AİHM'yi bırak, Varşova'ya bak
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi , Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı ve 4. Yargı Paketi’ndeki düzenlemeleri yok sayarak, ‘cebir ve şiddet içermeyen düşüncelerin de terör örgütü propagandası sayılabileceğine’ hükmetti. Mahkeme, kararında Varşova Sözleşmesi olarak kabul edilen Avrupa Konseyi Terörizmin Önlenmesi Sözleşmesi’ni esas aldı.

Samsun’da Devrimci 78’liler Şubesi, 18 Mayıs 2012 tarihinde basın açıklaması yaparak İbrahim Kaypakkaya’yı andı. Basın açıklamasını okuyan Erdem Avcı ve açıklama sırasında “Devrim şehitleri ölümsüzdür”, “Yaşasın İbrahim Kaypakkaya”diye sloganlar atıp çeşitli pankartlar taşıyan dört kişi hakkında ‘TKP/ML TİKKO üyeliği ve örgüt propagandası’ suçundan dava açıldı.

Davaya bakan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi geçen şubat ayında dört kişiye ‘örgüt propagandası yapma’ suçundan 10 ay hapis cezası verdi. Mahkeme gerekçeli kararını tamamladı.

Gerekçeli kararda Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya’nın yasadışı örgüt liderleri olduğu belirtildi.
 
Bölünmezlik söz konusu!
 
Gerekçede, basın açıklaması ve atılan sloganların neden düşünce ve ifade özgürlüğü olarak sayılmadığına ilişkin ilginç değerlendirmelere de yer verildi. Gerekçede ‘devletin ülkesi ve milletin bölünmez bütünlüğü’ için düşünce ve yayma hürriyetinin sınırlandırılabileceği vurgulandı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin de ‘kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün sağlanması’ amacıyla düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlandırılmasına onay verdiği öne sürüldü.
‘Özgürlük sınırsız olamaz’
 
Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün ulusal ve uluslararası mevzuatta da ‘sınırsız’ olarak kabul edilmediği savunulan kararda şu ifadeler yer aldı:
“Terör örgütlerinin övülmesi düşünce açıklama özgürlüğü kapsamında değerlendirilmez. Nitekim bu tarz hareketlerin suç olarak düzenlenmesi hukuk devleti olma standardı yüksek birçok ülkenin ceza kanunlarında yer almaktadır. Hiçbir devlet bölünmez bütünlüğünü hedef alan terör örgütlerinin övülmesine seyirce kalamaz.”
Mahkeme, açıklama ve atılan sloganların terör örgütü propagandası sayılması için “Cebir ve şiddetin övülmesi gerekir” şeklindeki AİHM kararlarını da es geçerek şunları kaydetti:

“İfade özgürlüğü açısından, AİHM’nin ‘cebir ve şiddete çağrı’ şeklindeki fikir açıklamalarını sınırlayan yaklaşımı karşısında, 2005 yılında hazırlanan terörün önlenmesi hakkındaki Varşova Sözleşmesi’nde yer alan ve ‘kendisinde cebir ve şiddet ifadesi bulunmayan’ fakat işlenmiş bulunan bir terör suçunun haklı nedenlere dayandığını açıklayan ifadeleri’ suç haline getirme yükümü, Avrupa Konseyi’nin ve Avrupa Birliği’nin ‘terörün önlenmesi anlamında’ yeni bir bakış açısı oluşturduğunu göstermektedir.”
 
Savcı daha ağır ceza istedi
 
Kararda, sloganlar ve pankartlara da vurgu yapılarak “Sanıkların terör örgütünün destekçesi olduklarını belli ederek terör örgütüne manevi destek vermek suretiyle örgüt propagandasını yapmak suçunu işledikleri anlaşılmıştır” denildi. Mahkemenin verdiği 10 ay hapis cezasını savcı yetersiz bularak itiraz etti. Savcı, basın açıklaması yapan ve slogan atan şüphelilerin örgüt üyeliği suçundan cezalandırılmasını istedi.



Haber: MESUT HASAN BENLİ / Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.