Hukukçulardan kritik soru: Nasıl oldu da...
Maden faciasının yaşandığı Soma Holding'in patronu Alp Gürkan bugün Genel Müdür Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik ve İnsan Kaynakları Direktörü Celalettin Gökaşan ile birlikte basının karşısına geçmesi hukukçuların tepkisine neden oldu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hasan İşgüzar, "İki kişinin öldüğü kazalarda bile sorumlular hemen gözaltına alınıp, ifadesi alınıyor. Üç yüze yakın canın gittiği bir olayda nasıl oluyor da sorumlular hala savcılık tarafından çağrılmıyor, gözaltına alınmıyor, ifadeleri alınmıyor. Üstüne üstlük delilleri karartma ihtimaline karşın madene giriyorlar ve basın toplantısı bile yapıyorlar" diye sordu. İşgüzar, yakınlarını kaybeden işçi ailelerine de şirketin vereceği herhangi bir kağıdı imzalamamaları uyarısında bulundu. Anne, baba, eş ve çocukların yanı sıra nişanlıların bile maddi ve manevi tazminat davası açabileceklerini söyledi.

"BU CİNAYETTİR"

Prof. İşgüzar, madenin sahibi ve yöneticilerinin Türk Ceza Kanunu'nun 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek' maddesine göre 2 ila 15 yıl arasında hapis cezasıyla yargılanmaları gerektiğini anımsattı. "Ancak yasa vahim sayıda kişinin öldüğü durumlarda bu ceza yüzde 50 oranında artırılır, diyor. Dünya genelinde yaşanmış en büyük maden facialarından biri olduğuna göre her birinin en üst süreden, yani 22.5 yılla yargılanmaları gerekir" dedi.

İşgüzar, bilinçli taksir nedeniyle patron ve yöneticilerin alabilecekleri en az cezanın 22.5 yıl hapis olduğunu belirterek, başka durumların ortaya çıkması halinde bu cezanın katlanacağına dikkat çekti.

"İŞLETMEYE NASIL GİRDİLER?"

İki kişinin öldüğü kazalarda bile buna neden olanların gözaltına alındığını, tutuklandığını anlatan İşgüzar, "Tabii ki tutuklamayı savunmuyoruz. Ancak burada yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetmiş. Aradan üç gün geçmiş. Sorumlu kişiler bırakın gözaltına alınmayı, ifade vermeyi; basının karşısına geçmiş toplantı yapıyorlar. Oysa bu kişilerin delilleri karartma ihtimaline karşı bu madene yaklaştırılmamaları, gözaltına alınmaları gerekirdi. Niye alınmadılar" diye sordu.

"KURTARMA TAM BİR FİYASKO, BU BİLE İHMALİ GÖSTERİYOR"

Bu kadar insanın öldüğü bir olayda şirket sahibi ve yöneticilerinin 'ihmal yok' açıklamalarına da sert tepki gösteren İşgüzar, "Daha deliller toplanmadan nasıl bizim ihmalimiz yok, diyebilirler.
"Mücbir sebep yok;  yıldırım düşmedi, deprem olmadı, sel olmadı. Hiçbir doğal sebep olmadan tamamen işletmeden kaynaklı sebeple kaza meydana geldi. Kazanın olması ayrı ihmal, kurtarma ayrı fiyasko" diyen İşgüzar, 6 bin kişinin çalıştığı bir işletmenin kendi kurtarma ekibinin olmamasının da bir suç olduğuna dikkat çekti. Nerede bu kurtarma ekibiniz, kaç kişiden oluşuyor, diye sordu.

İşgüzar, şöyle devam etti: "Arabanla giderken bir kaza yaparsan taksirdir; ama sarhoş iken araba kullanırsan bu bilinçli taksirdir. Burada da maden sahibi olarak bilim ve fennin gerektirdiği tüm önlemleri almadan madeni çalıştırıyorsan bu bilinçli olarak insan ölümüne sebebiyet verme suçuna girer.

Ya da marangozsun, çırak yanlışlıkla merdivenden düştü, öldü. Senin hiç bir suçun yok ama o durumda bile sana 2 yıl hapis cezası veriyor. Yasa, vahim durumlarda 15 yıl olan sınırın yüzde 50 artırılacağını söylüyor. Bundan daha vahimi var mı dünyada? O zaman yüzde 50 artıracaksınız.

10 kişinin çalıştığı yerde alınacak önlem ile 6 bin kişinin çalıştığı yerde alınacak önlem aynı olamaz, olmamalı. Patron çıkmış, 3 ay sonra bu kaza olsaydı, böyle olmazdı çünkü yaşam odaları bitmiş olacaktı, diyor. o zaman yaşam odasını kurmadan o madeni niye çalıştırdın? Maden Kanununda yasal zorunluluk yokmuş, yoksa bile patron 'kusursuz sorumlu'.

"NİŞANLILAR BİLE DAVA AÇABİLİR"

Ölenlerin yakınlarının, anne baba, eş ve çocuklar ile nişanlıların şirket hakkında 'destekten yoksun kalma' gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat davaları açma hakkı bulunduğunu anımsatan İşgüzar, şirketin kendilerine verecekleri hiçbir kağıdı imzalamamaları çağrısında bulundu.

"KAĞIT İMZALAMAYIN"

Yasa gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 'ölüm geliri' bağlayacağını bunun şirketle bir ilgisi bulunmadığını anlattı. "Ölüm geliri dışında kalan maddi- manevi tazminat hakkından vazgeçecek şekilde bir kağıt imzalamasınlar" uyarısı yaptı.

"DEVLET DE KUSURLU KAMU DAVASI AÇILMALI"

Bu madenin Türkiye Kömür İşletmeleri'ne dolayısıyla da devlete ait olduğunu anımsatan İşgüzar, burada iş güvenliği önlemlerinin alınmasından sorumlu olan devlet görevlilerinin de suçlu olduklarını belirterek, savcılığın bu kişiler hakkında da dava açması gerektiğine dikkat çekti. Devletin denetleme görevini yerine getirmediği için yasa önünde suçlu olduğunu söyledi.


AYSEL ALP/Hürriyet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.