Terör örgütü PKK'nın "Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) Yapılanması"na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin ayrıntıları belli olmaya başladı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 103'ü tutuklu 151 şüpheli hakkında hazırlanan 7578 sayfalık iddianamede, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 2009 yılındaki yerel seçimlerden önce terör örgütü PKK'nın KCK/TM sözcülerinden uygun görmeleri halinde Diyarbakır'a gelmek için izin istediği ileri sürüldü.

İddianamede, şüphelilerden KCK/TM sözcüsü Nadir Y'nin, Baykal'ın Diyarbakır'a gelmemesini, geldiği taktirde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gelişi esnasında organize edilen eylemlerin aynısının yapılacağını anlattığı kaydedildi.

Demirtaş durumu Yüksek'e anlattı

İddianamede, 05 Aralık 2008 tarihinde kapatılan DTP'nin milletvekili olan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, DTP Genel Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda şüpheli olan Kamuran Yüksek'i arayarak, CHP MYK üyesi bir milletvekilinin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'i arayarak, Baykal'ın ziyaret teklifini ilettiğini anlattı.

Demirtaş, Baydemir'in de "Ben bir şey diyemem bu konuda Selahattin Beyle görüşün" dediğini Yüksek'e bildirdiği anlatılan iddianamede KCK sözcüsü Nadir Y'nin ise Baykal'ın Diyarbakır'a gelmemesini, geldiği taktirde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a KCK/TM yapılanmasında organize edilen eylemlerin aynısını yapacaklarını belirttiği kaydedildi.

Türk ve Obama görüşmesi

İddianamede, kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk'ün, Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı görüşme de yer aldı.

İddianamede, terör örgütü elebaşı Öcalan'ın talimatı üzerine PKK'nın sözde Avrupa sorumlusu Sabrı Ok tarafından hazırlanan ve Kürt sorununu içeren bir mektubun KCK/TM yöneticilerine ulaştırıldığı ve daha sonra Ahmet Türk tarafından Obama'ya verildiği anlatıldı.

"Ok, BDP'nin kurulması talimatını verdi"

İddianamede, hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan ve ilk şüpheli olarak yer alan terör örgütü PKK'nın sözde Avrupa sorumlusu Sabri Ok'un DTP'nin yerine yeni bir partinin kurulması için kapatılan DTP'nin eski Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek'e talimat verdiği belirtildi.

Şüpheli Ok'un zorlamasıyla Muş'un Varto Belediye Başkanı Demir Çelik'in ikna edilmeye çalışıldığı kaydedilen iddianamede, "Demir Çelik'in kabul etmeye yanaşmaması üzerine kendisine örgüt tarafından sahip çıkılacağı teminatı verildi.

Yüksek'in Çelik ile görüşmeler yaptığı, görüşmeler sonucunda Çelik'in ikna edilerek Sabri Ok ile görüşmek üzere yurt dışına çıktığı, tekrar yurda döndüğünde BDP'nin kurulduğu tespit edilmiştir" denildi.

Ok'un ayrıca ülke genelinde düzenlenen sokak eylemlerini organize eden KCK Türkiye Koordinasyonuna da başkanlık ettiği vurgulanan iddianamede, "terör örgütünü yönetmede faydalı olabilecek her türlü askeri, adli ve idari bilgiler, Ok vasıtasıyla Kandil'de bulunan KCK Yürütme Konseyine iletilmektedir" denildi.

Türk'e 'Kanco', Baydemir'e 'Ciguli' lakabı

İddianamede ayrıca KCK/TM yapılanmasında yer alanların kendi aralarında yaptıkları görüşmelerde kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk'e "Kanco", Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'e "Ciguli", kapatılan DEP'in eski milletvekili Leyla Zana'ya "abla", Öcalan'a "başkan, baba, önder, önderlik" ve şüpheli Sabri Ok'a da "abi" lakabı taktıkları ifade edildi.

