Türkiye’de yolsuzluk nasıl algılanıyor? İşte çarpıcı araştırma sonuçları...
Uluslararası Şeffaflık Derneği yılda iki kere Türkiye’deki yolsuzluk algısını ölçmeyi hedefleyen bir araştırma yapıyor. ‘Türkiye’de Yolsuzluk’ başlıklı araştırma sonuçları Türkiye’de nüfusun yüzde 55’inin yolsuzluğun son iki yılda arttığını düşündüğünü ortaya koydu. Yolsuzluğun aynı kaldığını düşünen yüzde 13’lük oran da eklendiğinde bu yolsuzluğun azalmadığını düşünenlerin oranı yüzde 67’ye ulaşıyor. Bir dikkat çekici sonuç ise seçmen davranışlarından geldi. Yolsuzluğa karıştığı ortaya çıkan bir şirketten mal ve hizmet almayacağını belirtenlerin oranı yüzde 84’e ulaşırken yolsuzluk iddialarının seçimlerde oy verirken tercihini etkileyeceğini söyleyenlerin oranının sadece yüzde 55. Araştırmaya katılanların yüzde 42’si yolsuzluk iddialarının oy tercihlerinin değişmeyeceğini belirtiyor. Vatandaş doğrudan kendi cebini etkileyen durumlarda yolsuzluk yapanı cezalandırmayı düşünürken, siyasi partiler hakkındaki yolsuzluk iddialarının cüzdanını doğrudan etkilemediği algısında. Uluslararası Şeffaflık Derneği bu durumu yolsuzluğun boyutları ve etkileri konusunda vatandaşlardaki farkındalığın düşük olmasına bağlıyor.

IPSOS tarafından Türkiye’nin tüm bölgelerini kapsayacak şekilde 2000 kişiyle yapılan araştırma sonuçları önümüzdeki son iki yılda yolsuzluğun artacağını düşünenlerin oranının yüzde 41, aynı kalacağını düşünenlerin oranı yüzde 19 iken azalacağını düşünenlerin oranının ise yüzde 34 olduğunu ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 39’u hükümeti yolsuzlukla mücadelede konusundaki çabalarını etkisiz bulurken yüzde 56 etkili olduğu fikrinde. 

SEÇMENE GÖRE ALGI

Sonuçlar siyasi parti seçmenlerine göre yolsuzluk algısının değiştiğini gösteriyor. Araştırma sonuçlarına göre hükümeti başarılı bulanların büyük çoğunluğu AK Parti seçmeni iken başarısız bulan ve yolsuzluğunu artacağını düşünenler ise diğer muhalefet partilerine oy veriyor. Araştırmayı yorumlayan Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkanı Oya Eraslan “Kutuplaşmanın kemikleştirdiği seçmen kitlesine işaret eden diğer sonuç seçmenin yüzde 42’sinin, oy tercihinin iddialardan etkilenmeyeceğini belirtmiş olması. Yolsuzluk iddiaları ancak ülkenin ekonomik gidişatını etkilerse seçmenin tercihini değiştirebiliyor” dedi.

NEDEN YAYGINLAŞTI

Katılımcılara yolsuzluğun neden yaygınlaştığı da soruldu ve  çoklu yanıt vermeleri istendi. Katılımcıların yüzde 64’ü dokunulmazlıklar ve yolsuzluğun cezasız kalmasını, yüzde 61’i Toplumsal bilinç eksikliğini, yüzde 55’i yolsuzluğu denetleyen ve önleyen kurumların yetersizliğini, yüzde 50’si yolsuzluğun kabul görmesini, yüzde 48’i ise siyaset ve iş dünyası arasındaki ilişkiyi yine yüzde 48’i ile yargının tarafsız olmamasını neden gösterdi.  Özarslan ayrıca araştırmaya katılanlara sorulan “bir memura bahşiş ya da hediye verilmesi yolsuzluk mudur?” sorusuna olumsuz yanıt verenlerin yüzde 29’unun 18-24 yaş aralığında olmasının gelecek adına karamsar bir tablo çizdiğini belirtti.

KAMUDA YOLSUZLUK NASIL ALGILANIYOR?

ARAŞTIRMA sonuçlarına göre kamu kuruluşlarında usulsüz ödeme ya da hediye talebiyle karşılaşanların yüzde 45’inin, yasal bir şikayette bulunmanın durumu değiştirmeyeceğini ya da olumsuz sonuçlara yol açacağını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 81’i ise özel sektörün rüşvet, hediye gibi usulsüz ödemeler ile kamusal işlemler ve hukuki düzenlemeler üzerinde etkili olduğunu düşünüyor. Oya Özarslan şöyle değerlendirdi: “Toplumun önemli bir bölümü, sosyal hizmetlere erişimi sırasında ve en temel sosyal haklarını kullanmak istediğinde usulsüz ödeme ya da hediye talepleriyle karşılaşmaktadır. Bu tip usulsüzlüklere başvurmak durumunda kalınan kurumların başında; eğitim, imar işlemlerini yürüten kurumlar, belediye ve sağlık kurumları gelmektedir. Yüzde 6 ile yüzde 9 arasında değişmekte olan oranlar kurumsallaşmış demokrasilerle karşılaştırıldığında çok yüksektir. Kamu kuruluşlarında rüşvet talebiyle karşılaşan dilimin, türlü çekincelerle cevap vermeyenler eklendiğinde, yüzde 20’yi geçmiş olması, küçük çaplı yolsuzluklarda hala sorunların sürdüğünü gösteriyor. Yüzde 26’lık bir dilimin kamu işlerini kişisel bağlantılar ve tanıdıklar aracılığıyla halletmiş olması da kamu hizmetlerinin eşitlikçi bir anlayışla verilmediğine işaret etmektedir.”

Araştırma nasıl yapıldı?

IPSOS-Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından yürütüldü. Araştırma Türkiye genelinde 18 yaş ve üzeri 2.000 kişi ile bilgisayar destekli telefonla görüşme (CATI) yöntemiyle
yapıldı. Veriler adrese dayalı nüfus kayıt sistemi (ADNKS) verileri kullanılarak cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi kriterlerinde Türkiye temsili olacak şekilde ağırlıklandırıldı. Görüşmeler 8 - 22 Şubat 2016 tarihleri arasında yapıldı.

Yolsuzluk nerede yoğun?

Yerel yönetimler %50
Siyasi partiler  %50
Medya   %50
Meclis   %49
Özel sektör  %41
Eğitim kurumları %36
Sağlık kurumları %35
Yargı   %34
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.