“12 Eylül“e zamanaşımı yok


Darbe soruşturmasında, en çok tartışılan 'suçta zamanaşımı' engeline karşı uluslararası mevzuatların referans alınabileceği ortaya çıktı. '12 Eylül' soruşturmasını yürüten Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, 'Zamanaşımı konusunda sadece iç hukukla sınırlı kalmamız doğru olmaz. Bu konuda uluslararası mevzuata da bakıyoruz. Türkiye'nin altına imza attığı sözleşmelerin bağlayıcı rolü var' dedi.

Savcılığa ulaşan şikayet dilekçelerini ve darbe dönemine ilişkin belgeleri titizlikle incelediklerini belirten savcı Kemal Çetin, ulusal ve uluslararası mevzuata göre yürütülen soruşturmanın kasım ayının ortalarında şekilleneceğini ifade etti.

İŞKENCE, İNSANLIK SUÇU

Akşam'ın haberine göre; savcılığın açıklamasını değerlendiren Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Prof. Enver Bozkurt da, işkencenin insanlık suçu olduğunu ve 'uluslararası mevzuat' formülünün bu suç için uygulanabileceğini savundu. Bozkurt, şöyle dedi: Uluslararası teamüller işkence suçuna karşı son derece katı. Bu suçlarda 'zamanaşımı' uygulanması dile bile getirilmiyor. Çünkü işkence, bir insanlık suçudur. Darbe sürecinde birçok insan siyasi sebeplerle işkenceye uğradı. Suçlama bu kapsamda olursa, zaten zaman aşımı söz konusu değil. Ayrıca AİHM'in, işkence suçlarında zaman aşımının işlemeyeceğine ilişkin bir çok kararı var. Bu kararlar da Türkiye için bağlayıcıdır.

ANAYASA NE DİYOR?

Anayasa'nın 90'ıncı maddesinin 5'inci fıkrası: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

KARAYILAN HABERİNE İHTİYATLI YAKLAŞALIM

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Karayılan konusuna açıklama getirdi. Arınç, bir gazetecinin, Karayılan'ın yakalanması konusundaki beyanları sorması üzerine şunları söyledi: 'Murat Karayılan'ın yakalandığı iddiasıyla ilgili, bana bağlı olan iki kurum bildiğiniz gibi eleştirilmişti. TRT ve AA. TRT, böyle bir iddianın varlığını ciddiye almış, alt yazı geçmiş ama teyit edilmeyen bir haber olarak da takdim edilmişti. O sıralarda ben de 'Karayılan'ın kendisinin nerede olduğu belli değil. Yani bir şey var ama ne olduğunu henüz anlamış değiliz' demiştim. Bugün bir gazetemizde İran tarafından yakalandığı ve salıverildiği iddiası var. Grup toplantısına girerken bir soru üzerine 'Böyle bir şey olmuştur veya olmamıştır' demedim. Sonra yayın üzerine haberi tekzip ettim. İran'la bir itilaf yok. Biz, o mevcut durumu kabullenerek böyle bir habere ihtiyatlı yaklaşmalıyız. Ancak daha önce de söylediğim gibi bu konuyla ilgili haberler, her zaman tartışılacaktır. Çünkü açıklama yapılmıştır, o açıklamadan daha sonra vazgeçilmiştir.

AKŞAM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.