'Atabeyler Grubu' davasında 18 yıl hapis istemi


"Atabeyler Grubu"na yönelik olarak, 2 emniyet müdürü, 2 subay ve 2 astsubayın da arasında bulunduğu 10 sanığın yargılandığı davanın görülmesine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.

Duruşmaya, tutuksuz sanıklar Murat Eren, Yasin Yaman ve İsmail Binici ile sanık avukatları katıldı.

Duruşmaya daha önce giren Cumhuriyet savcısının 30 Mayıs 2007'de alınan esas hakkındaki görüşünün ardından, bugün savcıdan esasa ilişkin görüşü tekrar soruldu.

Savcı, esas hakkındaki görüşünde, sanıklar Murat Eren, Erkut Taş, Yunis Akkaya, Yasin Yaman ve Yakup Yayla'nın eylemlerinin terör suçu niteliğinde bulunduğuna dikkati çekti.

Ancak bu sanıkların eylemlerini gerçekleştirmekten, ardından birlikte hareket etmekten de vazgeçerek, oluşturdukları örgütlenmeyi dağıttıklarını belirten savcı, anıklar hakkında örgüt kurmak, yönetmek ve üyesi olmak suçları yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtti.

Buna göre savcı, TCK'nın etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesi uyarınca, değişen suç vasfına göre, sanıklardan Murat Eren hakkında "Terör örgütü kurucusu olmak ve yönetmek", Erkut Taş ve Yunis Akkaya hakkında "Silahlı terör örgütü üyesi olmak", Yasin Yaman ve Yakup Yayla hakkında da "Örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçlarından ceza verilmesine yer olmadığını açıkladı.

Ancak savcı, bu 5 sanığın da TCK'nın 174/1-2 ve Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca, "Patlayıcı madde imal etmek, nakletmek ve muhafaza etmek" suçlarından 6 yıl 9 aydan 18 yıla kadar hapis cezasına arptırılmasını talep etti.

Erkut Taş ve Yunis Akkaya'nın 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan 1'er yıldan 3'er yıla kadar ayrıca cezalandırılmasını isteyen savcı, diğer sanıklar Suat Kiy, İsmail Binici, Mehmet Karatepe, Cemal Hasan Özdeş ve Mustafa Raşit Çavdar'ın da ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesini istedi.

Savcı, sanıkların Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engelleme amacıyla hareket ettiklerini gösterir delil bulunmadığını açıkladı.

Duruşmaya daha önce giren cumhuriyet savcısının 30 Mayıs 2007'de alınan esas hakkındaki görüşünün ardından, bugün savcıdan esasa ilişkin görüşü tekrar soruldu.

Savcı, yargılama sırasında özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'ndeki bazı soruşturmalarda ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bazı davalarda iddia edilen eylemler ile sanıkların eylemleri arasında irtibat bulunup bulunmadığının, gönderilen DVD'ler üzerinden incelendiğini belirterek, "İçeriklerin incelenmesinde, sanıklar ve eylemleri hakkında kamu davasına konu herhangi bir iddia ileri sürülmemiş olduğu, irtibatı gösterecek nitelikte bilgi ve belge içermediği görülmekle, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yürütülen yargılamalar ile birleştirilmesini gerektirecek delil bulunmadığı tespit olunmuştur" dedi.

Sanıklar hakkındaki soruşturmanın, kimin tarafından gönderildiği belirlenemeyen "Vatansever" rumuzlu elektronik iletiyle başladığı ifade edilen görüşte, iletide "sanıkların Cüneyt Zapsu ya da sahibi olduğu BİM mağazalarına bombalı saldırıda bulunulacağı, sanıklardan Murat Eren'in ekibin lideri olduğu, Erkut Taş'ın eylemlerde kullanılacak patlayıcıları temin ettiği ve hazırladığı, patlayıcıların önce Yasin Yaman'ın, sonra Yunis Akkaya'nın evine nakledildiği" ihbarında bulunulduğu aktarıldı.

Diğer sanıkların ise bu sanıklara destek sağladığı yönünde ihbarda bulunulduğu bildirilen görüşte, Akkaya, Yaman ve Eren'in evlerinde yapılan aramalarda patlayıcı madde, mühimmat, malzeme, doküman, bilgisayar disketi ve CD'lerin ele geçirildiği, bu malzemelerden bir kısmının askeri malzeme olması nedeniyle sanıklar Murat Eren, Erkut Taş, Yasin Yaman ve Yunis Akkaya hakkında, "askeri mühimmatları gizlemek, devletin güvenliğine ve siyasi yararlarına ilişkin bilgileri açıklamak, göreve ilişkin sırrı açıklamak, gizli kalması gereken ve yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı bilgileri evinde bulundurmak" suçlarından kamu davası açıldığı hatırlatıldı.

