Yargı, yeni anayasa bekliyor
Alkan, toplumsal katılımı ve uzlaşmayı esas alan yeni bir anayasa beklediklerini söyledi. Mevcut anayasanın, ihtiyaçları karşılamadığı gibi bazı sorunların kaynağı haline geldiğini belirterek "Gerçekten de 1982 Anayasası, meşruiyeti hep tartışılmış, eskimiş ve çağımızın gerisinde kalmıştır. Yeni anayasa mutlaka yapılmalıdır." dedi. Alkan, siyasetçilerin yargı mensuplarına yönelik eleştirilerine de değindi. "Yargıya karşı en büyük özeni halkın temsilcileri göstermelidir." ifadesini kullandı. Adli yıl açılış törenine, Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, çok sayıda bakan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel de katıldı. 

Yargıtay Başkanı Ali Alkan, hukukun üstünlüğünün, yönetenlerin bizzat kendi koydukları kurallarla kendilerinin de bağlı olmaları şeklinde ortaya çıktığını dile getirdi. Alkan, "Hukukun üstünlüğünü sağlamanın öncelikli şartı, yönetenlerin hukuka saygılı olmalarıdır. Devletin meşruiyet kaynağı millet, sınırları hukuk, amacı ise hukukun üstünlüğüdür." dedi. Erkler ayrılığı sisteminin temel özelliğinin devletin mutlak hükümranlık gücünün bir kimsede, bir zümrede, bir erkte toplanmasına izin vermemesi olduğunu vurguladı. Alkan, "Hiçbir erk diğeri için ayak bağı olmadığı gibi onay makamı da değildir. Her erk mevcudiyetini ve meşruiyetini diğer erklerin varlığından ve belirlediği sınırlardan alır. Erkler birbirlerinin takdir yetkileri içinde kalan düzenleme, uygulama ve hükümlerine saygılı olmak durumundadır. Yargı bağımsızlığı, yargıcın onurudur. Bu onur özlük haklarından fiziki ve sosyal imkanlardan bağımsız olarak tek başına savunulur. Gerek yapısal gerekse karar alma süreçlerine ilişkin müdahaleler hiçbir şekilde kabul edilemez." ifadelerini kullandı. 

HAKİM, GÜNLÜK SİYASETTEN UZAK DURMALI 

Yargıtay Başkanı, hukuk devletinin temel gereklerinden birisinin de yargının tarafsızlığı olduğunu vurguladı. Hakimin günlük siyasetin ve güncel tartışmaların etkisinden uzak olması ve taraflar üstü davranması gerektiğini söyledi. Yargı düzeninin eleştiriye açık olduğunu, hatta demokratik toplumun sorgulayıcı ve geliştirici araçlarından biri olarak eleştiriyi talep edip yararlı bulduğunu anlattı: "Ne var ki, özellikle siyasi kimlik taşıyan kurum temsilcilerinin yargıya ve yargıçlara yönelik hakarete, aşağılamaya varan kabul edilemez ifade ve açıklamaları karşısında yargı kurumlarının sessiz kalması, bu açıklamaların haklılığını kabullenmesinden değil, ortaya çıkacak polemiklerin yargının saygınlığı ile bağdaşmayacağı düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Yargı, üzerinden siyasi söylem geliştirilecek popülizm yapılacak bir alan değildir. Halkın meşru hak arama mercii olan yargıya karşı en büyük özeni halkın temsilcileri göstermelidir. Bazı davalarda eksik ve doğru olmayan bilgiye dayalı olarak kamuoyunun ısrarla yanlış yönlendirilmesine üzülerek şahit olmaktayız. Olayın oluşu, dosyadaki delil durumu, mahkemedeki gerekçeli kararların içeriği bilinmeden, suç ve cezada kanunilik, şüpheden sanığın yararlanacağı gibi evrensel ilkeler gözetilmeden yapılan bu eleştiriler, yargıya ve devlete olan güvene büyük zarar vermektedir." 

Yargıtay Başkanı, yargının bağımsızlığına tesir eden en önemli etkenlerden birisinin de medya olduğunu söyledi. Sosyal bir güç haline gelen medyanın, farkında olarak ya da olmayarak yargılamanın seyrini etkileme tehlikesi oluşturduğunu anlattı: "Bazen de kendilerini yargılama makamı yerine koyup masumiyet karinesinin aksine kişileri mahkum etmektedir. Soruşturması ve kovuşturması devam eden konularda kamuoyu oluşturup yönlendirecek şekilde yayın yapmaktan ve en önemlisi de yargısız infazdan kaçınmalıdır." 

TERÖRÜN İSTİSMARININ FARKINDAYIZ 

Ali Alkan, ifade özgürlüğünün belli bir düşünceye sahip olabilme ve bunu paylaşıp yayabilme özgürlüğünü ifade ettiğini belirtti. Türkiye'de bugün itibarıyla ulusal mahkemeler ve AİHM'ye ifade özgürlüğü alanında giden dava dosyaları sayısı dikkate alındığında bir ifade özgürlüğü sorunu bulunduğunun görüleceğini dile getirdi: "Bu sorunu, başta ifade özgürlüğü olmak üzere hak ve özgürlükleri istismar eden terörist yöntemler çözümü güçleştirmektedir. Terörist yöntemlerle ifade yöntemleri birbirinden ayrılmalıdır. Şiddete teşvik, ırkçılığa çağrı ve nefret içeren ifadelere geçit vermemeli ancak kamu gücünü temsil edenler de toleransı elden bırakmamalıdır. Yargı, terörün hangi özgürlükleri istismar aracı olarak kullandığının farkındadır. Biz devletimizin hukukun üstünlüğü ilkesi içinde kalarak terörü sona erdireceğine gönülden inanıyoruz.'' 

Yargıtay'ın iş yüküne de değinen Ali Alkan, son 4 yılda yıllık ortalama 650 bin dosya geldiğini, bunlardan her yıl 550 bininin incelenip karara bağlanabildiğini söyledi. Sonuç olarak 2007 yılı başında 650 bin olan arşivde bekleyen dosya sayısının 2011 yılı sonu itibarıyla 1 milyon 150 bin rakamına ulaştığını kaydetti. TCK'da her yıl yapılan değişikliklerin iş yüklerini artırdığını anlattı. 

82 Anayasası eskidi, yeni anayasa şart 

Yargıtay Başkanı Ali Alkan, konuşmasında yeni anayasa konusuna da değindi. Yeni anayasanın, mutlaka toplumsal katılımı, uzlaşmayı esas alması gerektiğini söyledi. Anayasa'nın artık ihtiyaçları karşılamadığı, sorunları çözmediği, hatta bazı sorunların kaynağı olduğunun geniş kesimlerce yüksek sesle ifade edildiğini anlattı: "Gerçekten de 1982 Anayasası, meşruiyeti hep tartışılmış, eskimiş ve çağımızın gerisinde kalmıştır. Bugün ülkemizin önceliklerinden birisi de yeni bir anayasadır. Yargıtay, sivil inisiyatifleri, siyasi ve sosyal kurumları ile toplumun yeni bir anayasayı ihtiyaç duyarak beklediğini görmektedir. Yeni anayasa, mutlaka toplumsal katılımı, uzlaşmayı esas almalıdır." (Zaman)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali ben 4 yıl önce

yargı yeni anayasayı bekliyormuş.... katılmıyorum, kim demiş yargı yeni anayasa istiyor. git sor yargıya haberi var mı yeni anayasa istediğinden... yine bir zaman klasiği... içerden birisi olarak söylüyorum yok öyle bir şey...