Ankara'daki 'torba eylemi' davası
Kamu çalışanlarını da ilgilendiren 6111 sayılı yasanın TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sırasında Kızılay'da "kanunsuz eylem" yaptıkları iddiasıyla hakkında dava açılan ve aralarında KESK Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri Akman Şimşek,Türk Mimar Mühendisler Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı (TMMOB) Mehmet Soğancı, eski KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar, eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu'nun da bulunduğu 126 kişinin yargılanmasına başlandı.
 
Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya bazı sanıklar ile taraf avukatları katıldı.
 
Duruşmada, kimlik tespiti ve iddianamenin özetlenmesinin ardından sanıklar savunmalarını yaptı.
 
Sanık Mehmet Soğancı, savunmasında, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu, olay tarihinde kamu çalışanları aleyhine Meclis gündeminde bulunan bir yasayı protesto etmek için basın açıklaması yapmak istediklerini anlattı. Eylemden önce Cumhurbaşkanı Abdulah Gül'ü ziyaret ederek yasadan duydukları rahatsızlığı bildirdiklerini, sonra da bazı sivil toplum kuruluşlarıyla Meclis önünde basın açıklaması yapma kararı aldıklarını belirten Soğancı, ancak bunu polisin Ziya Gökalp Caddesi'nde yaptığı müdahale sonucu gerçekleştiremediklerini söyledi.
 
Döndü Taka Çınar da savunmasında, o dönem KESK Genel Başkanlığı görevini yürütüğünü, kamu çalışanlarının hak kaybına yol açtığını iddia ettiği yasa tasarısıyla ilgili basın açıklaması yapmak istediklerini ancak polisin Meclis'e yürümelerine izin vermediğini öne sürdü.
 
Çınar, "Meclis'e gidip milletvekillerini bilgilendirecektik. Çünkü Torba Yasada kamu emekçilerinin hak kaybına yol açan bazı düzenlemeler vardı. İddia edildiği gibi yolları kapatmadık. Polis, bizden önce bazı yollları kesmiş, Ziya Gökalp Caddesi'ni de trafiğe kapatmıştı. Bizim, gösteri, yürüyüş ve basın açıklaması hakkımız engellendi. Biz, polisin gaz ve su sıkmasından dolayı kendimizi korumak zorunda kaldık, mağdur olduk" ifadesini kullandı.
 
Sanık Hüseyin Kabaca da Genel-İş Sendikası yöneticisi olduğunu, basın açıklamasına görevli gittiğini belirterek, "İddia edildiği gibi hiç bir kamu malına zarar vermedim. Polise mukavemette bulunmadım. Bir tane CD görüntüsü gösterin, kendimi şuradan aşağı atarım" diye konuştu.
 
Eriş Bilaloğlu ise savunmasında, olay tarihinde TTB Genel Sekreteri olduğunu, iddia edildiği gibi bazı bankaların ATM cihazları ile askeri araçlara zarar vermediklerini, yollarının polis tarafından kesilmek suretiyle demokratik haklarının ellerinden alındığını öne sürdü. Bilaloğlu, olay sırasında sıkılan gazın insan sağlığı konusundaki olumsuzluklarını da polise bildirdiğini belirtti.
 
Mahkeme, sanık sayısının 126, salonunun da yetersiz olması nedeniyle duruşmayı 29 Kasım'da 3 gün boyunca yapma kararı alarak erteledi.
 
Bu arada dava başlamadan önce adliye önünde basın açıklaması yapan KESK Genel Başkanı Lami Özgen, çıkartılan yasalarla kamu çalışanlarının haklarının zaman içerisinde gasp edildiğini öne sürerek, temel hak ve özgürlüklerine sahip çıkmaya devam edeceklerini belirtti.



AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.