İddianamede ayrıca Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in "Sayın Öcalan" kampanyasına imza atmadığı için KCK/TM tarafından disipline sevk edildiği ifade edildi.

"İntihar etmeyi düşündüm"

İddianemede, örgütün talimatları doğrultusunda 2008 yılında yapılan "Sayın Öcalan" kampanyasına imza vermediği için disipline verilen Baydemir'in, söz konusu olay nedeniyle Yerel Yönetimler Komisyonundan istifa etmek için dilekçe verdiği, ancak KCK Türkiye sözcülerinin istifayı kabul etmediği belirtiliyor.

İddianamede ayrıca Baydemir'in yaşanan gelişmeler üzerine kapatılan DTP'nin eski Genel Başkan Yardımcısı Selma Irmak'ı arayarak, "Moralim çok bozuk. İntihar etmeyi düşündüm" dediği yer aldı. Irmak'ın durumu Kamuran Yüksek'e bildirdiği, Yüksek'in de kampanyaya katılmadığı için bunun gerekli görüldüğünü ve taviz verilmemesi, herkesin talimatlara uyması gerektiğini anlattığı kaydedildi.

KCK/TM üyelerinin kendi aralarında yaptıkları görüşmelerde, Baydemir'in seçim çalışmalarında örgütlenmeyi iyi yapamadığı belirterek, "Ramazan paketi dağıtarak AK Parti ile yarışılamaz. Belediyenin finansında örgütsel gazetelerin tek tek evlere dağıtılması gerekmektedir" dedikleri ifade edildi.

İddianamede, ayrıca Baydemir'in bir televizyon programına çıkmak için KCK/TM yöneticilerinden izin istediği, ancak üst düzey yöneticilerin buna izin vermediği belirtilerek, "Bu durumda, bölge belediyelerin KCK/TM yapılanmasının emirleri altında olduğunu açıkça göstermektedir" denildi.

"KCK belediyelerde tam yetkili"

İddianamede, KCK/TM yöneticilerinin kapatılan DTP'ye ait belediyeler üzerinde etkili oldukları, işçi alımı, işçi ücretleri, işten çıkarma, ihalenin verileceği kişi gibi hususlarda talimat verdikleri ileri sürüldü. Faaliyetlerine uymayanlara ise cezai yaptırımlar uyguladıkları ifade edildi.

KCK/TM üyelerinin BDP milletvekilleri üzerinde de baskı kurdukları anlatılan iddianamede, milletvekillerine Cumhuriyet Bayramı törenlerine katılmamaları yönünde talimat verildiği belirtildi.

KCK/TM'nin mavi kampanyası

KCK/TM yapısına bağlı olarak faaliyet yürüten ve mali alanda görevli şahısların Diyarbakır ve bölgede faaliyet yürüten şirketlerle iş adamlarından "Mavi Kampanya" adıyla para topladıkları kaydedilen iddianamede, şu ifadeler yer aldı:

"Vermeyenlere gözdağı verildiği, yine yeni iş yeri açmak isteyen esnafın örgütün ofisi olarak kullanılan yerel yönetimler bürosuna giderek 'hava parası' adı altında haraç verdikleri ve yerel esnafın dükkanlarına kumbara konularak bu kumbaralara düzenli olarak para konulduğu, bu kumbaraların zaman zaman mali alandaki örgüt üyelerince boşaltılarak kazanç temin edildiği tespit edilmiştir. Belediye işçilerinden zorla para alındığı, vermeyenlerin ise işten çıkarıldığı görüşmelerden anlaşılmaktadır."

Taziye masrafları belediye ve işadamlarından

İddianamede, güvenlik kuvvetleriyle girdikleri çatışmalarda ölen terör örgütü mensupları için KCK/TM tarafından organize edilen terörist cenazelerinin taziyesinde ikram edilen yiyecek ve içeceklerin masraflarının belediyeler tarafından karşılandığı, bunların bir kısmının da bazı iş adamlarına ödettirilmeye çalışıldığı ifade edildi.

