'Yetki yürütmenin eline geçiyor'
"SAĞDUYULU SESE KULAK VERMEK LAZIM"
     
Konferans öncesi gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Feyzioğlu, iç güvenlik paketiyle ilgili,  “Bu iç güvenlik paketi kanunlaşacak olursa yargının soruşturmaya ilişkin pek çok yetkisi yürütmenin eline geçiyor. Yani ilk defa vali ve kaymakamlar, adli soruşturmada savcıyı by-pass edip polise emir ve talimat verir hale geliyorlar. Ayrıca önleyici tutuklamalar, tutuklama şartlarının üzerine yeni bir neden ilave edilmesi. Bunlar hep baskının, idare tarafından düşüncesini açıklamak isteyen kişilerin üzerine polis ve jandarmayla vali ve kaymakam emriyle gidilmesinin yeni araçları olacaktır" şeklinde konuştu.

Her görüşten 33 baro başkanı ile Meclis’te görüşmeler yaptıklarını anlatan Feyzioğlu, “Aynı konuda ‘sakın yapmayın’ dediyse bu sağduyulu sese kulak vermek lazım. Burada siyasi partilere ilişkin ideolojik düşüncelerimizi bir kenara, Türkiye'nin her siyasi görüşü temsil eden başkanlarımız kaygılarını dile getirmek üzere Meclis’te idi. Bu, dünyanın neresinde olursa büyük ses getirir" ifadelerini kullandı.

"YANLIŞ YAPTIĞINI DÜŞÜNÜRSEK SÖYLERİZ"
Anayasa Mahkemesi'nde yaşanan başkan değişimine ilişkin görüşleri sorulan Feyzioğlu, "Hayırlı olsun demek lazım" dedi. Feyzioğlu,  kişileri göreve geldikleri andan itibaren 'şucu' ya da 'bucu' şeklinde nitelememek gerektiğini belirtti. Feyzioğlu, "Kişiler üzerinden değil, işlemler üzerinden değerlendirme yaparız. İşlemlerini görürüz, yanlış yaptığını düşünürsek söyleriz, doğru yaptığını görürsek de teşekkür ederiz" diye konuştu. Hakan Fidan'ın milletvekili adaylığı sorulan Feyzioğlu, bunun bir hak olduğunu, bundan sonrasını bekleyip göreceklerini sözlerine ekledi.

"BU BANKALAR KANUNU KAPSAMINDA SUÇTUR"
bank asya’da yaşanan süreç ve BDDK’nın uygulamalarına ilişkin banka avukatlarının dile getirdiği ‘müşterilerin sır sayılabilecek özel bilgilerinin banka dışına çıkarıldığı’ yönündeki açıklamalarını değerlendiren Metin Feyzioğlu, “Ülkenin Cumhurbaşkanının zamanın Başbakanının bir bankayı batırabilecek cümleleri fütursuzca söylediğini duyduk. Benim bildiğim bu. Bunu her hangi bir vatandaş yapsa çoktan kelepçelenip götürülmüştü. Bir Cumhurbaşkanı ‘bu bankaya güvenmeyin’ anlamında sözler söylerse bu Bankalar Kanunu kapsamında suçtur. Zaten sorumluluk sahibi hiç bir vatandaş da zincirleme reaksiyon doğurma ihtimali bulunan bir cümleyi zaten sarf etmez. ‘Bu banka güvenilmez’ diye bir vatandaş söylese sıkıntı yaratır. Kaldı ki devletin elinde yetkiler vardır, güvenilmezse delil araştırması yaparsın, gereğini de ondan sonra icra edersin. Bir başka husus, bildiğimiz kadarıyla üye yapısı 15 yıldır değişmemiş bir bankanın üye yapısına ilişkin bu sorular acaba bugün mü akla geldi? Bugün akla geldiyse bunun sebebi ne? Bu, bal gibi, buz gibi siyasi bir operasyon izlenimi vermektedir. Öç alma devri artık bitmek zorunda. Türkiye’de herkes iktidar oldu, herkes muhalefet oldu. İktidardayken zulmetti, muhalefetteyken zulüm gördü. Ama bu topraklarda zulüm hiç bitmedi, yeter artık" diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.