Sanığın askeri savcılıktaki ifadesi anımsatıldı

İddianame doğrultusunda, askeri mahkemede haklarında hüküm kurulduğu, Genelkurmay Askeri Savcılığının yaptırdığı bilirkişi incelemesi ve Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığı Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünün, mühimmatlardan bir kısmının askeri malzemelerden olduğunu ve patlayıcı maddelerin TCK'nın 174. ve 6136 sayılı yasanın ek-5. maddesi kapsamında bulunduğunu belirlediği anlatılan görüşte, sanık Murat Eren'in, askeri savcılarca alınan ifadeleri özetlendi.

Esas hakkındaki görüşte, sanık Erkut Taş'ın da askeri savcılık beyanının benzer olduğuna dikkat çekilerek, sanıkların, sonraki savunmalarında bu ifadeleri kabul etmedikleri, buna karşın, sanık Yunis Akkaya'nın, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinde ve sorgu hakimliğinde avukat huzurunda verdiği beyanların, sanıklar Eren ve Taş'ın askeri savcılık ifadelerini doğrular şekilde olduğuna işaret edildi.

Görüşte, Akkaya'nın, patlayıcı maddelerin nakli sırasında gördüğü kişi olarak Yakup Yayla'yı teşhis ettiği de belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"İtibar olunan bu beyanlar doğrultusunda Murat Eren'in liderliğinde, Erkut Taş, Yunis Akkaya, Yakup Yayla'nın katılımıyla belirttikleri amacın gerçekleştirilmesi için örgütlenme içerisine girdiklerinin, sanık Eren'in hedef alınacak noktalarla eylem şeklini belirlediğinin, Taş'ın gerçekleştirilmesi düşünülen eylemler için patlayıcı madde temin ettiğinin, Akkaya'nın parasal
destek sağlayıp, ayrıca telsiz ve saat gibi malzeme desteği verdiğinin, sanıklar Yakup Yayla ve Yasin Yaman'ın ise oluşturulan bu örgütlenmeye patlayıcı maddeleri nakledip bulundurmak suretiyle yardım ettiği anlaşılmıştır."

"Eylemleri terör suçu niteliğinde"

Alınan ifadeler ve ifadelerle uyumlu olarak ele geçirilen malzemelerden ortaya konulduğu üzere, sanıkların ülke bütünlüğü ve geleceği için tehlike olarak gördükleri ve kamuda görevli kişiye ait alışveriş mağazalarında bombalı eylem gerçekleştirerek, kamuoyunu tartışmaya sevk etme amacı taşıdıkları ifade edilen esas hakkındaki görüşte, eylemin gerçekleşmesi halinde kamu güvenliğinin, düzeninin ve otoritesinin zaafa uğrayacağı ve bozulacağının açık olduğu
belirtildi.

Sanıkların eylemlerinin de terör suçu niteliğinde bulunduğu kaydedilen görüşte, sanık Murat Eren'in, belirlenen amaç doğrultusunda kurulan örgütün lideri ve yöneticisi, Erkut Taş ve Yunis Akkaya'nın örgütün üyesi olduğu ifade edildi.

Yasin Yaman ve Yakup Yayla'nın ise temin edilen patlayıcı maddelerin saklanması, nakledilmesi suretiyle oluşturulan örgüte bilerek ve isteyerek, yardım etmek suretiyle yine örgütün üyesi olduklarının anlaşıldığı savunuldu.

Sanıklar Suat Kiy, İsmail Binici, Mehmet Karatepe, Cemal Hasan Özdeş ve Mustafa Raşit Çavdar'ın ise diğer sanıklarla aynı amaç doğrultusunda fikir ve eylem birliği içerisinde bulunduğu, örgüt yapısı ve örgütün amacı hakkında bilgi sahibi olduğu ve birlikte hareket ettikleri yönünde delil bulunmadığı ifade edildi.

"TCK 316'ya muhalefete ilişkin delil yok"

Sanıklar hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin görevlerini yapmasını kesmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçu için anlaşmak suretiyle TCK'nın 316. maddesine muhalefet etmek suçundan kamu davası açıldığı anımsatılan görüşte, ancak sanıkların Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engelleme amacıyla hareket ettiklerini gösterir delil bulunmadığı kaydedildi.

