banner487

Son zamanlarda işçi-işveren ilişkisine dair kulağıma ilginç duyumlar gelmeye başladı. Hem de birkaç yerden… Konu ise ilginç..

İşçi işten çıkarken ne tür bir belge imzalarsa imzalasın, mahkemeler genelde işçi aleyhine olan bu belgeleri geçerli saymıyor ve ekseriyetle işçi lehine yorumlamayı tercih ediyor. 4857 sayılı yasanın işçiyi koruyan yapısı, işverene karşı güçsüz konumda işçinin korunması gerektiği gibi sebepler de esasen bunu gerektiriyor. Tabi bu durum, gayet işçiden gelen talep üzerine işverenin iyi niyetle yaptığı ikale (yani işçi ile işverenin anlaşarak iş akdinin sona erdirilmesi) anlaşmaları açısından da işvereni zor duruma sokuyor. Zira, işçinin durduk yere işi bırakmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla bu ikalenin, aslında işveren feshi olduğu, haliyle kıdem ve ihbar tazminatının işçiye ödenmesi gerektiği gibi kararlara konu olabiliyor.

Her çalışanın eğitim düzeyi ve iş hukukuna hakimiyeti aynı değil malumunuz. İşten çıkması veya çıkarılması durumunda hangi haklara sahip olduğunu çoğu kimse hala bilmiyor. Bu yönde insanları bilgilendirmeye yönelik ne kadar yazı yazarsak yazalım, interneti bu yönde ve aktif olarak kullanmayan kesim için, bu yazıların da çok bir anlamı yok maalesef.

İş hukukuna dair haklarını bilmeyen işçilerin işten ayrılmaları durumunda, konuya daha hakim olan işveren süreci yönlendiriyor. Tabi böyle bir anlaşma sürecinde de kazanan daima işveren oluyor. Çünkü işçi, hak ettiğinin çok altında bir tazminatla yollarını ayırıyor. Bazıları ise, az da olsa tazminatını aldıktan sonra, dava yoluna gidiyor ve hakkını arıyor ise de, bu sayı 3ü 5i geçmiyor maalesef. Anlaşma yapmasına rağmen yine de işçinin dava yoluna gitmesi ve işverenin davayı kaybetmesi, işverenleri başkaca çareler aramaya itmiş.

İşte bunlardan sonuncusu da; İŞÇİYE ÖNCE DAVA AÇTIRIP BİR GÜN SONRA DAVADAN FERAGAT ETTİRMEK…

İlk duyduğunuzda pek bir anlam vermediğiniz bu yol, işverene kesin sonuç sağlıyor. Nasıl mı?

İşçi ile yazılı hangi belgeyi imzalarsanız imzalayın, işçinin gerçek iradesini yansıtmadığı için geçerli sayılmayabiliyor. Anlaşma tutanağına, change.org ile 100.000 imza da bulsanız, sonuç değişmiyor. Haliyle işveren de, uyuşmazlığı kesin olarak çözmeyen bu ikalenin yerine daha garanti bir çözüm arıyor. İşçinin Mahkeme önünde gösterdiği iradesi gerçek iradedir ve fesada uğradığı söylenemez. Çünkü feragat Mahkeme kaleminde ve Yazı İşleri Müdürü’nün huzurunda yapılıyor. Baskı, tehdit gibi iradeyi sakatlayan hallerin burada var olduğu pek söylenemez. Çünkü, hukuk feragate önemli sonuçlar yüklemiş. Bunu öğrenen işveren, işçiyle ödeyeceği tazminat konusunda anlaştıktan sonra, bir çalışanı ile işçiyi adliyeye göndererek dava açtırıyor. Ertesi gün işçi giderek davadan feragat ediyor ve anlaştığı miktarı işverenden alıyor. Bu aşamadan sonra işçinin artık dava açma hakkı YOK!!!

Peki nedir bu? Kanunu ve işçinin hukuki bilgisizliğini kullanarak işçinin hakkını gasp etmek değil midir?

Diğer yandan, iyi niyetli işverenin kendini korumak için başvurduğu masumane bir yol olarak düşünenleriniz olabilir. Ancak usulüne ve olayın özelliklerine uygun bir ikale sözleşmesi ile de aynı sonuca gidilebileceği düşünüldüğünde, masumane lafı çok iyimser kalıyor. İşverenin yaptığı, KOLAYCILIK oluyor.

TAVSİYEMİZ….

