'Hukuk rezaleti' sözüne dava

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun hakaret kabul edilen ve fezleke hazırlattıran sözlerinin ardından benzer bir davanın da Yargıçlar ve Savcılar Sendikası (YARGI-SEN) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’na açıldığı ortaya çıktı. Erzincan Başsavcılığı döneminde cemaatlere yönelik yaptığı soruşturma çerçevesinde hakkında dava açılan CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner’in Erzurum'da yargılandığı davanın ilk duruşmasını izlemeye giden Eminağaoğlu, duruşma arasında “cübbe giymekle yargıç, fakülte bitirmekle hukukçu olunmaz. 
 
Bir mahkeme için, bağımsızlık, tarafsızlık, adillik şarttır” sözü polislerin tanıklığı ve bir gazetenin internet sitesinde “Bu bir hukuk rezaletidir. Hukuk Fakültesi Mezunu olmak, cübbe giymek hakim olmayı gerektirmez. Sivil yargı olarak bu mahkemeyi protesto ediyoruz” şeklinde yansıdı. Bu sözlere Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunu inceleyen Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı da öncelikli olarak, sözleri duyduklarını iddia eden polislerin tanıklığına başvurdu. 
 
"UZAKTAYDIM HATIRLAMIYORUM" İFADESİ KABUL EDİLDİ
  Tanık polisler savcılıktaki talimatlı ifadelerinde, “…davaya ara verilince Ömer Faruk Eminağaoğlu, duruşmadan çıktı. Biz dışarıda güvenlik koridoru oluşturmuştuk. Eminağaoğlu, birden, 'Bu bir hukuk rezaletidir. Hukuk fakültesi mezunu olmak, cübbe giymek hakim olmayı gerektirmez. Sivil yargı olarak bu mahkemeyi protesto ediyoruz' diye bağırdı. Ben ve orada bulunan arkadaşlarım da buna şahit olduk” dedi. Tanık sıfatıyla ifade veren bir başka polis memuru ise “Ömer Faruk Eminağaoğlu, duruşmadan çıktı, salonun önünde beklerken ortalıkta geziniyordu ve gezinirken kendi kendisine yüksek sesle, mahkeme heyetine hakaret içeren sözler söylüyordu, fakat ne söylediğini ben uzakta olduğum için ve üzerinden uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum” dedi. 
MAHKEME BAŞKANI 4 AY SONRA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Eminağaoğlu ise savcılıkta verdiği ifadesinde, hakaret ettiği yolunda bir gazetede yapılan yayın üzerine mahkeme tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, konu hakkında herhangi bir tutanak tutulmadığını belirterek, söz konusu haberi yapan gazetenin muhabirinin duruşma salonuna alınmadığını kaydetti. Duruşmayı izleyen ajansların haberlerinde böyle bir ifadenin yer almadığını söyleyen Eminağaoğlu, ortada herhangi bir suç ve suçlu olmadığını ifade etti. 
 
Söz konusu gazetenin haberi sonrasında, olay anında orada bulunduğunu söyleyen güvenlik şube müdürü polislerin tanık listesine eklendiğini ifade eden Eminağaoğlu, savunmasında, “Eğer bu kişiler böyle bir olayın gerçekleştiğine tanık olmuşlar ise o zaman görevleri sırasında bu suçu yetkili merciiye iletmek için tutanak tutmaları gerekmekteydi” dedi. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın olayın üzerinden 4 ay geçtikten sonra böyle bir ihbar yapmasının dikkat çekici olduğunun altını çizen Eminağaoğlu, savunmasında Adalet Bakanlığı’ndan aldığı izinle Erzurum’a gittiğini belirtti. Bu sözlerin evrensel olduğunu belirten Eminağaoğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarında bile bulunduğunu kaydetti. Savunmasında, duruşmaya beş ajansın muhabirinin alındığının altını çizen Eminağaoğlu, davaya konu edilen ifadelerin hiçbir ajansın haberinde yer almadığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: 
 
“Duruşmaya verilen arada, mahkeme heyetinin sadece sanık avukatlarıyla görüşme isteği bir yoğunluk yaşanmasına neden olmuştur. Sanık avukatları görüşmenin heyet önünde duruşma salonunda yapılmasını beyan etmişlerdir. Bu yoğunlukta koridorda yaklaşan gazetecilere ‘Uluslararası belgelere göre, bir mahkemenin mahkeme sayılabilmesi için kişilerin sadece hukuk fakültesi mezunu veya cübbe giymeleri değil, o mahkemenin yetkili bağımsız ve tarafsız olması koşulu da aranıyor’ diye sesimi yükselterek konuştum ve koridordan dışarı çıktım. Gazetede yer alan sözlerde tarafımdan söylenmiş sözler değildir. Ortada ne bir suç ne de bir suçlu söz konusudur. Gazete yer alan yazı başlığındaki “hakaret etti” sözünün yazı içeriğinde doğrulayan bir söze ise gazete bile yer vermemiştir.” 
 
4 YIL HAPSİ İSTENDİ
 Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı ise tanık beyanlarını "makul şüphe" olarak kabul etti ve sözlerin eleştiri boyutunda olmadığına karar vererek, Eminağaoğlu hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, Eminağaoğlu’nun sözleri, “doğrudan heyetteki hakimlerin mesleki onur ve saygınlığına yönelik olduğu” kabul edildi. Sincan Cumhuriyet Başsavcısı Murat Gökçe, Eminağaoğlu hakkında Türk Ceza Kanunun 124., 43. ve 53. maddelerinden 4 yıl hapis cezasına çarptırılması istendi. Eminağaoğlu hakkında hazırlanan iddianame Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da kabul edildi. Davanın ilk duruşması ise şubat ayında yapılacak. (ANKA)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.