'Suç işliyorlar: Savcıların mahkeme kararını sorgulama yetkisi yok'
Zaman'ın haberine göre; 32. Asliye Ceza Mahkemesi, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve 62 polis hakkında önceki gece Tahliye kararı verdi. Ancak hukuk tarihinde görülmeyen bir skandal sahnelendi. Tahliye, Anayasa hiçe sayılarak engellendi. Tahliyeye giden süreç ise şöyle yaşandı: Tutuklu polis memurlarından Yunus Emer Uzunoğlu, ocak ayında 3. Sulh Ceza Hakimi İslam Çiçek’e dilekçe yollayarak ‘bütün sulh ceza hakimleri hakkında reddihakim’ talebinde bulundu. Çiçek ise bu talebin mahkemelere yapılacağını belirterek Asliye Ceza Mahkemeleri’ni işaret etti.

Polis avukatları bunun üzerine İslam Çiçek’in cevabıyla birlikte şubat ayında Asliye Ceza’ya başvurdu. O dönem 2 Asliye Ceza Mahkemesi arasında usul yönünden uyuşmazlık çıktı. Yazışmalar devam ederken, İstanbul’a 4 yeni sulh ceza hakimi atandı. Bunun üzerinde 32. Asliye Ceza Mahkemesi, yeni hakimlerin daha önce polislerle ilgili herhangi bir dosyaya bakmadıkları gerekçesiyle reddihakim talebini reddetti. Aradan geçen 2 ayda avukatlar yeni açılan 4 sulh ceza hakimliğine tutukluluk incelemeleriyle ilgili itirazda bulundu. Talepler, yeni mahkemeler tarafından da kabul  görmedi. Polis avukatları, bu defa nöbetçi İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi’ne başvurap bütün sulh ceza hakimleri hakkında reddihakim talebinde bulundu. Mahkeme, CMK’nın 27. maddesi gereğince reddihakim talebini kabul etti. Sulh ceza hakimlerinin tarafsızlığını yitirdiğini belirten 29. Asliye Ceza, tahliye taleplerinin değerlendirilmesi için ise dosyaları 32. Asliye Ceza’ya gönderdi. Bu mahkeme Karaca ve 62 polisin tahliye edilmesine hükmetti.

32. Asliye Ceza Mahkemesi Başkanı’nın tahliye müzekkerelerini yazması aşamasında ise büyük hukuk skandalları yaşandı. İstanbul Başsavcısı Hadi Salihoğlu, Adalet Komisyonu Başkanı ve Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı, önceki gece Çağlayan’a gelerek kararın yazılmasını engellemeye çalıştı. HSYK müfettişi, tahliye kararı veren hakimin kâtiplerini sorguya alarak kararın yazılmasını geciktirdi. Kararın işleme konulmaması için UYAP da kapatıldı. Yaşanan bu hukuksuzluğun ardından tahliye müzekkeresinin Silivri Cezaevi’ne faksla iletilmesi için cezaevi yönetimiyle irtibata geçildi, ‘faks bozuk’ bahanesiyle karşılaşıldı.

Avukatlar tahliye müzekkeresini elden alarak nöbetçi infaz savcısına götürdü. Ancak savcı odasında bulunamadı. Avukatlar, telefonla ulaşıp durumu bildirdi. Savcı ise ‘müsait değilim’ diyerek telefonu kapattı. Bütün gece Çağlayan’da tahliye kararının uygulanması için hukuk mücadelesi veren avukatlar, sabah saatlerinde kararın cezaevine iletilmesi için yeni gelen Nöbetçi İnfaz Savcısı Orhan Güldiker’e gitti. Uzun bir süre yaşanan beklemenin ardından Güldiker, tahliye kararını işlemeye koymadı. Kararı, 32. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iade etti. Bu skandal kararla birlikte Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir infaz savcısı mahkemenin kararını uygulamamış oldu.

HSYK resmen siyasete girdi

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), tahliye kararıyla ilgili siyasi bir açıklamaya imza attı. Adalet Bakanı ve HSYK Başkanı Kenan İpek imzalı açıklamada tahliye kararı 'kaos yaratma' diye nitelendirilip "Bu son gelişme, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca yargıdaki paralel yapılanmayla ilgili alınan inceleme kararının isabetini göstermektedir.” ifadelerine yer verildi. Hatırlanacağı üzere Aydınlık gazetesi yazarı Sabahattin Önkibar, Adalet Bakanlığı'nda görüştüğü üst düzey bir bürokratın kendisine, "Birkaç aydır MİT ile geceli gündüzlü çalışıyoruz. Yargıda bulunan bütün Cemaat mensuplarını belirledik." diyerek, fişlemeyi itiraf etmişti. Öte yandan 29 ve 32. Asliye Ceza Mahkemesi hakimleriyle ilgili soruşturma başlatıldığını duyuran HSYK Başkanı, bu açıklamasıyla birçok hakimle ilgili ihsas-ı reyde bulunmuş oldu.

(Kaynak: Zaman)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.