Seçim sonuçları bir partinin tek başına hükümet kurmasına fırsat vermemiş görünüyor. Ülkemizde partiler arası diyalogun neredeyse sıfır düzeyinde olması ve seçim öncesi yaşanan yüksek tansiyon koalisyonun kurulma ihtimalini de zayıflatıyor. Umudumuz ülkeyi güçlü bir hukuk devletine dönüştürecek ittifak ve diyalog ortamının acilen kurulması.

Anayasamıza göre bakanlar kurulunun (hükümetin) göreve başlayabilmesi için güvenoyu alması zorunludur. Bakanlar Kurulu’nun güvenoyu alabilmesi için ise iki türlü durum söz konusudur.

Birinci durum Bakanlar Kurulu’nun Başbakan tarafından TBMM ye sunulması ve bu hususta meclisten güvenoyu talep etmesidir. Bu durum Bakanlar Kurulu’nun ilk kurulduğu dönemde alınması gereken güvenoyudur. Bu güvenoyu alınamadığı takdirde Bakanlar Kurulu göreve başlayamaz. Zira Bakanlar Kurulu TBMM ye karşı siyasi sorumluluk taşımaktadır. Göreve başlayabilmesi için yeterli desteği göremediği takdirde görevine de başlayamayacaktır.

Diğer durum ise Bakanlar Kurulu çalışmaya devam ederken Başbakan tarafından talep edilen güvenoyudur. Bu husus Anayasa’nın 111. maddesinde düzenlenmiştir.

Hükümetin çalışmaya devam ederken güven oyu istemesi siyasi zaruretlere dayanmaktadır. Örneğin hükümetin ilk kuruluş dönemindeki gücü ve istikrarı devam etmiyorsa, ülkede yaşanan siyasi ve ekonomik olaylar hükümeti zayıflatmışsa, ülkenin yeniden bir seçime ihtiyaç duyduğu düşünülüyorsa veya ufukta hükümet değişikliği söz konusu ise Başbakan meclisten güvenoyu isteyebilmektedir.

Anayasanın 111. maddesi uyarınca Başbakan’ın görev başındayken güvenoyu istemesi halinde 276 red oyu alındığı takdirde Bakanlar Kurulu güvenoyu alamamış sayılacaktır. Anayasa ile 276 red oyunun aranmasının nedeni hükümet istikrarını sağlama düşüncesidir. 276 sayısının özelliği meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunun hükümete karşı güven duymamış olmasının aranmasıdır. Bu çoğunluk sağlanamadığı takdirde görevi başında bulunan Bakanlar Kurulu güvenoyu almış sayılacaktır.

Türkiye’yi bugün itibariyle Anayasa’nın 110. maddesinde düzenlenen güvenoyu hususu ilgilendirmektedir.

110. maddede hükümetin güvenoyu alabilmesi için kaç oyun yeterli olduğu düzenlenmemiştir.

Bu sebeple bakanlar kurulunun ilk güven oyu oylamasında Anayasa’nın “Toplantı ve Karar Yeter Sayısı” başlıklı 96. maddesi uygulanacaktır.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa’da başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.”

Buna göre TBMM’nin güven oylaması yapabilmesi için en az 184 milletvekilinin oturumda hazır bulunması,

Karar yeter sayısı için en azından 138 oy kullanılmış olması gerekmektedir.

Hükümet ilk güven oyu alırken 276 red oyu aldığı takdirde güven oyu açısından salt çoğunluk sağlanamamış olduğu için hükümet güven oyu alamamış sayılacaktır. Ancak hükümetin güven oyu alabilmesi için illa ki 276 oya ihtiyaç yoktur. 276 red oyu olduğu takdirde zaten hükümetin salt çoğunluğu sağlama şansı kalmamış olduğu için güvenoyu alamamış sayılmaktadır. Zira bu durumda salt çoğunluk Bakanlar Kurulu aleyhine karar vermiş olmaktadır.

Örneğin mecliste yapılan güven oylamasına 500 vekil katılmışsa veya 500 geçerli oy varsa hükümetin alması gereken oy sayısı 251 olacaktır. Bu durumda 276 oya ihtiyaç duyulmayacaktır.

Ancak meclise vekiller tam olarak katılırsa hükümetin güven oyu alabilmesi için salt çoğunluğa ihtiyaç duyacağı için yine katılanların salt çoğunluğunun kendisine destek vermesi gerekmektedir.

Kısaca hükümetin ilk güven oylamasında alınması gereken güvenoyu sayısı meclis toplantısına katılan vekil sayısının salt çoğunluğudur.

Anayasamız bu hususta hükümetin ilk kuruluşunu kolaylaştıran bir formül benimsemiş, görev başındaki hükümetin düşürülmesini ise 276 red oyuna bağlı tutarak zorlaştırmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.