Halkalı'daki saldırıya ilişkin dava başladı

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Mehmet Kazım Sevim, Seyithan Özer, Lütfi Balbal ve Okan Ağar ile tutuksuz sanıklar Ahmet Hakverir, Salih Baykal, İsmet Delen, Ramazan Çetinçakmak, Nusret Deren, Kemal Çaylak, Halit Erik ve Melhem Özel katıldı. Tutuksuz sanık İslam Erdem ise duruşmaya gelmedi.

Duruşmada savunması sorulan tutuklu sanıklardan Mehmet Kazım Sevim, okuduğunda şoke olduğu iddianameyi trajikomik bulduğunu belirterek, ''Masa üstünde hayali iddiaların neye dayandığını anlamakta zorluk çekiyorum. Gözaltına alınmamı hukuki bulmuyorum. 7 çocuk babasıyım, hepsi travma geçiriyor'' dedi.

Daha önceki ifadesini tekrar ettiğini anlatan Sevim, tahliyesini ve beraatını istedi.

Tutuklu sanık Seyithan Özer de, müteahhitlik yaptığını, tutuklandığı için mağdur olduğunu ve bu dava nedeniyle 500 bin TL zarara uğradığını ifade ederek, ''4 çocuğum var. Ekmek parası bulamıyorum. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum'' dedi.

Tutuklu sanık Lütfi Balbal ise yeğeninin terör örgütü üyeliğinden tutuklu olduğunu ve bu nedenle evinin iki kez arandığını anlatırken, ''Komşularımla aramda husumet oldu. Onlar da gizli tanık olarak aleyhimde ifade verdi. Ben buradakilerin çoğunu tanımıyorum. Kazım Sevim'i 2,5 senedir görmüyorum. Yasa dışı bir örgütle alakam yok'' diye konuştu.

Örgütle alakası olsaydı iki çocuğunun da örgütte olması gerektiğini anlatan Balbal, iddianamede öne sürüldüğü gibi evinde toplantı yapılmadığını ve komşularının kendisine iftira attıklarını iddia etti. Mağdur olduğunu kaydeden Balbal, tahliyesini ve beraatını istedi.

Davanın tutuksuz sanıklarından Ahmet Hakverir de, sanıklardan Mehmet Kazım Sevim ve Seyithan Özer'in demirci dükkanına geldiklerini ifade ederek, ''Bana saksı yaptırıp, bunu saksı olarak kullanacaklarını söylediler. Ben de yaptım. Ayrıca kapı-pencere yaptırmak için de Seyithan Özer bana ölçü verdi'' dedi.

Hakverir, pencere ölçülerini kaydettiği ajandayı da mahkemeye sundu.

Tutuksuz sanıklardan BDP Küçükçekmece İlçe Başkanı Salih Baykal ise 22 yıldır yaşadığı Küçükçekmece'de artık esnafın kendisini ''Halkalı bombacısı'' diye birbirlerine gösterdiğini, bu nedenle mağdur olduğunu, ailece teşhir edildiklerini, komşularıyla ilişkilerinin bozulduğunu ve bunları hak etmediklerini söyledi.

Duruşmada savunması sorulan diğer sanıklar da suçsuz olduklarını öne sürerek beraatlarını istediler.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 20 Haziran 2010'da aldığı istihbaratı değerlendirdiği belirtilerek, bu istihbarata göre Diyarbakır'ın kırsal alanında faaliyet gösteren beyaz saçlı ''Topal'' kod adlı örgüt mensubuna bağlı ve İstanbul'da örgütsel faaliyet gösterdiği iddia edilen ''Halil'' kod adlı Seyithan Özer ile ''Melle'' kod adlı Mehmet Kazım Sevim'in başka kişilerle sansasyonel nitelikli eylem gerçekleştirme arayışı içinde oldukları gerekçesiyle 21 Haziran 2010'da gözaltına alındıkları vurgulanıyor.

Şüphelilerin yakalanmasından bir gün sonra Küçükçekmece Atakent Mahallesindeki jandarma lojmanından Maslak'taki İl Jandarma Komutanlığına askeri personel taşıyan 34 UF 1721 plakalı servis aracına saat 07.10'da Halkalı Altınşehir'de uzaktan kumandayla bombalı saldırı düzenlenerek, vahim nitelikte terör eylemi gerçekleştirildiğine de yer verilen iddianamede, bu saldırı sonucu astsubaylar Çağlar Bölük, Uğur Ekiz, Bekir Çelik, Duran Bayram ve Mehmet Boşnak ile bir astsubayın kızı Buse Sarıyağ'ın hayatlarını kaybettiği, 15 kişinin yaralandığı, saldırıda kullanıldığı öne sürülen metal kutunun fiziki özelliğine göre, patlama meydana geldiğinde basıncın ve parça tesirli materyallerin tek yöne gitmesinin sağlandığının belirlendiği aktarılıyor.

Bomba imha uzmanlarınca metal kutu üzerinde yapılan incelemede, metal kutuda kullanılan demirle şüpheli demirci Ahmet Hakverir'in atölyesinde bulunan demirlerin benzerlik gösterdiği de kaydedilen iddianamede, 22 Haziran'daki saldırıda kullanılan metal kutuyu bir demircide hazırlattıkları belirtilen Seyithan Özer ve Mehmet Kazım Sevim'in, ''devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım etmek'' ve ''terör örgütüne üye olmak'' suçlarından 22,5 ile 35'er yıl, kutuyu hazırladığı öne sürülen demirci Ahmet Hakverir'in de ''terör örgütü adına suç işlemek'' suçundan 5 ile 10 yıl arasında hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede, diğer 10 şüpheliyle ilgili de ''korsan gösteriye katılmak'' gibi suçlardan çeşitli hapis cezaları isteniyor.


AA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.