Yıldırım, Ekşioğlu'nun kendisini Sincan Cezaevi'nde ziyaret ettiğini belirterek, "Bana, 'Keşke yakalanmadan bize ulaşsaydın, işini bağlardık' dedi." ifadelerini kullandı. Yıldırım ayrıca Danıştay cinayetinin, Alparslan Arslan'ın kız kardeşinin sim kartını kullanan bir kişi tarafından organize edildiğini belirterek Ekşioğlu'na, "O kişi siz miydiniz?" diye sordu. Ekşioğlu, suçlamayı kabul etmedi. Ancak Yıldırım'ın sorularına çelişkili cevaplar vermesi dikkat çekti.

Birinci Ergenekon davasının 155. duruşması, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görüldü. Mahkeme heyetine başkanlık yapan Hasan Hüseyin Özese, tetikçi Alparslan Arslan'ın okul ve ev arkadaşı avukat Teoman Ekşioğlu'nu 'tanık' olarak dinlemek için kürsüye çağırdı. Ekşioğlu'nun daha önce Ankara Emniyet Müdürlüğü ve savcılıkta verdiği ifadeleri okundu. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in sorularını cevaplayan Ekşioğlu, Alparslan Arslan ile birlikte kaldıkları eve zaman zaman Hilmi Öztürk, Süleyman Esen, bazı avukat ve arkadaşlarının uğradığını, sohbet edip bazen de kâğıt oynadıklarını anlattı. Pekgüzel'in, "21 Mayıs 2006'da Alparslan Arslan'a silah verdiği iddia edilen Nejat Uysal'a 'Etraf durulunca Alparslan'a içki içiyor diyenlere, kapıcıya, yöneticiye uğramak lazım' diye bir mesaj atmışsınız. Açıklar mısınız? İfadelerini değiştirmeleri konusunda baskı mı yapacaktınız?'' sorusu üzerine Ekşioğlu, "Baskı yapmayacaktık. 'Doğru beyan verin' şeklinde olabilir.'' dedi.

Pekgüzel'in, "Arslan, size tehdit aldığını söylüyor muydu?'' sorusunu da Ekşioğlu, "Hayır, kendisinde tehdit hali veya korku görmedim. Sadece tuhaflık vardı. Belki, olayın altında başka bir iş vardı, hedef saptırmak için bazı kişilerle görüşmüş olabilir. Tarikat ve cemaatlere ilgisizdi. İnsanların kendi kendilerini yetiştirmesi gerektiğini söylerdi.'' şeklinde cevapladı. "Sizce bu olay nasıl bir mesele?'' demesi üzerine Ekşioğlu, "Çok şahsi bir mesele gibi görünmüyor. Çok siyasi derinliği olan bir mesele gibi de görünmüyor. Her yere çekilebilir. Alparslan Arslan'a olaydan önce kimyasal bir madde verilmiş olabilir. Kim vermiştir bilemem. Herkesten gelebilir. Alparslan, çevresinde karizma, lider bir insandır. Onun cesaretini görüp kullanmış olabilirler. Dengesiz tavırlar sergilemesinden sonra bu işin altında başka şeyler olabileceğini düşündüm." dedi.

Savcı Pekgüzel'in, "Arslan, Cumhuriyet Gazetesi'ne ilk bombanın atıldığı 5 Mayıs 2006'da 2 defa sizi aramış. İkinci bombada 10 Mayıs'ta size 13 mesaj atmış. Üçüncü bombada 11 Mayısta 4 tane mesaj atmış. Danıştay saldırısından bir gün önce 15 Mayıs'ta da size 5 mesaj atmış. Bu konulardan size hiç bahsetmedi mi? Siz yakın arkadaşı olarak bir şey hissetmediniz mi?'' şeklindeki sorusu üzerine, "Tuhaf mesajlar gelirdi. Aradığımda da ya cevap vermezdi ya da telefonda gülerdi. Ben de Orhan Kadı'ya sordum. Bir tuhaflık vardı konuşma şeklinde ve tavrında. Arslan, o dönem 5-6 yıldır hiç görüşmediği arkadaşlarına da mesaj atmış, görüşmüş. 'Alparslan bizi 5 yıl sonra aradı' diyenlerin olduğunu duydum.'' dedi.

O SİM KARTI KULLANAN, CİNAYETİ ORGANİZE ETTİ

Sanık Osman Yıldırım ise Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunduğu sırada ziyaretine gelerek kendisine Muzaffer Tekin'in selamını getirdiği ileri sürülen tanık avukat Teoman Ekşioğlu'na bazı soruları olduğunu söyleyerek söz aldı. Ekşioğlu, Yıldırım'ın "Sincan Cezaevi'ne beni ziyarete geldiniz mi?" sorusuna ilk önce "Hayır." dedi. Ancak Yıldırım, "Avukat Ahmet Doğan ile birlikte beni ziyarete gelmediniz mi?" diye hatırlatma yaptı. Bunun üzerine Ekşioğlu, "Evet, belki onunla gelmiş olabilirim ancak Muzaffer Tekin'in selamını filan getirmedim. Hatta Ahmet Doğan bir dava için vekalet almak amacıyla geldi yanınıza. Ben de beraber gittim onunla ama içeride iki saat kadar beraber kaldınız. Ben kapıda bekledim. İçeride baş başa bir görüşmemiz olmadı." cevabını verdi.

Bunun üzerine Osman Yıldırım, "Bana, 'Keşke yakalanmadan bize ulaşsaydın, işini bağlardık.' dedin mi, demedin mi?" diye sorunca, Ekşioğlu bu kez içeri girdiğini de kabul etmek zorunda kaldı. Ancak içeride ne kadar kaldığını hatırlamadığını, böyle bir konuşma olmadığını söyledi. Osman Yıldırım, tetikçi Alparslan Arslan'ın kız kardeşi Elif Arslan adına alınmış sim kartı ile Alparslan Arslan arasında Danıştay saldırısı öncesinde yoğun mesajlaşma olduğunu hatırlattı. Ekşioğlu'na "O tarihte bu sim kartı siz mi kullanıyordunuz?" diye sordu. Ekşioğlu'nun bunu kabul etmemesi üzerine Osman Yıldırım şu ifadeleri kullandı: "Elif Arslan'ın sim kartını kullanan kişi saniye saniye suikasti organize ediyor. 'Bir eksiğin var mı?' diye sık sık soruyor. Alparslan ise 'Yolcuyu görmeli miyim?' diyor. Suikast yapacağı kişiyi görerek mi saldırması gerekip gerekmediğini soruyor. 'Gece mi gündüz mü?' diyerek de suikast zamanını soruyor." Zaman



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.