“Yargıtay'dan kararı bozmasını bekliyorduk“
 
Mardin'de 13 yaşındayken iki kadın tarafından aralarında asker, memur, esnaf ve öğretmenlerin de bulunduğu 26 kişiye pazarlanan ve kamuoyunda 'utanç davası' olarak bilinen N.Ç'nin temyiz davasında, Yargıtay 14'üncü Ceza Dairesi'nin kız çocuğunun rızası olduğu gerekçesini dikkate alması, küçük mağdurun avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir'in tepkisine yol açtı.
 
Baydemir, Yargıtay'dan kararın bozulmasını beklediklerini ifade ederek, "Dosya, 13 aydır Yargıtay'da, yargılama 11 yıla giriyor. Dolayısıyla hukukun geç işlemesi de bir meseledir. Yargıtay, Türkiye ve dünya gündemine gelmiş böyle bir dosya ile ilgili niye 13 ay süren bir inceleme yapıyor. İvedilikle incelemesini yapacaktı ve dosyayı bozacaktı. Ama yapmayarak, dosyanın ceza bakımından da zaman aşımına girmesine neden oluyor. Bu konuda ivedilikle yasal düzenleme yapılması gerekir."dedi.


 
Kamuoyunda, "Utanç davası" olarak bilinen N.Ç. davası ile ilgili Yargıtay 14'üncü Ceza Dairesinin kararının değerlendiren N.Ç'nin avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir, küçük mağdura cinsel saldırı suçunu işleyen aslında 33 sanık olduğunu, bazılarının bulunmaması nedeniyle dosyalarının ayrıldığını ve şu anda Yargıtay'ın 26 sanıklı dosya ile ilgili karar verdiğini söyledi.


 
YARGITAY İNDİRİM UYGULADI

Baydemir, dosyada beraat edenler olduğu gibi 1 yıl ile 4 yıl 10 ay arasında ceza alanlar olduğunu belirterek, "Sadece 2 kadına 9 yıl hapis cezası verildi. Gerekçe olarak kadınların iffetsiz yaşam sürdüklerine yer verildi. Böylesi bir ayrıma gitti. Bizzat fiili işleyen adamlara ise 1 ile 4 yıl arasında hapis cezaları verildi. Neden bu kadar az cezalar verildi. Çünkü çocuğun rızası var denilerek o zaman TCK'nın indirim öngören maddeleri devreye konularak çocuğun rızası var denilerek indirim uygulandı." dedi.
 
"YARGITAY, KISMI DÜŞME İLE ZAMAN AŞIMINI KABUL EDİYOR"

N.Ç'nin avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir, çocuğun rızası var denilerek alıkoyma suçundan tamamiyle zaman aşımı hükümlerine başvurulduğunu da ifade ederek, "Dolayısıyla biz bunun hukuka, yasalara aykırı olduğundan bahisle temyiz ettik. Şu anda henüz gerekçeleri elimizde olmamakla birlikte onama kısmı, bozma kısmı ve düşme kısmı diye bir karar özeti var. Ama, düşme Yargıtay'ın zaman aşımını kabul ettiğini gösteriyor. Dolayısıyla şu anda yargılamanın yeniden başlaması durumunda dahi biliyorsunuz tecavüz suçu ile ilgili zaman aşımı da gündeme gelecek" dedi.


 
Türkiye'de, işkence, gözaltında tecavüz ya da eşlerini öldüren erkeklerin cezasız kaldığını da söyleyen Baydemir, şöyle konuştu:
 
"İKİNCİ BİR YARGILAMADA SANIKLAR ZAMAN AŞIMINDAN CEZASIZ KALACAK"

"İkinci bir yargılama başlaması durumunda da zaten zaman aşımı gerçekleşeceği için failler cezasız kalacak. O nedeniyle hukuk mentalitesi tersinden işliyor maalesef. Tecavüzcüler, çocuk istismarcıları dışarıda. Sadece N.Ç. davası üzerinde konuşmak istemiyorum. Tekil bir davada bakmamak gerekiyor. Dolayısıyla bir çocuğun rızası var veya yok diyemezsin bir insan olarak, bir hukukçu olarak. Hukuk tersinden işliyor, adalet tersinden işliyor. Hiç bir tecavüz dosyasında bugüne kadar tek bir fail ceza almadı. Hak eden cezaya kim çarptırıldı ki? Yargıtay'ın sadece bozma yapması gerekiyordu. Adaletin işlemesi bakımından sadece kararın bozulması gerekiyordu. 13 ay sürmemesi bekleniyordu. Dosya 13 aydır Yargıtay'da, yargılama 11'inci yıla giriyor. Dolayısıyla hukukun geç işlemesi de bir meseledir. Yargıtay, Türkiye ve dünya gündemine gelmiş böyle bir dosya ile ilgili niye 13 ay süren bir inceleme yapıyor. İvedilikle incelemesini yapacaktı ve dosyayı bozacaktı. Yerel mahkeme uluslararası sözleşmelere ve çocuk koruma kanunlarına atıfta bulunarak adil bir yargılama başlatacaktı. Sonuç ortada ulaşacağımız sonuç belli. Burada adil bir sonuca ulaşacağımız görülmüyor. Zaman aşımı bakımından AİHM'e götürmüştük davayı. Biz uyarmıştık ve maalesef dediklerimiz doğru çıktı. Bunu da AİHM'le paylaşmak durumundayız."

