Uzlaştırma savcıları, dava açılmadan 3 bin kişiyi barıştırdı
 
Türk Ceza Kanunu'na 2006 yılında giren uzlaşma hükmünün pilot olarak uygulandığı İzmir'de savcılar Nazan Pekcan ve Uğurcan Sevinç Kızıloğlu taraflara, 34 kişilik ekiple barış sürecinin faydalarını anlatıyor. 

Uzlaşmanın daha önceleri karakollarda sağlanmaya çalışıldığını ancak olayın sıcaklığıyla tarafların birbirini affetmekten uzak olduğunu belirten savcılar, 'olayın serinlemesi' dedikleri yöntemin esas alındığını söyledi. Uzlaşma yönteminde hemen dava açılmadığı için kimsenin suçlu ya da şikâyetçi olarak görülmediğini, olayın tarafları arasında barış şartlarının görüşüldüğünü anlatan Pekcan ve Kızıloğlu, mağduriyeti giderecek oranda şartlar öne sürülmesi gerektiğini, adalete aykırı durumlarda ise müdahale edildiğini söyledi. Barışı tesis ederken birinin diğerini ezecek kadar üstünlük kurmasına da asla izin vermediklerini vurgulayan savcılar, tarafların barışıp adliyeden mutlu ayrıldığını görünce gayretlerinin arttığını ifade etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak da uzlaşma müessesesinin, toplumsal barış için çok önemli bir mekanizma olduğunu kaydetti. Bir yılda 3 bin kişinin uzlaştığı İzmir'de savcılar karşısında ilginç pazarlıklar da yaşandı. Bazı örnekler şöyle: 

Mesai arkadaşlarıma çay söylesin: Belediye otobüsü şoförü Erkan Akar ile taksi şoförü Ayhan Lüleri'nin trafikteki tartışması adliyeye taşındı. Akar, küfreden Lüleri ile ilgili şikâyetini, kendisine ve mesai arkadaşlarına çay ısmarlayıp özür dilemesi şartıyla geri çekti. 

30 ağaç diksin: Kendisine hakaret edildiği iddiasıyla adliyeye giden ve uzlaşma masasına oturan bir kişi, şikâyet ettiği kişiyle barışmayı kabul etti. Barışma şartı olarak ise şikâyet ettiği kişiden 30 ağaç dikmesini istedi. Uzlaşma uzmanı, ağaç dikmesinin değil, dikilmesi için bağışta bulunmasının daha makul olacağını belirtti. Her iki taraf da kabul edince söz konusu kişi, TEMA'ya 30 ağaçlık bağışta bulundu. Bağış makbuzunu adliyeye getirince hakkındaki soruşturma düştü.

 
Huzurevinde yaşlılara kitap okusun: Basit yaralama suçundan adliyeye çağrılan kişiye, uzlaşma isteyip istemediği soruldu. Uzlaşma yanlısı olan taraflar, uzmanların yanında bir araya getirildi. Olayda yaralanan kişi, şikâyetçi olduğu kişinin huzurevinde yaşlılar için kitap okumasını istedi. Bu isteği kabul eden diğer kişi, bir ay boyunca belirlenen günlerde huzurevine giderek, yaşlılara istedikleri kitapları okudu. 

Okulda bir ay temizlik yapsın: Komşusuyla tartışan ve ona hakaret ettiği için adliyelik olan bir kişi, komşusunun teklifi üzerine uzlaşmayı kabul etti. Uzman tarafından yan yana getirilen taraflardan zanlı olan, komşusunun okulda bir ay boyunca haftada bir gün temizlik işlerine yardımcı olması şartını kabul etti. Uzlaşma uzmanı, hakaret edeni, oturduğu yere yakın bir yerde belirlediği okulda bir ayda dört gün temizlik yapmakla görevlendirdi. Böylece olay, yargılama olmadan tatlıya bağlandı.



Zaman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.