YGS iptal edilirse neler olur?


İSTANBUL - ÖSYM, milyonlarca adayı yakından ilgilendiren YGS ve LYS sürecine nasıl hazırlanıyor? Soruları kaç kişi, nasıl belirliyor? Basım aşamasında neler yaşanıyor? Sınav güvenliği nasıl sağlanıyor?

İşte merak edilen sorular...

Aralık ayında süreç başlıyor; ardından hummalı ve sıkı bir çalışma geliyor. Milyonlarca kişinin kaderini belirleyen sınavda en ufak bir aksaklık krize neden olabiliyor.

Uğur Dershaneleri Genel Müdür Yardımcısı Turgay Polat, işte bu yoğun ve tempolu sürecin perde arkasını ntvmsnbc'ye anlattı.

Polat, ayrıca YGS'de yaşanan şifre skandalını da değerlendirdi. Her sınavın bir şifresinin bulunduğunu belirten Polat, geçmişte bu şifreyi ölçmek için kullanılan yöntemin küçükten büyüğe dizmek olduğunu söyledi.

Bu sene yaşanan sıkıntının adaya özgür kitapçıktan kaynaklandığını ifade eden Polat, "Seçenekler bilgisayar yardımı ile dağıtıldı ve algoritma iyi saklanamadı. Bu durumda şaibe oluştu. ÖSYM Başkanı da bunu anlatmak yerine saklamayı tercih etti ve sorunlar büyüdü" dedi.

YGS'nin iptalinin doğru bir karar olmadığını, aksi taktirde adayların mağdur olacağını belirten Polat, LYS'ye adapte olunmasını ancak önümüzdeki sınavda kişiye özgü kitapçık uygulamasından vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.

İşte Polat'ın açıklamaları:

- Haziran ayında sınav gerçekleşiyor ve Ağustos ayında sonuçlar açıklanıp adaylar, üniversitelere yerleşiyor. Peki ondan sonraki süreç nasıl işliyor? Yani ÖSYM, bir yıl içerisinde yeni sınava nasıl hazırlanıyor?
ÖSYM, her yıl üniversite giriş sınavıyla beraber 75 değişik sınav daha yapıyor. Dolayısıyla sınav süreci ÖSYM için hiç bitmiyor. Zaten bu sorunların temelinde de ÖSYM'nin uzmanı olmadığı KPSS ve ALES gibi sınavları yapması yatıyor.

Üniversite sınavlarında süreç her yılın Aralık ayında başlar. O yılın başvuru kılavuzu hazırlanır ve bu kılavuza göre Ocak ayında başvurular alınır. Başvurulara göre; iki farklı çalışma yürütülür: Sınav organizasyonu ve soruların hazırlanması...

BAŞVURULARA GÖRE İKİ FARKLI ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR
Sınav organizasyonunda; sınava başvuran (Örneğin bu yıl 1.7 milyon aday) öğrencilerin verdiği sisteme aktarılır ve kontrol edilir. Bu bilgilere göre sınav salonları ve sınav için gerekli personel sayısı çıkarılır. Daha sonra adayların, tercihlerine göre sınav salonlarına dağılımı yapılır ve sınavı yapacak gözetmen kadrosu oluşturulur.

Mart ayı başında ise YGS giriş belgeleri adaylara elektronik ortamda sunulur. Burada en önemli ayrıntı adayların bilgilerinin doğruluğu ve sınav yerlerinin doğru dağıtılması. Tabii bu süreçte cezalı salonlar ve okulların yanı sıra görev verilmeyecek personelin görevlendirilmemesi de önemli.

SORULAR, SINAVDAN 45 GÜN ÖNCE HAZIRLANMAYA BAŞLANIYOR
Sınav sorularının hazırlanması kısmında ise; soruları hazırlayacak ekip sınava 45 gün veya bir ay kala davet edilir. Davet anından itibaren kapalı dönem başlar. Bu dönemde soru hazırlayan ve soruları yazan ekip bütün dış iletişimden yoksun bırakılır.

Ekip, ÖSYM'nin kozmik odasında çalışır ve bu odaya sadece ÖSYM Başkanı girebilir.

SORU VE EKİBİ VE MATBAADA KAPALI DÖNEM
Ekip, daha önceden tüm ihtiyaçları kapalı bölgeden karşılanacak şekilde içeriye alınır. Bu ekibin hazırladığı sorulardan oluşan kitapçık - hiçbir zümre birbirinden haberdar olmadan - matbaaya getirilir. Bu kitapçığın gelişinden itibaren matbaada da kapalı dönem başlar ve bu dönem sınav uygulamasının bitmesinden bir saat sonra sona erer.

