VAVEK: 'Bazı vergi düzenlemeleri Anayasa'ya aykırı'


Ankara- VAVEK'ten yapılan açıklamada "torba kanun" adı altında farklı hususları düzenleyen konularda yasal düzenlemeler yapılmasının, kanunların yapısını zedelediğini ve uygun bir kanun yapma tekniği olmadığına dikkat çekildi. TBMM yöneticilerinin, partilerin ve milletvekillerinin bu konuda gerekli hassasiyeti göstermelerini isteyen VAVEK, 6009 sayılı Torba Kanun'la yapılan vergi düzenlemelerinin bazılarında anayasaya aykırı unsurlar bulunduğunu ifade etti. Kanunla Maliye Bakanlığı'na hukuksal dayanağı olmayan vergi koyma ve kaldırma yetkisi verildiği vurgulayan VAVEK, Torba Kanun'la getirilen ve daha önce Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği bazı hükümlerin yerine yapılan düzenlemelerde yüce mahkemenin gerekçelerinin göz ardı edildiğini ileri sürdü. Açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin, ücretlerle diğer gelirlerin aynı oranda vergilendirilmesini Anayasaya aykırı bulduğu ve iptal ettiğinin anımsatan VAVEK, yeni yasada ise sadece yıllık ücreti 50 bin TL'yi aşanlara, 50 bin TL ile 76 bin 250 TL arasındaki tutar için bir avantaj sağlandığı belirtti.

Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinin, ücretlerin diğer gelirlerden daha düşük vergilendirilmesini öngören "ayrım ilkesi" olmasına karşın sadece 50 bin TL'nin üstündeki ücretler için düşük vergilendirme getirildiğini belirten VAVEK, bu durumun Anayasa'ya aykırılığı ortadan kaldırmadığını ifade etti. VAVEK, yeni kanun hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması durumunda ayni gerekçe ile yeni hükmün de iptal edilmesi kuvvetle muhtemel olduğunu aktardı. VAVEK, Anayasa Mahkemesi'nin bir başka kararıyla, dar mükelleflerin (Türkiye yerleşik olmayanlar) sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri kazançlarından kesinti yoluyla yüzde sıfır oranında vergi alınmasının Anayasa'nın ödeme gücü ve vergide eşitlik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğine değindi. 

'Yeni yasa eşitsizliği ortadan kaldırmıyor'

Yeni yasanın Türkiye'de yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin aynı kazançlarından da kesinti yoluyla vergi alınmamasını öngördüğünü ancak tam mükellef kurumlar ile sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri kazançları ticari faaliyetlerine dahil olan gerçek kişilerin bu gelirler üzerinden yine vergi ödemek zorunda kalacaklarını aktardı. Yeni yasanın eşitsizliği oradan kaldırmadığını vurgulayan VAVEK, şu açıklamalarda bulundu: "Verginin kesinti yoluyla alınması veya beyanname verilerek ödenmesi sadece bir tahsil yöntemidir. Oysa Anayasa Mahkemesinin kararına esas olan Anayasanın ödeme gücü ve vergide eşitlik ilkeleri, tahsil sekline değil ödenen verginin yüküne ilişkindir. Stopaj yabancılar için nihai vergidir. Dolayısıyla yabancılar sıfır vergi yükü ile kazançlarını yurtdışına götürmeye devam edeceklerdir. Oysa yerli kurumlar bu kazançlarını beyan etmek zorunda olduklarından kazançları üzerinden kurumlar vergisi ödeyeceklerdir. Yerli şirketler stopajla birlikte yüzde 32 oranında vergi yüküne katlanırlarken yabancılar için sıfır oranda vergi yükü söz konusu olacaktır. Anayasa Mahkemesi'nin bahis konusu iptal kararının gerekçesinde, gelirin niteliğinde farklılık yoksa mükellefin mukimliğinin vergilemede farklılık nedeni olamayacağı, 'mali güç' ve 'vergide eşitlik' ilkelerinin mali gücü ayni olanların ayni, mali gücü farklı olanların ise ayrı oranda vergilendirilmesini öngördüğü belirtilerek düzenlemenin bu gerekçeyle iptal edildiği açıkça ortaya konulmuştur. Yapılan yeni düzenleme, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına dayanak teşkil eden mali güç ve vergide eşitlik ilkelerine aykırılığı ortadan kaldırmadığından, yeni düzenlemenin de Anayasaya aykırılığı açıktır."

'Geriye dönüş düzenleme yapıldı'

Anayasa Mahkemesinin önceki yıllarda hak kazanılan yatırım indirimden 2008 yılından sonraki yıllarda yararlanılmayacağına ilişkin yasa hükmünü iptal etmesi üzerine, 6009 sayılı Torba Kanunla yapılan yeni düzenleme ile süre sınırlamasının kaldırıldığını, ancak, yararlanılabilecek yatırım indirimi kazancının yüzde 25'i ile sınırlandırıldığını anımsatan VAVEK, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Yatırım indirimi istisnası kaldırılmadan önce böyle bir sınırlama bulunmadığından, bu düzenleme ile geriye dönük bir düzenleme yapılmış bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinde geriye dönük düzenlemelerle kişilerin haklarının, hukuki istikrar ve güvenlik ilkesi gözetilmeden kısıtlanmasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı öngörüldüğünden, yapılan bu düzenleme de ayni gerekçeyle Anayasaya aykırıdır."

'Maliye Bakanlığı'na tanınan yetkiler kaygı verici'

Kanunda yer alan ve denetim elemanlarının Maliye Bakanlığı'nın görüşlerine aykırı rapor düzenleyemeyeceklerine ilişkin hükümlerin kaygı verici olduğunu vurgulayan VAVEK'in açıklamasında, "Denetimin bağımsızlığını zedeleyici mahiyettedir. Yine torba kanunda yer alan, Maliye Bakanlığı'nın mükelleflere verdiği özelgelerin ve yayımladığı sirkülerlerin bağlayıcılığına ilişkin düzenlemeler ise hukuki kaynak olarak hiçbir bağlayıcı olmayan idare görüşlerine bağlayıcılık vasfı tanımak suretiyle Anayasa'nın 73. maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu durum İdarenin vergi koyma ve kaldırma yetkisine sahip olması anlamına gelecek uygulamalara neden olabileceğinden kaygı ile karşılanmaktadır" denildi.



ANKA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.