Ergenekon savcılarından Fikret Seçen tarafından hazırlanan iddianamede, 16'sı tutuklu 56 kişi yer alıyor.

250 sayfalık iddianamede, şüphelilerin "haberleşmenin gizliliğini ihlal, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek, siyasal veya askeri casusluk suçları"ndan cezalandırılması isteniyor.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi, emekli Albay İbrahim Sezer'in de aralarında bulunduğu 16 sanığın tutukluluk hallerinin devamına da karar verdi.

2010 yılının ağustos ayında başlatılan soruşturmada 9 ilde 49 noktaya eşzamanlı baskınlar düzenlenmişti.

Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve TÜBİTAK'ta aramalar yapılmıştı.

İddianamedeki çarpıcı ifadeler

İddianamede örgüte ilişkin savcılığın yaptığı tespitte yer aldı.

İddianamede örgüt için, "Suç örgütünün TSK, TÜBİTAK, HAVELSAN ve GES komutanlığı gibi devletin en stratejik kurumlarında örgütlenerek ayrı hücre yapılanmalarına gittiği, özellikle TÜBİTAK tarafından TSK içinde yürütülen ülke yararına gerçekleştirilen projeleri durdurmaya, yavaşlatmaya veya engellemeye çalıştıkları, casusluk faaliyeti kapsamında elde ettikleri bazı belge ve projeleri yabancı ülkelere pazarlamayı planladıkları anlaşılmıştır" denildi.

Tuğamiraller Şafak Yürekli ile Fahri Can Yıldırım’ın da sanıkları arasında bulunduğu iddianamede, 28 Nisan 2010’da emniyet birimlerine gelen bir mail ihbarında “Vika, Dilara ve Gül isimli kadınların liderliğinde bir fuhuş çetesinin yurt dışından bayan getirerek zorla fuhuş yaptırdığı, bu çete içerisinde 18 yaşından küçük bayanların da bulunduğu ve fuhuş yaptırılan bayanların uyuşturucu bağımlısı yapılarak kullandığıö"şeklinde bilgiler olduğu belirtildi.

"Hamile kadınlara kürtaj"

Bu örgüte yönelik olarak başlatılan soruşturma kapsamında örgüt ile irtibatı tespit edilen şüphelilerin kullandıkları telefonların dinlemeye alındıklarının ifade edildiği iddianamede, örgütle irtibatı belirlenen şüpheliler İbrahim Sezer ve Zeki Mesten’in TSK mensubu oldukları ve özellikle İbrahim Sezer’in bu fuhuş çetesinden sık sık fuhuş amaçlı kadın temin ettiği ve Kadıköy’de bulunan ikametini fuhuş amaçlı kullandırdığı, şüpheli Zeki Mesten’in de diğer bir fuhuş örgütü ile irtibatlı olduğu ve çetenin fuhuş yaptırdığı kadınları Zeki Mesten’e tedavi ettirdiği ve hamile kalan kadınlara kürtaj yaptırdığı öne sürüldü.

"Üst düzey komutanların fuhuş yapması sağlanıyor"

Emniyete 4 Ağustos 2010’da gelen bir ihbarda bir fuhuş çetesinin özel olarak kiraladığı evlerde, temin ettikleri kadınlarla üst düzey komutanların, subayların ve hatta öğrencilerin fuhuş yapmasını sağladıkları, bu organizasyonda  Burak Çetin, Mehmet Irak, Emrah Karaca, Yahya Sezer ve Alpay Aksu isimli şahısların bulunduğu, bu kişilerin fuhuş amaçlı kadınları, kadın satıcılarından temin ettikleri ve bu kişilere ait Kocaeli’de 3 ayrı adres olduğu anlatıldı.

İhbar üzerine İbrahim Sezer’in evinde yapılan aramada çok sayıda bilgi, belge, doküman ve dijital veri bulunduğu, ayrıca delil poşeti şeklinde poşetlere konulmuş üst rütbeli komutanlara ait olduğu belirtilen bazı şahıslara ait kirli iç çamaşırları ve benzer eşyaların ele geçirildiği kaydedildi.

"TSK, TÜBİTAK, HAVELSAN ve GES’te örgütlenmişler"

İddianamede suç örgütünün ayrı ayrı hücre yapılanmasına sahip olduğu ancak tüm faaliyetleri birlikte koordine içerinde hareket ettiklerinin tespit edildiği belirtildi.

Söz konusu suç örgütünün yaklaşık 5 bin kişinin kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak kaydedildiğinin yer aldığı iddianamede şu çarpıcı tespit yer aldı:

"Suç örgütünün TSK, Tübitak, Havelsan ve GES komutanlığı gibi devletin en stratejik kurumlarında örgütlenerek ayrı hücre yapılanmalarına gittiği, gizliliği ön planda bulunduran örgütün özellikle telefon görüşmesi yapmamaya özen gösterdiği, yukarıda belirtilen kurumlarda bulunan örgüt mensuplarının birbirleri ile irtibatlı oldukları, diğer hücre yapılanmasındaki örgüt mensuplarını tanımadıkları ya da irtibat kurmadıkları, bu hücrelerin başında bulunan örgüt yöneticilerinin kendi bölümlerinde uzman ve etkin şahıslar oldukları, elde ettikleri her türlü bilgi, belge ve materyalleri aynı zamanda örgütün arşivini de saklayan İbrahim Sezer’e gönderdikleri, örgüt mensuplarının özellikle şantaj amaçlı gizli görüntü elde edilmesi, casusluk faaliyetlerine yönelik gizli belge temin edilmesi işlemlerini yürüttükleri, evlere yerleştirdikleri gizli kamera düzenekleri ile bazı kişilerin bayanlarla cinsel ilişkilerini gizlice kaydettikleri ve daha sonra şantaj amaçlı kullandıkları, şüphelilerin şantaj amaçlı elde ettikleri bu materyallerle istifa etmesini ya da emekli olmasını istedikleri askeri personelin şantaj yaparak emekli olmasını, bazen de terfisini engellemek istedikleri kişilerin görev yaptığı kuruma ihbar ve posta yolu ile göndererek hakkında soruşturma başlatılmasını temin ettikleri ve böylelikle terfi etmesini engelledikleri, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri kendilerine getiren ancak örgüt üyesi olmayan kişilere ücret ödedikleri, özellikle TÜBİTAK tarafından TSK içinde yürütülen ülke yararına gerçekleştirilen projeleri durdurmaya, yavaşlatmaya veya engellemeye çalıştıkları, casusluk faaliyeti kapsamında elde ettikleri bazı belge ve projeleri yabancı ülkelere pazarlamayı planladıkları anlaşılmıştır."

Davanın ilk duruşması 20-21 Nisan'da görülecek.



Cnn Türk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.