'Türkiye'de yargı sistemi iflas etti'
Son dönemde ülke gündeminin bir numaralı konularından biri haline gelen HSYK ile ilgili tartışmalar sürüyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün HSYK üyeliğine atadığı Prof. Dr. Bülent Çiçekli, tartışmaların odağında olan Kurul’a ilişkin önceki gün önemli açıklamalarda bulundu.

İtiraf gibi sözler
 12 Eylül Referandumu’nun HSYK’yı daha iyi hale getirdiğini ileri süren Çiçekli, Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklandığı operasyonu yapan Savcı Osman Şanal’ın özel yetkilerinin HSYK tarafından kaldırıldığını ve hükümetin bu gelişmeler nedeniyle 12 Eylül Referandumu’nu yaptığını savundu.
 
Yetki aşımı ile İlhan Cihaner’in tutuklanmasına neden olan Şanal’a o dönem AKP’nin de sahip çıktığını hatırlatan ve 12 Eylül Referandumu’nun gerekçelerinden birinin bu olduğunu açıkça itiraf eden Çiçekli’nin bu sözlerini soL’a değerlendiren Erzincan eski Başsavcısı ve CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, Türkiye’de yargı sisteminin iflas ettiğini dile getirdi.

"Bu ciddi bir itiraf"
 HSYK Üyesi Çiçekli’nin sözlerinin ciddi bir itiraf olduğunu vurgulayan Cihaner, içinde bulunulan fraksiyonlar kavgasında tutarlılık aramanın imkansız olduğunu söyledi.

Çiçekli’nin 12 Eylül Referandumu ile yargıda kompartımanlaşmanın engellendiğini söylediğini hatırlatan Cihaner, sözlerine “Oysa 12 Eylül Referandumu öncesi en büyük argümanları yargının Alevilerin elinde olduğuydu. Bu gerçekdışı propaganda ile yargıda kompartmanlaşmayı derinleştirdiler. O dönem ‘Aleviler yargıyı ele geçirdi’ açıklamaları yaftalama için değil miydi? ‘Yargıda Cemaat yok’ diyor. Gitsin Mehmet Ali Şahin’in yanına, ona sorsun” diye devam etti.

"Diplomamı yırtarım"
“Hakimler ve savcılar hakkında yapılan disiplin soruşturması dosyalarından rastgele 4 dosyayı birlikte ele alalım. Eğer bu soruşturmalarda hukuk çerçevesinde karar verildiğini ispatlarlarsa ben diplomamı yırtarım” diyen Cihaner, Çiçekli’nin açıklamalarının çeteler arası psikolojik savaşın bir unsuru olduğunu dile getirdi. Bu tip açıklamalarda kendi ismini geçirmelerine gerek olmadığını belirten Cihaner, “Bugüne kadar aldıkları kararlara baksınlar. Eğer çok istiyorlarsa benim hakkımda aldıkları hukukdışı kararlara da bir baksınlar” dedi.

Çiçekli’nin savcıların görev yerlerinin değiştirilmesini “yargıya müdahale” olarak tanımlamasına ve buna geçmişten Osman Şanal’ı da örnek vermesine ilişkin konuşan Cihaner, “Madem süren soruşturmalara ilişkin dosyaların ellerinden alınmasına tepki gösteriyorlar, benim de birçok dosyam vardı, Adana’ya tayinimi neden yaptılar? Birlikte yaptıkları onca hukuksuzluğu unutacağımızı mı sanıyorlar” dedi.

AKP’nin HSYK düzenlemesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İlhan Cihaner, düzenlemenin darbe ürünü 12 Eylül Anayasası’nı bile arattığını dile getirdi. Düzenlemenin hukuk devletine aykırı olduğunu ancak Türkiye’de yargı alanında atipik bir durumla karşı karşıya olunduğunu belirten Cihaner, dünyanın hiçbir yerinde yargının bu tip bir hiyerarşi tarafından ele geçirildiğinin görülemeyeceğini söyledi.