"Türkan Saylan'ın terör yardım ettiği iddiası"

İddianamede, terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması olan Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi İstanbul sorumlusu olduğu değerlendirilen örgüt mensubunca Kamuran Yüksek'e hitaben yazıldığı ileri sürülen bir rapora da yer verildi.

İddianamede, raporla ilgili şu ifadeler yer aldı:

"İstanbul'da yürütülen terör örgütü faaliyetlerinde birçok YDGM üyesi örgüt mensubunun yakalanmasından dolayı eylemsel anlamda yeni genç örgüt üyelerine ihtiyaç olduğundan İstanbul'a gönderilmesi, gelecek olanların barınma ve maddi yönden sıkıntı yaşamayacakları, çünkü Türkan Saylan'ın daha önce kendilerine maddi ve barınma açısından desteklediği, yine bu desteklerine devam edeceğinin belirtildiği, bu durumdan da Yüksek'in metropollerde örgütün eylemlerini organize ettiği, örgütsel çalışma yürütmek için eleman temin ettiği ve legal görünümlü sivil toplum kuruluşlarının terör örgütüne yardım ettiğinin bizzat kendi yazdıkları bu rapor ile belgelendiği.."

''TBMM'de Kürtçe konuşma talimatı"

İddianamede, kapatılan DTP'nin belediyeleri ve milletvekillerinin KCK/TM sözcülerine bağlı oldukları ileri sürülerek, "2008 yılı Ekim ayında Başbakanın Diyarbakır'a ziyareti sırasında halkın kepenk kapatması, çöplerin toplatılmaması, öğrenci servis araçlarının çalışmaması ve Baydemir'in Başbakanı karşılamak için havaalanına gittiği esnada yoldan geri çağrılarak karşılamasının engellenmesi buna örnektir. Ayrıca KCK/TM sözcülerinin DTP'li milletvekillerinin Türkiye'deki ortamı germek ve bağlı kitleyi canlı tutmak için mecliste Kürtçe konuşma ve oturum düzenlenmesi talimatını Ahmet Türk ve Selahattin Demirtaş'a verdikleri tespit edilmiştir" denildi.

İstenen cezalar

İddianamede, 103'ü tutuklu, 151 şüpheli hakkında, TCK'nın "Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak', "Terör örgütü üyesi ve yöneticisi olmak", "Terör örgütüne yardım ve yataklık etmek" suçlarından 15 ile ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezası isteniyor.

Şüpheliler arasında kapatılan Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) 28 yöneticisi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in de aralarında bulunduğu 12 belediye başkanı, 2 İl Genel Meclisi Başkanı ile 2 belediye meclis üyesi de bulunuyor.

26'sı kadın olan 103 tutuklu arasında Batman Belediye Başkanı Nejdet Atalay, Diyarbakır'ın Kayapınar Belediye Başkanı Zülküf Karatekin, Şırnak'ın Cizre Belediye Başkanı Aydın Budak, Suruç Belediye Başkanı Ethem Şahin, Kızıltepe Belediye Başkanı Ferhan Türk ve Viranşehir Belediye Başkanı Leyla Güven'in yanı sıra kapatılan DTP'nin eski Genel Başkan yardımcıları Kamuran Yüksek, Bayram Altun ile Selma Irmak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Başkan Vekili Ali Şimşek, İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey, kapatılan DEP'in eski milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi eşbaşkanı Hatip Dicle, Dicle eski Belediye Başkanı Abdullah Akengin, Batman eski Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, Viranşehir eski Belediye Başkanı Emrullah Cin, Ergani eski Belediye Başkanı Nadir Bingöl, DİSKİ Genel Müdürü Yaşar Sarı, Ramazan Dede ve Abbas Çelik de yer alıyor.

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianamenin kabul edilmesi halinde yargılamaya gelecek günlerde başlanacak.



Cnn Türk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.