Sigaraya gösterilen duyarlılık kadın konusuna da gösterilmeli!
ŞİDDET GÖREN KADINA YÖNELİK TÜM PROJELER DURDU!

Her geçen gün artış yaşanan kadın cinayetlerine bir tepki de İstanbul Barosu’ndan geldi. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi ve Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü avukat Aydeniz Alisbah Tuskan, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için devletin yaptığı çalışmaların durma noktasına geldiğine dikkat çekti.

Haber: Mehmet Ali AY / Hukukihaber.net

Devlet kurumlarının son yıllardaki ilgisizliğinden yakınan Tuskan, "Birkaç sene öncesine kadar İstanbul Valiliği’nde şiddet gören kadınlara yönelik çok güzel çalışmalar yapardık. Valiliği’nin bu konuda bütçesi vardı. Şiddet gören kadınlara yönelik Valilik içinde merkezler oluşturulmuştu. Valilikte kadınların korunması için toplantılar yapardık. Oraya valilikten, emniyetten, barodan, sığınma evleri birimlerinden sivil toplum kuruluşlarından temsilciler gelirdi. Tartışırdık proje üretirdik. Plan yapardık. Şimdi öyle bir şey kalmadı. Ayrıca sığınma evleri yetersiz. Şiddet gören kadınlar yer olmadığı için birkaç günlüğüne otellere yerleştiriliyor" dedi.

'15 BİN KADIN YARDIM İSTEDİ'


Türkiye'de 2014'de 294 kadın cinayete kurban gitti. İstanbul Barosu Kadın Hakları Komisyonu'nun Çağlayan Adliyesi'ndeki bürosuna bu yıl 15 bin kadın adli yardım talebinde bulundu. Bu başvurulardan 2 bin 800 kadın şiddet gördüğü gerekçesiyle koruma altına alındı. Son yıllarda kadın şiddeti ve kadın cinayetleri konusunda ciddi artış olduğuna dikkat çeken avukat Aydeniz Alisbah Tuskan açılan davaların yüzde 80'inin kamuoyunu tatmin etmediğini söyledi. Tuskan, "Tabloya baktığımız zaman kimseye güvenimiz kalmadı. Bu boşanma davalarının bir çoğu şiddet içeriyor. Görevlendirme yazılarında başvurucunun aile içi şiddete maruz kaldığına ilişkin bir iddiası mevcut ise kadına karşı şiddetin engellenmesi için tedbir uygulanması ve koruma kararı alınmasını belirtiyoruz. Kadın cinayeti ile ilgili açılan davaların ise yüzde 80'i kamuoyunu tatmin etmiyor" şeklinde konuştu.  

KİMSEYE İTİMAT EDEMEDİM 

Eşinden şiddet gören kadınlar için sığınma evlerinin artması gerektiğine vurgu yapan Tuskan yaşadığı bir olayı şu şekilde anlatıyor: "Ben kaç tane belediyeye telefon etmiş, bakanlığı aramışımdır. Kadını koruyun diye valilikten yardım Eşinden şiddet gören bir kadın vardı hiç unutmadığım. Başvurudan sonra gece yarısına kadar baro binasında kaldı. Valilik koruma altına alınan kadınlara otel tahsis etmişti. İnanın arkadaşımdan haber gelene kadar o kadının başında bekledim. Ve sığınma evine gönderilmesini temin ettim. Ama kimseye itimat edemedim. Güvenemedim. Bu sadece bir örnek" 
TEMEL SORUN CEZA KANUNLARINDA 

Kadın cinayetlerinin son yıllarda artışının yasalardaki uygulamalar olduğunu belirten Tuskan, TCK'da yer alan iyi hal ve tahrik indiriminin kadın cinayeti işleyenler için kaçış olduğunu söyledi. Eskiden cinsel suçların topluma karşı işlenen suç olduğunu fakat 2005'den sonra bu suçların bireye karşı işlenen suçlar başlığı altında toplandığını belirten Tuskan şunları anlatıyor: "Burada cezalar var ama bu suçlarda eksik olan şu. Ceza kanununda yapılması gereken şey iyi hal indiriminin olmadı. Duruşmada kravatlı gömlekli kişi çıkıyor, 'ben pişman oldum, isteyerek yapmadım. Beni tahrik etti' diyerek haksız tahrik indirimi alıyor. Nedir kadın vücudunu gösteren bir kıyafet giydi. Ölüm için buna sebep olabilir mi ? Bu yargıda da çok kullanılıyor. Tahrik indirimi ile iyi hal indirimi bu suçlarda kullanılmaması lazım. Bu indirimler kadın cinayetlerinin kaçış yolu olarak görülüyor" 
'SİGARAYA GÖSTERİLEN DUYARLILIK KADIN KONUSUNA DA GÖSTERİLMELİ'

Kadına şiddet konusunda devlet mekanizmaların daha özverili çalışmalar yapması gerektiğine vurgu yapan Tuskan, "Kadına şiddet ve kadın cinayetleri bir devlet politikası haline gelmesi lazım.  Ama bu son dönemde hiç böyle bir çalışma yapamıyoruz. Sigaraya gösterilen duyarlılık kadınlara gösterilmeli. Bu konuda başbakan çıkıp 'Ben bu konuyu AKP'li kadın kollarına, eşlerimize havale ettim' diyor. Hâlbuki Bu bir kadın meselesi değil bu bir demokrasi ve toplum meselesi" ifadeleri kullandı.

ADIM ATILMAZSA ÖZGECAN OLAYI DEĞİŞMEZ 

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve kadın hakları konusunda milat olarak değerlendirilen Özgecan cinayetinin Soma gibi olmaması gerektiğini kaydeden Tuskan şu uyarılarda bulunuyor: "Özgecan cinayeti toplumda ciddi bir yankı uyandırdı. Bu konuda geniş kamuoyu oluştu. Ama eğer bu konuda somut adım atılmaz gerekli yasalarla kadınlarımız koruma altına alınmazsa değişen bir durum olmaz. Soma'da 301 kişi öldü. Seferberlik oldu. Ama arkasından Ermenek yaşandı. Oda yetmedi asansör faciası oldu. Nasıl tedbirler alındı bu konuda düşünmek lazım. Burada devletin yapması gereken önlemler çok fazla."  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.