Ergenekon'da yeni duruşma

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen davanın bugünkü duruşmasına, Alparslan Arslan ve Doğu Perinçek ile Savcı Zekeriya Öz'ü tehdit ettiği iddiasıyla yargılandığı dava dosyası bu davayla birleştirilen Özkan Kurt'un da aralarında bulunduğu 24 tutuklu sanık katıldı.
Tutuklu sanıklar Osman Yıldırım, İsmail Yıldız ve Ergün Poyraz ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada tutuksuz yargılanan Nusret Senem ve Güler Kömürcü Öztürk ile başka suçtan tutuklu yargılanan Semih Tufan Gülaltay da hazır bulundu.

Sanıkların taleplerinin alındığı duruşmada konuşan Cumhuriyet gazetesine molotofkokteyli atılması davasının tutuklu sanığı Boğaç Kaan Murathan, bu eylemi gerçekleştiren sanıklardan Bedirhan Şinal'in olayın azmettiricileri olarak verdiği isimler arasında ilk etapta kendisinden söz etmediğini söyledi.

Bu eylemin azmettiricisi olduğu iddiasıyla 3 yıldır cezaevinde kaldığını ifade eden Murathan, şunları kaydetti:
''Yarım bardak benzinli eylem. Bunu ben içerim. Böyle bir eylemi PKK yapar. Ben PKK'lı değilim. Şinal'in ifadeleri üzerine hiç tanımadığım insanlarla bir araya geldim. Şinal ile Bayrampaşa Cezaevi'nde aynı koğuşta yatmadım. Cezaevinden çıktıktan 25 gün sonra böyle bir insanı tanıyıp eylem yaptırmam mümkün değildir. 1 tane tanık çıksın bu eylemi kabul edeceğim. Bedirhan denilen hayalperest hikayecinin her söylediği dikkate alınmaktadır. Molotofkokteyli bile yapamamış. Bardağın içine benzin koyup gitmiş çöp kutusuna atmış. Ben böyle bir eylem yaptırmam. Basit bir eylem yapmıştır. Herkes gülüyor. Ben iş adamıyım. Molotofkokteylinden yargılanmam işlemi etkiler. Benim ismime yakışmaz. Molotofkokteylinin cezası 6 ay. 31 aydır tutukluyuz.''
 

Gülaltay'ın konuşması

Semih Tufan Gülaltay da dünkü oturumda dinlenen tanık Engin Bağbars'ın beyanlarına atıfta bulunarak, Bağbars'ın kendisine iftira attığını, hakaret ettiğini, her şeyi uydurduğunu söyledi.

Tekirdağ F Tipi Cezaevinde yatarken sosyal aktivitelere çıkartılmadıklarını, bunun için başvurular yaptığını belirten Gülaltay, ''Beni resim kursuna çıkarttılar. Kameranın önünde bir yere oturttular. Yanımda da Engin Bağbars oturuyordu. Bana, 'Ben o ifadeyi verdim, ama kusur ettim' dedi. 'Hangi ifadeler' dedim. 'Ben Muzaffer ağabey (Tekin) hakkında ifade verdim. Çok pişmanım. Ben de Bingöllüyüm, ülkücüyüm. Muzaffer Tekin senin arkadaşınmış. Sen istersen bu ifadeyi geri çekerim' dedi. Kamera olmasına rağmen çok rahat konuşuyordu. Yeşil'i tanıdığını söyledi. Mahmut Yıldırım ile ilgili bir şeyler sordu, konuştuk. Ben de ''Muzaffer Beyi tanırım ama pişmansan, bir atfı cürümde bulunduysan, o da sana kalmış' dedim. Bunun kurgu ve tertip olduğu dünkü duruşmada ortaya çıktı'' şeklinde konuştu.

Gülaltay, bu dava ile ilişkisinin, 1999 yılında başladığını ifade ederek, Akın Birdal suikastından dolayı Yozgat'ta cezaevinde yatarken de Fethullah Gülen'in gizli servislerle ilişkilerini ortaya çıkaran bir kitap yazdığını söyledi.

Yozgat Cumhuriyet Başsavcısı'nın cezaevine gelerek Osman Yıldırım'ın kendisinin hemşehrisi olduğunu, kantine bile çıkamadığını söyleyerek, koğuşa almasını istediğini dile getiren Gülaltay, bundan şüphelenerek Yıldırım'ı yanına almadığını anlattı. Cezevinden çıktıktan sonra daha büyük komploların başladığını savunan Gülaltay, Osman Yıldırım'ın kendisini özel cep telefonundan aradığını belirtti.

Yıldırım'ın bu numarayı kurduğu Ulusal Birlik Partisinden aldığını söylediğini, ancak buna inanmadığını dile getiren Gülaltay, ''yeni komplolar örülmekte olduğunu anladığını'' ileri sürdü.

Semih Tufan Gülaltay, MHP hakkındaki kasetlerin de aynı komplocular tarafından yapıldığını iddia etti.

Dünkü duruşmada tanık olarak dinlenilen Engin Bağbars, Gülaltay ile cezevinde konuştuğunu belirterek, ''Gülaltay bana Cem Ersever'in, Vanlı bir itirafçı tarafından İstanbul'a getirilerek Veli Küçük'le görüştürüldüğünü, sonrada aynı itirafçı tarafından öldürüldüğünü söyledi. Ertuğrul Yılmaz'ın, uyuşturucu meselesinden dolayı Almanya'da Muzaffer Tekin'in talimatıyla öldürüldüğünü de söyledi. Ahmet Taner Kışlalı'nın arabasına bomba koyanın ise Ankara'da görev yapan Yozgatlı bir astsubay olduğunu anlattı. Emri verenlerin ise Doğu Perinçek ve İbrahim Şahin olduğunu söyledi. Kışlalı, Atatürkçü Düşünce Derneğine başkan olacakmış, ancak çekilmediği için öldürülmüş'' demişti.
Duruşma, taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.