Benzer bir teklifle karşı karşıya kalırsanız, mutlaka bir hukukçuya DANIŞIN!! UNUTMAYIN Kİ ORTADA BİR DAVA VARSA, MUTLAKA BİR AVUKAT DA OLMALI!! 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
acaba? 3 ay önce

Her yazarın eğitim düzeyi ve usul hukukuna hakimiyeti aynı değil malumunuz.
bakınız: hmk 311. madde 1. fıkra 2. cümle

Avatar
Bitin. 3 ay önce

Avukata verecekleri üç kuruşun hesabını yapanlara müstehak. Hala daha arzuhalci arayan vara köşe bucak. Atalarımızın barındığı çadırdan ne zaman çıkacaz. Benim çocuğum çıkıcak mı?

Avatar
Işveren 3 ay önce

Peki sahtekar riyakâr duzambaz işçilere karşı iş vereni kim koruyacak avukatlarda para koparabilmek için işçileri çok güzel kullanmayı biliyor ama Allah'ın adaleti haksız olan ne işçiyi nede işvereni affetmez

Avatar
Adalet 3 ay önce

Malesef ülkemizde isveren-isci arasında mutabakat sağlanamıyor.nereye baksan o haklı.herkes üzerine düşeni yapsa bu olumsuzluklar azalır. Bence yükün yarısından fazlası iscide bitiyor.calismaya başladığı işletmenin hangu şartlarda calistirdiginin duyumunu işe başlamadan önce fikir ediniyor.ama bir umut diye giriyor ve değişen bişey olmuyor.sene olmuş 2018 sigorta yatırmayan esnek çalıştıran ve mesai ücreti vermeyen işletmeler var.(isine gelirse) diyor isletme.iste bu durumdan sonra işçilerde bitiyor herşey.calisma kardeşim. Calismaki hak yiyen işletmelerde yok olsun .ıyi olan kazansın.nasil iş gorusmesine gittiğinde senden üst düzey performans bekleyip eliyorsa .sende ıyi olanı seçki haksızlığa uğratma.ben genelde kurumsal kimlik adı altındaki işletmeleri tercih ediyorum.aşçıyım.dunya mutfağı. Kurumsal kimlik adı altındaki işletmelerde kendimi daha iyi geliştiriyorum.daha çok sosyal aktivitem oluyor.isimi yapıyorum.huzurlu oluyorum.disiplinli oluyor buda özel hayatıma yansıyor. Iyi yani. demem o ki ülkemizde eğitim olmadığı için insanlarımız hakkını savunamıyor.is hukukunu bilen az.boşvermişlik hat safhada.arayin abi hakkınızı.ulkede hukukta var ADALETTE.

Misafir Avatar
ahmet 3 ay önce @Adalet

işçi dahi olsan hizmetini pazarlama meselesi. ama yazar avukat bey güzel noktaya değinmiş türkiyede 20 milyon çalışan varsa bunun yarısı kaçak ve haklarını bilmeyen eğitimsiz demiyelimde hukuk yönünden cahil insanlar hangi biri bile böyle bir sayfayı takip eder toplumda bırakın avukata para verip dava açma meselesi mahkemeden sonuç çıkıncaya dek kafa eskitme zaman ayırmanın zahmetli olduğu algısı var

Beğenmedim! (0)
Avatar
Bülent toper 3 ay önce

091999 Giris var 15yılı doldurdum midemi tazminatı alıp emekli ol adam calısabilirmiyim

Avatar
Hüseyin aslan.. Ş 3 ay önce

İşyerim agi parasını, 3 yıldır vermiyor anlaşmadığım halde sivortaya yatırıyoruz diyorlar geriye dönük tüm haklarımı kimden nasıl yasal yoluyla talep edebilirim

Avatar
Ali 3 ay önce

Özel sektörde işçisiysen devletin kanunlarını uygulayan yok kardeşim.Çünkü bu emek düşmanları hammaddelerin kendi keyfi kanunları örneğin: Çalışma saati 8 saat varmı uygulayan yok,sigortayı geç başlatırlar yada asgari ücretten yatırırlar,hele bayram tatili felan, kul halkıymış bunların umurunda değil.Bu tarz işveren %95 var turkiyede,devletimizin başındakilerin umurunda bile değil biz bıktık çalışmıyoruz artık.

Avatar
Seyranadem@hotmail.com 3 ay önce

Merhaba hocam calistigim yerden hic agi almadim.
Fakat maasim 1800 tl.
Isyerinde çalışma satleri 9 ile 19
Cumartesi tam gun.
Yemek parasini bile bizden kesiyor.
Ayrica yol yardimi da yok.
Hakkimi nasil alabilirim.
Tesekkurler