Matbaada üretilen kitaplar, mühürlü kapalı torbalarla önce il ve ilçe sınav merkezlerine, oradan da sınav uygulanacak okula ve sınav uygulaması yapılan salona getirilir. Mühürler salonda açılır ve sınav uygulanır. Bu işlem bütün sınavlarda aynı şekilde uygulanır.

- Hazırlık aşamaları ne zaman ve nereden başlıyor?
Hazırlık aşamaları sınava girecek aday sayısına göre değişir. Sınav başvuru kılavuzu ile başlayan bu süre, sayı arttıkça uzar.

Örneğin; üniversite sınavlarında bu süre üç ay önce başlarken, ALES'te ise iki aydır. 

HER DERS İÇİN AYRI BİR ZÜMRE
- Sınav sorularını kimler hazırlıyor? Bu hazırlayanlar öğretmen mi, yoksa özel bir çalışma grubundan mı?
Her ders için zümre kuruluyor. Bu zümreler yıldan yıla büyük oranda aynı kişilerden oluşuyor. Zaten bu zümreler, yeni bir soru yazmıyor; soru bankasından alınan soruları yeniden düzenleyip sınava dahil ediyor.

Burada iki önemli şey var; birincisi bu zümrelere, zümre başkanları tarafından oluşturulan "algoritma" veriliyor. Algoritma, sınavın nasıl düzenleneceği, şık dağılımı, zorluk derecesi dağılımı, müfredat kapsamı gibi konuları içerir.

İkinci ise; bir zümre diğer bir zümreyi asla görmez. Hazırlanan soruların son halini ÖSYM Başkanı görür ve onaylar. Onaydan sonra sorular matbaaya gider.

- Bu kişiler kim tarafından, nasıl seçiliyor? Hangi özellikleri göz önünde bulunduruluyor? Bu kişiler;
- Akademik altyapısı,
- Müfredat hakimiyeti,
- Daha önceden deneme amacıyla yazdığı soruları kalitesi,
- Güvenilirliği,
- Herhangi bir dershane ya da yayın kurumuna başlı olmamasına göre seçilir.

BASKI EMRİNİ ÖSYM BAŞKANI VERİYOR
- Sorular hazırlandıktan sonra, kim ya da kimler tarafından tekrar kontrolü gerçekleştiriliyor?

Sorulara son onayı zümre başkanları, baskı emrini ise ÖSYM Başkanı verir.

SORU HAZIRLAMA VE BASKI DÖNEMİNDE KİMSE KİMSEYİ GÖRMÜYOR
- Hazırlanan soruların sızma riskine karşılık ne gibi önlemler alınıyor?
Hem soru hazırlanırken hem de baskı aşamasında kapalı dönem uygulanıyor.

Hem soru hazırlayanların hem de kitapçığı basanların kesinlikle dışarı ile bir bağlantısı kalmıyor. Kısaca, bu dönemde kimse kimseyi görmüyor. Kitapçık basıldığında otomatik olarak paketlenip, çuvallara konuluyor ve ağzı mühürleniyor. Sınav bitmeden kimse dışarı çıkamıyor.

Soruları gördüğü halde dışarı çıkabilen tek isim var; o da ÖSYM Başkanı.

SORULAR, MATBAAYA ÖSYM KURYESİ İLE GÖNDERİLİYOR
- Soruların matbaaya gitme aşaması nasıl gerçekleştiriliyor? Burada güvenlik nasıl sağlanıyor? 
Sorular matbaaya her ders için ayrı şekilde CD içinde gönderiliyor. CD'ler zümrelerde şifrelenip poşete konuluyor ve ağzı mühürleniyor, matbaadaki sorumluya ise özel ÖSYM kuryesi tarafından veriliyor. CD, orada açılıp, sorular bilgisayara yükleniyor.

- Sorular, sınavdan ne kadar süre önce matbaaya gidiyor?
Sorular matbaaya sınava 15 gün kala gönderiliyor.

MATBAADA 14 KİŞİ GÖREVLİ
- Matbaa çalışanları için nasıl bir önlem alınıyor? Görev dağılımı nasıl yapılıyor?
Matbaada bu iş ile yetkili sadece 14 çalışan var. Bu insanlar uzun yıllardır orada çalışıyorlar ve sınavlardan önce dışarı çıkamıyorlar.

- Hep aynı matbaa ile mi çalışılıyor? Soruların basılacağı matbaa nasıl seçiliyor?
Burada yasal bir şey yok ama ÖSYM yıllardır METEKSAN ile çalışıyor.

- KPSS skandalında Meteksan Matbaası ile mi çalışılıyordu?
KPSS'de de METEKSAN ile çalışılıyordu. Ancak KPSS'de sorun matbaadan değil soruların dışarıda hazırlanmasında kaynaklanıyordu.

