Sayıştay'dan 'VİP torpil' açıklaması
Kamuoyunda ‘VIP torpil’ olarak adlandırılan bakan ve milletvekillerinin yakınlarının kamuda sınavsız atanması ile ilgili Sayıştay Genel Kurulu’nun önemli bir karara imza attığı ortaya çıktı. Kararda, istisnai memuriyet kadrosuna yapılan atamaların Anayasa’nın ‘eşitlik’ ilkesine aykırı olduğu vurgulanırken, bu uygulamanın Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte olduğu kaydedildi. Kararda, “İstisnai memurluk kadrolarına atananların daha sonra diğer memurluk kadrolarına, devlet memurluğuna alınma için açılmış bulunan sınava girmeden veya başarmadan naklen atamaları durumu, naklen atandıkları görevlerin gerektirdiği niteliklere sahip olmamaları durumuna neden olabileceğinden, liyakat ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir.” denildi. 

AK Partili birçok bakan ve milletvekili yakınının sıradan vatandaşların girdiği KPSS sınavına girmeden ‘istisnai’ olarak önemli devlet görevlerine atanması, kamuoyunda büyük tepki topladı. Sayıştay Genel Kurulu’nun 2005 yılında verdiği kararda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesaplarının incelenmesi sırasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 59. maddesi hükmü uyarınca, istisnai memuriyet kadrosuna atananların, KPSS sınavına katılmadıkları halde bir süre sonra sınavla girilebilecek memur kadrolarına atandıklarının tespit edildiği belirtildi. Söz konusu kanun hükmünün uygulama ve sonuçları bakımından Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte görüldüğü belirtilen kararda, “Sınava girmediği halde bazı kişilerin istisnai memurluk kadrolarına atanmaları, devlet memurluğu alımı için duyurulan sınava katılarak başarılı olmuş ve atanmayı bekleyen kişiler aleyhine haksız bir durum oluşturmaktadır. Bu da Anayasa’nın kişilerin kanun önünde eşitlik ve kamu hizmetine girmede eşitlik ilkelerini ihlal edici nitelikte bulunmaktadır.” ifadelerine yer verildi.

‘İSTİSNAİ KADRO, HAZİNE MENFAATLERİNİ ZARARA UĞRATIYOR’
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun temel ilkelerinden birinin liyakat ilkesi olduğuna işaret edildi.Kararda şu görüşler yer aldı: “Açıktan istisnai memurluk kadrolarına atananların daha sonra diğer memurluk kadrolarına, devlet memurluğuna alınma için açılmış bulunan sınava girmeden veya başarmadan naklen atamaları durumu, naklen atandıkları görevlerin gerektirdiği niteliklere sahip olmamaları durumuna neden olabileceğinden, yukarıda ifade edilen liyakat ilkesinin ihlali anlamına da gelmektedir.  Bu durumda, devlet memurluğuna giriş için açılmış olan sınavlara girmemiş ve dolayısıyla bu sınavlarda başarılı olmamış kişilerin asli memurluk kadrolarının gerektirdiği niteliklere sahip olmadan naklen atanmış olmaları, kamu kaynaklarının etkili, verimli ve tutumlu kullanılmaması sonucuna yol açabilecektir. Dolayısıyla bu şekildeki atamaların Hazine menfaatlerini zarara uğratıcı niteliği bulunmaktadır.”

(Zaman)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.