek. Sonuçta kendisi ya dava açacak ya da başka türlü karar verecek. Yargıda birtakım mekanizmalar var, bu mekanizmalar işliyor. Bizim yargımızın en büyük sorunlarından biri de bu. Davalar, dosyalar o mahkemeden o mahkemeye gidiyor. O merciden o merciye gidiyor. Bu, yargılamaların uzamasına neden oluyor. Bundan dolayı AİHM'de mahkûmiyetlere uğruyoruz. Bu, onur kırıcı bir durum aslında."  (Zaman)



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.