Değer Deniz cinayetinde yeni gelişme; İki doktora da dava açıldı
NÖBETÇİ TABİPLERE DAVA

İstanbul Beyoğlu’nda, evine giren kişinin tecavüz edip öldürdüğü müzisyen Değer Deniz (39) cinayeti sonrası olay yerine gidip ölü muayene işlemi yapmayan iki nöbetçi adli tabip hakkında dava açıldı. Hürriyet'ten Fırat Alkaç'ın haberine göre; Değer Deniz’in ailesinin şikâyeti üzerine, cinayetin işlendiği 5 Mayıs 2015’de bölgedeki nöbetçi adli tabipler C.Y. ve E.K.’nın arandıkları halde olay yerine gidip ölü muayenesiyle ilgili gerekli işlemleri yapmadığı belirlendi. Adli tabip C.Y. savunmasında, “Telefonunu kasıtlı kapatmadığını, telefonunun çekmemiş olabileceğini ya da şarjının bitmiş olabileceğini” söyledi. Adli tabip E.K. ise o tarihte Pendik’te bulunduğunu, yeğeni rahatsız olduğu için müsait olmadığını belirtti.

2 YILA KADAR HAPİS CEZASI

Şüpheli doktorlar 13 Asliye Ceza Mahkemesi’nde 22 Mart’ta hâkim karşısına çıkacak. İfadeleri sonrası hazırlanan savcılık iddianamesinde ise şöyle denildi: “Beyoğlu Merkez Aile Sağlığı Merkezi’nde doktor C.Y. adli nöbetçi olarak görevli olduğuı halde telefon çağrılarına yanıt vermeyerek ve ile Beyoğlu 6 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’nde doktor E.K. davetten bilgisi olmasına rağmen göreve gitmeyerek ölü muayene tutanağı düzenlemedi. Görevlerini kötüye kullanan adli tabipler hakkında 2 yıla kadar hapis cezası verilmesine...” 

"ERKEK ŞİDDETİNİ AKLAMAK"

Değer Deniz’in ailesinin avukatı Selin Nakıpoğlu da, iki adli tabip hakkında şu soruları ortay attı: “Üzerinde durduğumuz, maktulün kadın olmasının görevi ihmalde etken olup olmadığıdır. Erkek şiddeti sonucu zarar gören, hayatını kaybeden kadınların davalarında soruşturma aşamasında görülen pek çok eksikliklere, ihmallere şahit oluyoruz. Bu durumlar da erkek şiddetini aklamanın başka bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor.”

KATİL ÇOCUK AĞIR CEZA MAHKEMESİNDE

Değer Deniz’i tecavüz edip boğarak öldürdüğü iddiasıyla hakkında 29 yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu sanık C.M., İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ruşen Topallı 1 yıl önce

Aile hekimine adli nöbet yazılması usulsüzdür... Görevi olmadığı için de görevi ihmal suçu oluşmaz ve ceza verilemez. Savcının bunu soruşturma aşamasında tespit emesi ve takipsizlik vermesi gerekirdir.

Avatar
Ruşen Topallı 1 yıl önce

CMK 64. maddede kanunların görevlendirdiği resmi bilirkişilerin öncelikle atanması gerektiği yazılı. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu kanunu dışında da hiç bir kanunda bu konuda başka bir düzenleme yok ve resmi görevlinin adli tıp kurumu, adli tıp şube müdürlükleri vb. olduğu açıkça yazılı... Böyle iken devlet memuru bile olmayan, kamuyla organik bağı olmayan aile hekimlerinin göreviymiş gibi yapılması doğru değil...

Avatar
Hüseyin Akdemir 1 yıl önce

"olay yerine gidip ölü muayene işlemi yapmayan iki nöbetçi adli tabip" tabiri tümüyle hatalı.Aranılan kişiler aile hekimleri.Hunharca işlenen böyle bir cinayete İstanbul gibi bir metropolde bir adli tabibin çağrılmamasıdır asıl sorun.Aile hekimleri görev tanımı itibariyle 1.basamak (koruyucu) sağlık hizmetleri veren hekimlerdir.Olay yeri incelemesi veya ölü muayenesi/otopsi gibi özel işlerde bu konuda profesyonel adli tabipler dururken bir aile hekiminin aranması ne kadar akla ve mantığa uygundur ?