Hükümet tarafından gündeme getirilen düzenlemenin “yargı bağımsızlığını getirecek” şeklinde sunulduğuna dikkat çeken Cihaner, bu durumun oldukça tuhaf olduğunu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bile kadrolaşmayı itiraf ettiğini söyledi.

"Yargıya güven sıfır"
 Yargı sisteminin bütünüyle iflas ettiğini vurgulayan Cihaner, “Önümüzde bir gerçek var, bu ülkede yargıya güven artık sıfırdır. Yargı suç üretir hale gelmiştir. Bu tartışmasız bir gerçektir. Hükümet bir dönem birlikte iş yaptığı yapıya şimdi çete diyor. Önce bir açıklayın bakalım, bu çete ile hangi işleri birlikte yaptınız, hangi usulsüzlüklere imza attınız” şeklinde konuştu.

Bozdağ ne demişti?
 HSYK üyesi Prof. Dr. Bülent Çiçekli, Radikal gazetesine yaptığı açıklamada dönemin Erzurum Özel Yetkili avcısı Osman Şanal ve beraberindeki 3 savcının özel yetkilerinin kaldırılması sonrası Bekir Bozdağ’ın yaptığı açıklamaları hatırlatırken, 12 Eylül Referandumu’na bu nedenle gidildiğini söyledi. Özel yetkili savcılar, Cihaner’in makam odası ve adliye lojmanında arama yaptıktan sonra, Cihaner’i gözaltına almış, HSYK Cihaner için tutuklama talep eden savcıların özel yetkilerini kaldırarak, haklarına suç duyurusunda bulunma kararı almıştı.

Bozdağ, AKP Grup Başkanvekilliği yaptığı o günlerde, HSYK kararıyla Şanal’ın özel yetkilerinin kaldırılmasını şu sözlerle değerlendirmişti:
“Yargının bağımsızlığına alenen müdahaledir. Yargı bağımsızlığını korumakla görevli kurum tarafından vurulmuş bir darbedir. HSYK’nın meşruiyeti açısından tartışmalar doğuracaktır. Özel yetkili savcıların görev ve yetkileri net bir şekilde belirlenmiştir. Kanun maddesi çok açık. HSYK’nın yorum yapmasına izin vermeyecek derecede açık. Soruşturmayı yürüten savcının yetkisi kaldırılıyor. Bu soruşturmayı bitirin demektir. Devam eden bir soruşturma var. Bunu Cumhuriyet Savcısı yürütüyor. Hükümetin bu savcıyı görevden alma, yerini değiştirme yetkisi var mı? Hükümetin bu konuda hiçbir yetkisi yoktur. Bunu hükümet yapsa yer yerinden oynardı. Bu siyasallaşmış yargının somut bir örneği değil mi? Hükümetin açılan, yürüyen davalara en ufak bir müdahalesi var mı?”

"Referandumu tetikleyen olay"
 Çiçekli, Radikal’e yaptığı açıklamada kendisine yöneltilen, “Niçin referanduma gidildi ve HSYK değişti” sorusuna da şöyle yanıt verdi: “Mevcut HSYK yüzde 58 gibi geniş halk desteğiyle kabul edildi. Geçmiş HSYK’ya getirilen eleştiriler vardı. Yargının işleyiş sürecine kurul üzerinden etki edildiği algısıydı. Geçmişte Erzurum savcılarının yetkilerinin alınması olayı var (İlhan Cihaner olayı). Yetkileri alınmıştı Kurul tarafından. Bu referandumu tetikleyen olaydı. O dönemdeki iktidar bu olayı referandumu göze alacak kadar ciddi bir olgu olarak gördü. Sayın Bozdağ’ın açık beyanları var. Sadece savcıların yetkilerinin alınmasını bile yargıya ve devam eden soruşturmalara açık müdahale olarak gördü.” (soL-Haber Merkezi)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.