Bir yandan Alo 184, Hasta Hakları Kurulları, BİMER, adli vakıalar...

Diğer yandan zorlu üniversite sınavı, 6 yıllık üniversite tahsili, TUS, 4 yıllık uzmanlık eğitimi, dil sınavı, doğu görevi, atamalar ...
 
Son yıllarda medyada sürekli karşı karşıya gelen/getirilen bu iki taraf, hasta ve hekim, devlet politikası olarak hasta haklarına ağırlık verilmesiyle bir yandan hakkında detaylı düzenlemeler olmayan bu alandaki hukuki boşlukların doldurulması ile hak ihlallerinin önüne geçilmeye çalışılsa da diğer yandan bu durum hekimleri sürekli diken üstünde ve tehdit altında tutmaktadır. Öyle ki Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı'nda dahi adaylar hasta ile daha az yüz yüze gelecekleri alanları tercih etmeye çalışmaktadır. Kısacası hepimizin aşina olduğu'yakında sizi muayene edecek bilgisine güvenebileceğiniz hekim bulamayacak hale geleceksiniz' sözünün gerçeklik payı hayli yüksek.
 
Şüphesiz devletin kendi içerisinde dahi çelişkiler bulunan mevcut sağlık politikası ile düzensizliğin içerisinde düzen yaratmaya çalışıldığından daha derin bir hukuksuzluklar silsilesi yaratılmaktadır.
 
Günümüzde çoğu araştırma malpraktis davalarına, hekimlerin mesleki sorumluluklarına, hasta-hekim ilişkilerine veya hasta haklarına, hasta ve hasta yakınlarının şiddet eğilimlerine, özel hastanelerin hizmet eksikliklerine, hastanelerin şirketleşmesinin neden olduğu zararlara dayanmaktadır. Sistem içerisinde hekimlerin çalışma koşullarından hastaların bekleme koşullarına kadar düzeltilmesi gereken idari ve fiziki pek çok husus bulunuyor ise de yazımızda aslında hasta şikayetlerinin önemli bir kısmını teşkil eden sistemin farklı bir gediğinden söz edeceğiz.
 
Hekim harici hastane çalışanları.
 
Hasta hakları açısından en güncel ve resmi istatistiksel çalışma 2013 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanmış olan[1] ve 2012 ile 2011 yıllarında yine Sağlık Bakanlığınca yayımlanan istatistikler ile de aynı doğrultuda olduğu görülen Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na Bağlı Sağlık Tesislerinin Hasta Hakları İstatistiği'dir. Söz konusu istatistik aslında hasta şikayetlerinin yaklaşık %40'lık payının uzman hekim, hekim ve diş hekimi dışı hastane çalışanlarından kaynaklandığını göstermektedir.
 
Sosyal çalışmacılar, röntgen teknisyenleri, tıbbi sekreterler, kat sekreterleri, güvenlik görevlileri, paramedikler, hizmetliler, postalar, acil tıp teknikerleri, hemşireler, hasta kabul ve yönlendirme görevlileri...
 
Sayıları azımsanamayacak hastane çalışanlarının görevlerine bakıldığında en az hekim kadar bu görevlilerin de hastalarla birebir ilişkileri olduğunu görmekteyiz. Örneğin Ergani Devlet Hastanesi'nde toplam çalışan sayısı 352 iken bunların yalnızca 45'i hekim.
 
Hakkında Hasta Hakları Kurulu'na başvuruda bulunanların %48'i hekim, %15'i diş hekimi. Kalan %37'nin dağılımı ise şu şekilde:

·         %16 Sekreter/Temizlik/Güvenlik Personeli
·         %  9 Hemşire/Sağlık Memuru
·         %  2 Yardımcı Sağlık Personeli
·         %  2 İdari Personel
·         %  8 Diğer
 
Bakanlıkça yayımlanan 2011 Yılı Hasta Hakları İstatistiği ise hekim ve diş hekimleri hakkındaki başvuruların %60 oranında olduğunu göstermekte. Geri kalan %40 oranındaki başvuru yine hekim dışı çalışanlar hakkında.
 