Bu maddeye muhalefet suçunun oluşması için sanıkların amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik icra hareketlerine başlamış olmaları gerektiği, sanıkların eylem ve faaliyetleri ile amacın gerçekleştirilmesi için patlayıcı madde ve mühimmat temin etmek, hedef belirleyip bu doğrultuda keşif faaliyeti yürütmek, kod isimler belirlemek gibi terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlaması
yönünden icrai hareketlere başlamış olmalarının belirlenmesi karşısında 316. maddedeki suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ifade edildi.

Etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasını istendi

Görüşte, şunlar kaydedildi:

"Sanıkların belirlenen suçu işlediklerinin itibar olunan ikrarları doğrultusunda ortaya konulmuş olduğundan hareketle, yine sanıkların bu beyanlarında gerçekleştirmeyi amaçladıkları eylemlerin, görev yaptıkları TSK'yı zor durumda bırakacaklarını anlamaları, yaptıkları görevler nedeniyle esasen ülke için üzerlerine düşen vazifeyi yeterince yerine getirdiklerini, başka vazife üstlenme gereksinimi bulunmadığını, eylemler sonucunda masum halkın da zarar görebileceğini düşünerek, etkin pişmanlık gösterip, eylemleri gerçekleştirmekten vazgeçtikleri, bu amaçla birlikte hareket etmekten de vazgeçerek, oluşturdukları örgütlenmeyi dağıttıkları anlamını ortaya koyan ifadelerine de itibar edilerek ve ifadeleriyle mevcut örgüt yapısını ortaya koyduklarını da gözetip TCK 221/1, 2 ve 3. maddeleri doğrultusunda örgüt kurmak, yönetmek ve üyesi olmak suçları yönünden haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiği
anlaşılmıştır."

Sanık Erkut Taş'ın, Musa Erdoğan adlı kişideki ruhsatsız Glock tabancanın 2 bin 800 dolar karşılığında Yunus Akkaya'ya satımına aracılık yaptığına da dikkati çekilen görüşte, Akkaya'nın bu silahı taşıdığının belirlendiği, ancak bu eylemin, kurulmuş örgüt faaliyeti çerçevesinde ve örgüt amacının gerçekleştirilmesine yönelik olarak işlendiğine ilişkin delil bulunmadığı savunuldu.

Talep edilen cezalar

Savcı, esas hakkındaki görüşünde, TCK'nın etkin pişmanlığa ilişkin 221. maddesi uyarınca, değişen suç vasfına göre, sanıklardan Murat Eren hakkında "terör örgütü kurucusu olmak ve yönetmek"; Erkut Taş ve Yunis Akkaya hakkında "silahlı terör örgütü üyesi olmak"; Yasin Yaman ve Yakup Yayla hakkında da "örgüt içerisindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçlarından ceza verilmesine yer olmadığını açıkladı.

Ancak savcı, bu 5 sanığın da TCK'nın 174/1-2 ve Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca, "patlayıcı madde imal etmek, nakletmek ve muhafaza etmek" suçlarından 6 yıl 9 aydan 18 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Erkut Taş ve Yunis Akkaya'nın 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan 1'er yıldan 3'er yıla kadar ayrıca cezalandırılmasını isteyen savcı, diğer sanıklar Suat Kiy, İsmail Binici, Mehmet Karatepe, Cemal Hasan Özdeş ve Mustafa Raşit Çavdar'ın da ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesini istedi.

Duruşma, sanıklar ve avukatlarının, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için ertelendi.

Önceki mütalaa


Önceki duruşma savcısı Salim Demirci, 30 Mayıs 2007'de verdiği esas hakkındaki görüşte, sanıkların eylemlerinin "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçunu oluşturmadığını savunarak, Yunis Akkaya, Murat Eren, Yasin Yaman, Yakup Yayla, Erkut Taş, Suat Kiy, İsmail Binici, Mehmet Karatepe, Cemal Hasan Özdeş ve Mustafa Raşit Çavdar'ın, üzerlerine atılı "Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin görevlerini kısmen veya tamamen engellemeye kalkışmak amacıyla anlaşmak" suçundan delil yetersizliğinden beraatlerine karar verilmesini istemişti.

Sanıklar, Murat Eren, Yunis Akkaya, Erkut Taş ve Yasin Yaman'ın, "Patlayıcı madde bulundurmak" suçlarından TCK'nın 174/1. maddesi uyarınca 3'er yıldan 8'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep eden savcı, Yunis Akkaya ve Erkut Taş'ın ayrıca "Ruhsatsız tabanca bulundurmak ve satmak" suçundan 1'er yıldan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etmişti.




Cnn Türk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.