Soma'daki maden faciası davasında karar

Manisa'nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin davada şirketin yönetim kurulu başkanı başkanı Can Gürkan 15 yıl, genel müdür Ramazan Doğru 22 yıl 6 ay hapisle cezalandırıldı.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilen ve faciaya ilişkin 5 tutuklu toplam 51 sanığın yargılandığı davada karar duruşması yapıldı.

Duruşmada tutuklu yargılanan Soma Kömür İşletmeleri AŞ'nin yönetim kurulu başkanı Can Gürkan, genel müdür Ramazan Doğru, işletme müdürü Akın Çelik, teknik müdür İsmail Adalı ve teknik nezaretçi Ertan Ersoy ile tutuksuz sanıklar, mağdur aileleri ve taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, mahkeme heyeti, şirket başkanı Can Gürkan'ın 15 yıl, genel müdür Ramazan Doğru'nun 22 yıl 6 ay, işletme müdürü Akın Çelik'in 18 yıl 9 ay, teknik müdür İsmail Adalı'nın 22 yıl 6 ay, teknik nezaretçi Ertan Ersoy'un 18 yıl 9 ay hapisle cezalandırıldığı kararını açıkladı.

Kararın açıklanması sırasında mağdur aileler ve avukatları tarafından sanıklara verilen cezaya tepki gösterildi. Bir avukat, mahkeme başkanına, "taksirle dediniz değil mi? Karar heyetinize aittir, biz sizin yanınızdan çekiliyoruz." dedi.

Gerginliğin sürmesi üzerine mahkeme başkanı, duruşmaya ara verirken fenalık geçiren bazı kişilere sağlık ekipleri müdahale etti.

Mahkeme heyeti, aranın ardından tekrar duruşma salonuna girdiği sırada da heyete su şişesi fırlatıldığı görüldü. Bunun üzerine çevik kuvvet polisleri kalkanlarıyla önlem aldı. 

Mahkeme heyeti, protestoların devam etmesine rağmen kararın açıklanmasını tamamladıktan sonra salondan ayrıldı.  

OLAY

Manisa'nın Soma ilçesi Eynez mevkisinde Soma Kömür İşletmeleri AŞ tarafından işletilen ocakta 13 Mayıs 2014'te çıkan yangında, galerilerin dumanla dolması sonucu 301 madenci yaşamını yitirmiş, 162 işçi kurtarılmıştı.

Açılan davada, tutuklu 5 sanık ile tutuksuz yargılanan vardiya amirlerinin "olası kasıtla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan da 162 kez, 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyordu.

Tutuksuz sanıklar hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenirken, bunlardan 25'i hakkında da bu suçları "bilinçli taksirle" işledikleri iddiasıyla aynı aralıktaki cezanın üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyordu.

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının şirketlerin sahibi Alp Gürkan ile yöneticileri hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçlarından açtığı dava da ocak ayında ana davayla birleştirilmişti. (AA)

Karar duruşması öncesinde bir açıklama yapan TBB Başkanı Feyzioğlu şunları söyledi:

“Aileler adalet bekliyor. Kararın ne olacağını bilmiyoruz. Ancak birinci dereceden sorumlu olan yöneticiler için doğru olanı muhtemel kastla adam öldürmeden mahkûmiyet hükmü kurulmasıdır. Savcının esas hakkında mütalaasında ise çok sayıda yönetici hakkında bilinçli taksirden ceza verilmesi talep edilmiştir. Mahkeme, 301 kişinin gerekli tedbirler alınsaydı bugün hayatta olacağını dikkate alarak ve çok ağır kusuru gözeterek en üst hadden ceza vermelidir. Dosyanın içeriğine, hukuka ve vicdana uygun olan budur.

Aileleri güvensizliğe sevk eden durum şu oldu: Geçtiğimiz yıl aslında dosya tekemmül etmiş idi. Duruşma savcısı uzun süre esas hakkında mütalaa vermeyi geciktirdi. Tam karar aşamasına gelinmişken de Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK), kanaatimizce hiçbir haklı gerekçe olmaksızın, mahkeme başkanını başka yere tayin etti, yeni bir heyet kurdu. Biz o tarihte HSK’ya yazılı olarak başvurarak bunun yanlışlığını ve HSK’nın zaten toplumda güvenilirlik algısı fevkalade azalmış olan yargıya kendi eliyle darbe vurduğunu açıklamıştık. Maalesef tayinler geri alınmadı. Bu, mahkemeye ön yargılı yaklaştığımız anlamına gelmiyor, adalet beklentimizi sürdürüyoruz. Ancak maalesef HSK eliyle yargıya güvenin bu somut olayda zayıflatıldığını söylemek zorundayız. Dileriz mahkeme herkesi tatmin eden bir gerekçeli karar vererek güvenilirliğini ispatlar.”

Türkiye Barolar Birliği ve Manisa Barosu, Soma davasını ilk günden beri takip ediyor. Facianın gerçekleştiği gece TBB Başkanı Soma’da maden ocağında ve acil servisteydi. Facianın hemen ardından Türkiye Barolar Birliği tarafından “Şimdi Yetim Hakkını Ödeme Zamanı” başlıklı bir yardım kampanyası başlatıldı. Konunun uzmanlarından oluşan bir koordinasyon heyeti kuruldu. Türkiye’de maden cinayetlerine son verecek çözüm önerilerini içeren iki rapor hazırlandı, kitap olarak basıldı ve dava dosyasına sunuldu. Manisa Barosu aracılığıyla bir adli yardım sistemi kurularak yüz ellinin üzerinde dava üstlenildi. Duruşmalar sırasında avukatların kullanması için geçici tesisler kuruldu. Anaların, eşlerin ağzından yazılan mektuplar toplanarak kitap haline getirildi ve “Yeryüzünden Mektuplar” adıyla basıldı. Bu kitabın geliri, Soma’da babasız kalan çocukların eğitimine aktarıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.