Hekim dışı hastane çalışanları hakkında şikayette bulunan hastaların önemli bir kısmının başhekim ve başhekim yardımcısını da kurula şikayet ettiği düşünüldüğünde %63 oranındaki 2013 yılı hekim hakkındaki şikayetlerin %60'a yakını fiilen hekimlik görevlerinden kaynaklı şikayetlerdir.[2]
 
Hal böyle iken ortalama %40'lık bir hekim dışı şikayet dilimi ortaya çıkmaktadır. Elbette sağlık sisteminde evleviyetle önüne geçilmesi gereken durum hastanın hekime atf-ı cürum niteliğindeki hareketlerinin önüne geçilmesi, hekimlerin çalışma koşullarının düzenlenmesi, muayene trafiğinin önüne geçilmesi, hastanelerin fiziki şartları gibi çeşitli konular olsa da salt hekimin tedavi yükümü ile ilgili olmayan ve hastanenin idari işleyişi ile ilgili sorunların çözülmesi hastanın hizmetten daha kolay faydalanmasını sağlayacaktır. En basit anlatımla 100 şikayetten 40'ının sekreter/temizlik veya güvenlik görevlisi ile ilgili olduğu bir düzenden zaten gergin bir ortam yaratılmaktadır. Hal böyle iken kısa muayene süresi içerisinde tedavi yükümünü yerine getirmeye çalışan hekimin bir yandan da hastanın hastane ve diğer personelle ilgili yakınmalarını dinlediği bilinmektedir. Bu durumda zaten hastanın hekim önüne gelinceye kadar şikayetlerinin baş gösterdiği görülmektedir. Şüphesiz burada görev hastane yönetimine düşmekte olup idari personelin dikkatli seçilmesi, hekim dışı sağlık personelinin ise yeterince bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi gerekmektedir. Zira bu hususun hekimlerin çalışma ve hatta güvenlik şartlarını dahi iyileştireceği ortadadır.
 
Hasta şikayetlerinin %75'lik kısmı hastaların hizmetten faydalanamadıklarından, rahat olamadıklarından, saygı göremediklerinden ve güvenlik zafiyeti çektiklerinden kaynaklanmaktayken en azından tedavi ile ilgisi olmayan şikayetlerin başka bir deyişle eksikliklerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Hekim haricindeki hastane çalışanlarının  hakkındaki şikayetlerin önüne geçilmesi şüphesiz yıldan yıla şişen bu şikayet eğilimini düşürecek hizmet kalitesini ister istemez artıracaktır.
 
Ancak 2013 yılında tüm yurt genelinde hizmet içi eğitim alan sağlık çalışanlarının sayısının yaklaşık 4.000 kişi olduğu düşünüldüğünde Sağlık Bakanlığı'nın konuya ne denli eğildiği rahatlıkla anlaşılacaktır.
 
Sanıyoruz çözüm hastane yönetimlerince personel seçiminde gerekli titizliğin gösterilmesi, güvenlik ve temizlik ihaleleriyle söz konusu işlerin verildiği özel şirket çalışanlarının denetlenmesi, işe alımdan sonra özellikle insan ilişkileri hakkında çalışanlara eğitim verilmesinden geçmektedir. Bu sayede en azından şikayetlerin tedavi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan önemli bir kısmının bertaraf edilebileceğini düşünüyoruz.

(Bu köşe yazısı, sayın Av. Burak BURMA tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)



----------------------------------
[1]  http://www.saglik.gov.tr/Hastahaklari/dosya/1-94773/h/2008--hasta-haklari-istatistikleri.pdf
[2] Bu şikayetlerin %76'sında da ihlal bulunmadığından yahut şikayet kapsam dışı olduğundan işlem yapılmamıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
objektif 1 yıl önce

yazınızı gayet başarılı buldum. hele de bir avukatın bunları yazmış olması sevindirici.tebrik ederim