CHP, çocuk tanımının yapılmasını istedi
 
HSYK'DAN ADİL KARAR BEKLENİR Mİ?

Yargıtay'ın N.Ç. davası ile ilgili kararına gösterilen tepkileri de değerlendiren avukat Baydemir, "Zaten tepki işe yarar bir tepki olsaydı ya da zedelenen adaletin onarılması istenseydi, hızla yasal mevzuatta pozitif bir yasal değişiklik yapılması gerekirdi. Tecavüz vakaları çok fazla, dosyaların bir an önce sonuçlanması için mağdurun bir tecavüzcü ile evlendirilmesini öngören bir HSYK'dan nasıl adil karar beklenir bilemiyoruz. Beklentimiz ivedi, işin uzmanlarının işin içine katıldığı bir hızlı yasal süreç gereklidir" diye konuştu.
 

Yargıtay'dan yorumlara cevap


DHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
BURHAN İŞCAN 6 yıl önce

Üçer beşer karı almak için ceza yasasından zinayı suç olmaktan çıkaranlar, yargıyı ele geçirmek maksadıyla yargıyı kabahatli gösteriyorlar. TBMM değilmi yeni ceza yasasını çıkaranlar,zinayı suç olmaktan çıkarıp, zinada rıza yaşını düşürenler? Peki şimdi bu mugalatalar niye? Çünkü artık bu yasayı yapanların nasıl münafıklar olduğu ortaya şamar gibi çıkıyor. Sürüleri bu şekilde önyargılarla etkileyip peşin hüküm oluşturmak için aldatabiliyorsunuz da Allah'ı nasıl aldatacağınızı zannediyorsunuz. Bu ülkede yasaları yargıtay yapmıyor. Yargıtayın görevi yazılı yasaya uygun hukuk birliği şeklini sağlamak, yasaya yorum getirmek de değil. Mugalatalar uçuşuyor, suça itilen ve suçtan zarar gören çocukların sözü edildiğinde; Ogün Samast ve taş atan çocuklar suç işleyen ve suça itilenlerdi. Bu kız ise suçtan zarar gören.Tıpkı çocuk gelinler ve şiddete maruz kalan diğer çocuklar gibi. 18 Yaşını doldurmamış kişiler çocuk sayılır. Reşit değildir. Vesayet altında yani haminin himayesindedir. Veli sıfatında olan kişilerdedir sorumluluk. Asıl sorumluluk da devlettedir. Devlet, diğer sorumlu velilerden hesap sormalıdır.Avrupa da özellikle Almanya'da sorumluluklarını yapmayanların elinden çocuklar alınır. 12 Yaşında kızını pazarlayan canavarlardan hesap sorulmuyor yargıdan hesap soruluyor. Bunun adı BUTLAN HUKUKUDUR. Hukuken olmayan bir şeyi olmuş gösterme hukukudur. Yolsuzluk ekonomisi politikalarında hukuk butlanlar üzerine kurulur. Reşit olmamış çocuğa rıza sorulmaz, RIZAYI GÖSTERECEK VELİSİDİR. CEBİR KULLANILMIŞSA ŞİKAYET EDECEK OLAN DA VELİSİDİR. Veli sorumsuzca kızını pazarlıyacak, şikayet etmeyecek sonra kız o ortamdan kaçacak birileri çocuğa sahip olup şikayet edecek; baş suçlu kim sizlerce? Küçük yaşta çocukları gelin etmeyle bu olay arasında ne fark var? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı hangi amaca hizmet ediyor? Mugalata bu işte. Yargılamada dikkat edilen husus bu. KIZIN VELİSİ RIZA GÖSTEREN. Ortada zorla alıkoyma ve kaçırma yok. PAZARLAMA SÖZ KONUSU. SUÇLU KİM? PEKİ SUÇLUDAN ŞİKAYETCİ OLUNMUŞ MU? YASA ÇIKARMAK SORUMLULUK DEMEKTİR. HER ÖNÜNE GELEN YASA ÇIKARIRSA VE BU POLİTİKALAR SORGULANMAZSA, DAHA DA ÖNEMLİSİ PARTİ POLİTİKALARI DEVLET POLİTİKASI DİYE YUTTURULURSA SİSTEM MAĞDURLARININ ÇEŞİDİ VE SAYILARI PEK ÇOOOOOK OLUR.