SORULARIN MİT TARAFINDAN KORUNMASI ABARTILI VE GEREKSİZ BİR UYGULAMA
- YGS sınavından önce geniş önlemlerin alınacağı, bu kapsamda ÖSYM'nin yapacağı tüm sınavlarda sızma şüphesinin ortadan kaldırılması için soru kitapçıklarının güvenliğinin MİT'e emanet edildiği açıklanmıştı. Bu durumda nasıl bir işleyişe gidildi?

Bu abartılı ve gereksiz bir uygulama. ÖSYM'de, tüm sınavların hazırlanma ve gönderim sürecinden daha çok uygulama sürecinde sorunlar bulunuyor. MİT veya başka bir kurumun bunu engellemesi çok zor. Olması gereken; şeffaf ve güvenli sınav yapılmasıdır.

MİT ile ortak uygulama kitapçıkların dağıtılması ve geri toplanması kısmında çalışılıyor.

HER SINAVDA "ŞİFRE" VAR
- Sizce YGS'deki bu şifre çatlağı neden kaynaklandı?
YGS'de aslında sorun yanlış tanımlandı, ÖSYM Başkanı da dahil olmak üzere büyük bir bilgisizlikle konunun üzerine gidildi.

Her sınavda "algoritma" yani şifre vardır ve olmalıdır. Bu uygulama 35 yıldır her sınavda vardı. ABD'de de dünyanın başka ülkelerinde de bu uygulama yapılır.

Burada "algoritma"nın yapılandırılmasındaki uzmanlık eksikliğinden dolayı, algoritma iyi yapılandırılamamıştır. Bu algoritmayı düzenleyenler, adayların bunu fark etmemelerini sağlamakla yükümlüdür.

ADAYA ÖZGÜ KİTAPÇIK UYGULAMASINDA ALGORİTMA İYİ SAKLANAMADI
Dolayısıyla geçmişte bu algoritmayı ölçmek için kullanılan yöntem seçenekleri küçükten büyüğe dizmekti. Oysa şimdi adaya özgü kitapçık uygulaması ile seçenekler bilgisayar yardımı ile dağıtıldı ve algoritma iyi saklanamadı. Bu durumda şaibe oluştu.

ÖSYM BAŞKANI ŞİFREYİ ANLATMAK YERİNE SAKLADI
ÖSYM Başkanı da ilk günden itibaren bunu anlatmak yerine saklamayı tercih etti ve sorunlar büyüyerek devam etti.

Tabii bunun ötesinde; bu algoritmanın birilerine verilip verilmediğini yargı ortaya çıkarabilir.

LYS'DE KİŞİYE ÖZGÜ KİTAPÇIKTAN VAZGEÇİLMELİ
- Bundan sonra ne yapılması gerekiyor?
Bundan sonra YGS'nin iptali doğru olmayacağı için sonuçlar açıklanıp bir an önce adayların LYS'ye hazırlanmaları sağlanmalıdır. Ancak LYS'de kişiye özgü kitaptan vazgeçilmeli, sonuçlar herkese açık ve şeffaf olmalıdır.

SINAVI İPTAL ETMEK DEMEK, ÖĞRENCİLERİ MAĞDUR ETMEKTİR
- Sınavın iptali söz konusu olur mu? Şayet iptal edilirse, ne kadar süre sonra gerçekleştirilir? Bu durum öğrencileri nasıl etkiler?
Sınavın iptali, yargı kararı dışında idari olarak mümkün değil. Çünkü bu sınava giren 1.7 milyon öğrencinin emeklerinin iptali adil değil. En doğrusu; sorunu ve sorumluları bulmaktır.

Sınavı iptal etmek öğrencileri mağdur etmektir. İptal edilirse yeniden yapılması mümkün değil. Bu durumda da sistemin değişmesi lazım ki bu da bir çok yasal sorunu beraberinde getirir.

Eğer iptal edilirse birçok aday dava açacak ve hakkını arayacaktır.

ÖSYM TEK SEÇENEK OLMAKTAN ÇIKARILMALI
- ÖSYM bundan sonraki sınavlara nasıl hazırlanmalı? Geçen bu süreyi nasıl telafi etmeli?

ÖSYM en kısa sürede "enstitüye" dönüşmeli ve ölçme-değerlendirme açısından altyapısı sağlam hale getirilmeli.

ÖSYM'ye alternatif sınav merkezleri kurulmasına izin verilerek, tek seçenek olmaktan çıkarılmalı.

Şeffaf ve güven kavramlarını yeniden tanımlamalı.

Sınav yükü hafifletilmeli ve küçük sınavlar başka merkezlere ihale edilmeli.


GÖKSUN KÖK / ntvmsnbc

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.