Sanatçı mı, suçlu mu?

Habertürk’te Balçiçek İlter yönetimindeki Karşıt Görüş’te “sanatçı ve suç” kavramı tartışıldı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney’in Paris’teki mezarlarını ziyaret etmesi toplumun belli kesiminde heyecan yaratırken, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Yılmaz Güney’in mahkumiyetini hatırlatması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bir sanatçı suç işlemişse sanatçı kişiliğini ve eserlerini görmezden mi geleceğiz? Sanat ayrı, suç ayrı mıdır? İşte bu sorular Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinden yola çıkarak Karşıt Görüş’ün konukları Salih Tuna, Derya Alabora, Sırrı Süreyya Önder, Bedri Baykam, Nur Sürer’e soruldu.

ORHAN PAMUK YÜZÜNDEN BİRBİRLERİNE GİRDİLER
Programda sözün Orhan Pamuk'a geldiği anda ise tartışma iyice sertleşti. Bedri Baykam, "Ben Orhan Pamuk'un demokrasi kahramanı olduğunu düşünmeye mecbur muyum?" dedi. Baykam, Pamuk'un bir söz ortaya atıp sonra tartışmaktan kaçındığını söyledi. Nur Sürer ise bunun doğal olduğunu çünkü kendisine çok hoyrat davranıldığını söyledi. Derya Alabora ise Bedri Baykam'ı "Kendisiyle aynı fikirde olmayanları suçlamakla" eleştirdi. İşte o anlar:

MEZAR ZİYARETLERİ

Nur Sürer: “Çok bayıldığımı söyleyemem. Ziyaretle matah bir şey yaptıklarını düşünemem. Bu ülke vatandaşına bile hoyrat. Sanatçı da bundan her zaman payını almıştır. Yılmaz Güney öleli 26 yıl oluyor. Şimdi mi akıllarına geliyor? Doğru gelmedi bana. Bahçeli'nin bu tarz konuşması da normal, sonuçta MHP. Beni çok da fazla ilgilendirmiyor doğrusu.

Sanatçı da suç işleyebilir o da insan. Yılmaz Güney, bunun bedelini ödemiş bir insan. Sanki cinayetten sonra kaçmış gibi gösteriliyor. Çeşitli hapishanelerde 7.5 yıl hapis yattı. 12 Eylül'den o da nasibini aldı, daha önceki yazılarından ötürü yüze yakın dava açıldı.

Salih Tuna: Sanatçı da bir insandır. Önemli olan sanatçının sanatıyla ilgili suç işleyip işlemediği

Bedri Baykam: Ben Türkiye’yi bölmek gibi bir arzuları olduğuna inanmıyorum. O yörenin insanının da mantığına girmek istiyordu. Şarkılarında da her iki taraf vardı. Ben Ahmet Kaya’yı Türkiye’ye düşman olarak tanımlamadım. Yakın arkadaşımdı hiçbir zaman böyle bir izdüşümü ben görmedim.

Sırrı Süreyya Önder: Ben Nur Hanım gibi düşünmüyorum. Gecikmiş bir davranıştır. CHP'de bu tür yaklaşımlar teşvik edilmeli. CHP gayet sağcılaşmış durumdaydı. Yeni yeni kıpırdanma, köklerine dönme... Kararsız da olsa... Bunun teşvik edilmesi, takdir edilmesi gerek. Hepsinden de öte insani bir davranış olarak sorgulanmamsı gerekir diye düşünüyorum.

Sevmediğim birinin mezarına alnıma silah dayasalar gitmem. Kabir ziyareti çok önemli bir şeydir. Düşmanı gelse ‘Niye geldin’ diyemez. Yumuşaklıkla yaklaşmak lazım. Geç mi, erken mi bunu kendime saklayıp teşekkür etmek istiyorum. Kılıçdaroğlu tarafından değil sadece herkes tarafından yapılmasını olumlu görüyorum.

“CHP’NİN İÇİNDEKİ SAĞCILAR”
İki tür rahatsızlıkla gözlemledim. CHP'nin tekrar solla kestiği arterleri ‘yeniden oluşturalım mı’nın dile getirilmesinden sonra sağcılar büyük bir telaş gösterdiler. Bu sağcılar içinde CHP'nin içindeki sağcılar da var.

‘Demokratikleşme bahsinin içinde CHP var’ demek son 20 yılı göz önüne getirdiğimizde kolay kolay dile getirilemez.

Salih Tuna: CHP hep sağcı bir maya ile yoğrulmuş bir parti. Mezar ziyareti ile CHP'nin solla ilişkisi arasında bir paralellik var. CHP solun ölüsünü seviyor. Ecevit'in solu da buna dahildir.

“MHP TARİHİNDE YÜZLERCE MAHKUMİYET VAR”
Sırrı Süreyya Önder: Kılıçdaroğlu’na bir parantez açılması gerektiği düşüncesindeyim. Çünkü bu ülkede evet CHP sağ bir tandansla başlamıştır. Ama sosyal demokrat yöneliminin olduğu zamanları biliyoruz. Bu ülkede CHP'nin veballerini sayacaksak faili meçhullerin en yaygın olduğu yıllarda koalisyon ortağı olduğunu hatırlamamız yeter.

Devlet Bahçeli’ye de bir şey söylemek lazım. Bir mahkumiyeti baz alarak konuştu. ‘3 yıl 9 ay vatan hainliğinden ceza almıştır’ dedi. Yerinde olsam başka bir argümanla söylerdim. MHP'nin tarihinde de yüzlerce mahkumiyet vardır. TCK'nın neredeyse bütün suçlarından mahkum olduğu kanaat önderleri vardır. Mahkumiyet kararlarından daha başka bir argümanla konuşması gerekir.

“SANATÇI ZATEN ARIZALI İNSANDIR”
Derya Alabora: Gerçek bir samimiyet varsa onaylanması gereken o. Kılıçdaroğlu bunu gövde gösterisi olarak yaptıysa bu belli olur zaten. Sonuç olarak iyi bir şey yaptı.

Sanatçı zaten arızalı insandır. Eksik ve arızalı olduğu için sanatçı oluyor zaten. Burada tabii ki gerçek sanatçılardan bahsediyorum. Yılmaz Güney de bunlardan biriydi. Derdi olan insandı. Yılmaz Güney bedel ödedi. Ama bu Yılmaz Güney’in büyük bir sanatçı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. (Habertürk)

 Video 1 için tıklayınız...

 Video 2 için tıklayınız...

 Video 3 için tıklayınız...

 Programı izlemek için tıklayın


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.