Fatma Kurtulan için 22.5 yıl istendi
İSTANBUL -  İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, Van Eski Milletvekili Fatma Kurtulan’ın da aralarında olduğu 13’ü tutuklu 21 sanık hakkındaki 4. KCK iddianamesini kabul etti. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ümit Zafer Çolak tarafından hazırlanan 387 sayfalık iddianamede KCK’nın şemasına yer verildi.

ÖRGÜT ŞEMASI İDDİANAMEDE
 
Daha önce hazırlanan 3 KCK iddianamesinin özetinin yer aldığı 4. iddianamede KCK’nın şemasına da yer verildi. Şemada, Öcalan örgütün asıl yöneticisi/lideri ve örgütün en üst karar mercii olarak gösteriliyor. İddianamede Öcalan ile avukatlarının yaptığı görüşmelerin Kandil’e nasıl iletildiği de şemalarla anlatıldı. Şemaya göre, görüşme yapan avukatlar ortak bir mail adresinin taslaklar bölümüne görüşmeleri kaydediyor. Mailin şifresini bilen örgüt elemanları da taslaklardaki bilgileri alıp örgüte iletiyor.

TATLISES DAVASI SANIĞINDA DA GÖRÜŞME NOTLARI VAR
 

Öcalan ile avukatlarının yaptığı görüşmelerin nerelerde okunduğuna dair şema da iddianamede çizildi. Şemaya göre görüşme notları BDP, Siyaset Akademisi, DİHA, Fırat Basım Yayım ve Asrın Hukuk Bürosu ile Mezopotamya Kültür Merkezi’nde okunuyor. Ayrıca görüşme notlarını okuyan şahıslar da şema halinde belirtildi. Görüşme notlarını okuyanlar arasında Türkücü İbrahim Tatlıses’e suikast davasında sanık olarak yer alan Avukat Ruhşen Mahmutoğlu da yer alıyor.

"KURTULAN, ÖRGÜTSEL EYLEMLERİ ORGANİZE EDİYOR"
 

İddianamede 'bir numaralı şüpheli' olarak yer alan Fatma Kurtulan’ın PKK/KCK kadın yapılanması KJB’nin ideolojik alan örgütlenmesi olan PJAK’ın Türkiye yapılanması DÖKH’e bağlı olarak, örgütün Sosyal Alan Merkezi altında KCK/TM yapılanması içerisinde üst düzey yönetici konumunda faaliyet gösterdiği iddia edildi. Örgütsel eylem ve etkinlikleri organize ettiği belirtilen Kurtulan’ın, örgütün kırsal alanında faaliyet gösteren örgüt mensupları ve diğer örgüt mensupları ile ilişki ve irtibat içerisinde olduğu, yasak yayın bulundurduğu, ayrıca; örgütün üst düzey yöneticileri tarafından örgütsel amaçlı olarak oluşturulan e-posta adreslerinin kullanıldığı “İLLEGAL/KAPALI HABERLEŞME AĞINA" dahil olarak sadece üst düzey örgüt mensuplarına gizli gönderim yöntemi ile gönderilen “GÖRÜŞME NOTLARININ 2. HALLERİNİ" okuduğu vurgulandı.

"BAKIRHAN, SOSYAL KOMİTEYE BAĞLI ÜST DÜZEY YÖNETİCİ"
 

İddianamede '2 numaralı sanık' olarak yer alan DEHAP eski Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın PKK/KCK'nın Sosyal Alan Merkezi altında yapılanan Sosyal Komite'ye bağlı olarak BDP-Barış ve Demokrasi Partisi bünyesinde üst düzey yönetici konumunda faaliyet gösterdiği, örgüt mensupları ile ilişki ve irtibat içerisinde olduğu, ayrıca; örgütün üst düzey yöneticileri tarafından örgütsel amaçlı olarak oluşturulan e-posta adreslerinin kullanıldığı “İLLEGAL/KAPALI HABERLEŞME AĞINA" dahil olarak sadece üst düzey yöneticileri tarafından bilinen gizli şifreler ile erişim sağlanabilen e-posta adreslerinden “GÖRÜŞME NOTLARININ 1. HALLERİNİ" ve sadece üst düzey örgüt mensuplarına gizli gönderim yöntemi ile gönderilen “GÖRÜŞME NOTLARININ 2. HALLERİNİ" okuduğu kaydedildi.
İddianamede aralarında Fatma Kurtulan ve Tuncer Bakırhan’ın da olduğu 21 sanığın “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

“GİZLİ TANIK BAHAR'IN İFADESİ İDDİANAMEDE
 
Gizli tanıkların ifadesine de yer verilen iddianamede, gizli tanık Bahar’ın 1993 yılında Elazığ’da 33 erin öldürülmesi ve Özal’ın PKK’yı bitirme çalışmalarına yönelik ifadeleri bulundu.
İfadesinde 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a ilişkin bilgiler veren gizli tanık Bahar, Turgut Özal’ın PKK’yı bitirmek için çalışmalar yaptığını belirtti. Ergenekon yapılanmasının buna izin vermediğini belirten gizli tanık Bahar, “Geriye dönüp baktığınızda, çözümün konuşulduğu dönemlerin ya canlı bombalı saldırı yada sansasyonel bir eylemle kesintiye uğratıldığını ve yeniden kanlı çatışmaların devam ettirildiğini görürsünüz. Bunun en bariz örneğini Özal’ın şüpheli ölümü ve 33 er olayında yaşadık. Olaya katılan Mordem kod isimli örgüt mensubuyla bizzat konuştum. Eylem günü Elazığ-Bingöl yolunda yol uygulamasına götürülüyorlar. 50-60 arası silahsız asker konvoyla önlerine çıkıyor. Çocuk bu olaydan sonra bunalıma girmişti, çünkü, 'bizi yol uygulamasına gönderenlerle, silahsız askerleri bizim üzerimize gönderenler irtibatlıydı' diye net bir ifadeyi kendisi bizzat kullandı. Gelen askerlerin bir bölümünü alıyorlar başka bir yere götürüyorlar bir kısmını da fazla geldiği için alamıyorlar. Devletin bu olaydan kesin haberi var. Akşama kadar silahsız askerler PKK’nın elindeyken harekete geçmeyen devlet, askerler taranarak hayatlarını kaybettikten sonra operasyona başlıyor, helikopterler kalkıyor. Eyleme katılan Mordem kod bu eylemin çok karanlık olduğunu söyledi. Öcalan ise sorumluluğu kendisinde görmüyor. Bu olayların olduğu dönemde Fikri Karadağ o bölgede komutan ve istihbarattan sorumlu kişi. Fikri Karadağ, 33 er olayında olay yerine ilk giden kişi. Askerler taranıncaya kadar kılını kıpırdatmayan ordu, eylem gerçekleştikten sonra harekete geçiyor, bu çok üzücü ve düşündürücü." PKK’nın kuruluşunda Pilot Necati Kaya ve Kesire Öcalan’ın etkin rol oynadığını belirten gizli tanık Bahar, “Özel harbin elemanı olduğu bilinen Pilot Necati’nin evinde bir dizi görüşmeler tertiplenir. Tuzluçayır’da bir ittifak yapılır, garson olan Rıza Altun ve beraberindeki yarı çete yarı devrimci, çoğu Türk olan, liseli ve yerel mahalleli 100’lerce kişi devletin eliyle PKK’ya transfer edilir. Rıza Altun, PKK öncesi Aydınlık grubuyla ilişkilidir. Daha sonraki yıllarda PKK’nın kadro ihtiyacını o kişiler karşılamışlardır." (Selahattin GÜNDAY/DHA)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.