Mahkeme kararını verdi: Durdurun...
Ali DAĞLAR

Çoruh Üniversitesi’nin yerleşke olarak kullanma talebinin reddedildiği alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kömür tesisi için “ÇED’e gerek yok” kararı mahkemece iptal edildi. Bakanlık şirketin düzenlediği ÇED raporuna onay verdi. Mahkeme, bilirkişinin çevre-doğa-insan ekseninde verdiği ders gibi bilimsel raporu üzerine projeyi durdurdu. Kararın dayanağı raporda suya karışan kömür tozunun temizlenmesinin imkansız olduğu, arsenik başta pek çok kanserojen madde içerdiği, tesis için yol düşünülürken, yakın mesafedeki okul ve caminin dikkate alınmadığı vurgulandı. Kömürün Rusya’dan ithal edileceği hatırlatılan raporda Çernobil etkisine dikkat çekildi.

KAMULAŞTURULAN TARIM ARAZİSİNE ÇİMENTO FABRİKASI

Artvin’de köylülerden “kamu yararına” istimlak edilen tarım arazisi üzerine 1987’de kurulan Arhavi Çimento Yonga Levha Fabrikası 1997’de özelleştirildi.

Tepe Grubu’na bağlı Betopan fabrikayı alıp kapısına kilit vurdu. Bölge halkı atıl duran 19 bini kapalı toplam 99 bin 140 metrekarelik araziye Çoruh Üniversitesi için yerleşke talep etti. Tepe Grubu, üzerinde sosyal tesis, lojman, imalathane, 10 bina bulunan araziyi Akkömür Taşımacılık ve Madencilik’e sattı.

Akkömür, Rusya’dan ithal edeceği kömürü eleme-depolama-paketleme tesisi için Valiliğe başvurdu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı milli park ve diğer koruma alanları içinde değil diyerek ÇED raporuna gerek yok (Çevre Etki Değerlendirmesi) kararı verdi. Arhavi halkı çevresindeki 3 okul, 4 köye rağmen kurulmak istenen tesis için ÇED’e gerek yok kararına itiraz etti, proje iptal edildi.

YOLU DÜŞÜNEN, OKULDAKİ ÇOCUĞU DİKKATE ALMAMIŞ

Firma bu kez ÇED raporu hazırladı, Bakanlık yine onadı. ÇED kararına itiraz edilen Rize İdare Mahkemesi, RTEÜ Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Leyla Karaoğlu, Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Doç. Dr. Hanefi Bayraktar, Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Doç. Dr. Metin Deveci’den oluşan bilirkişi kurulu 24 sayfalık rapor hazırladı. Raporda Rusya’dan ithal edilecek kömür için “radyoaktivitesi, ağır metal, mineral ve organik kimyasal içeriği ÇED raporunda ayrıntılı sunulmalıydı” uyarısı yapılarak Çernobil etkenine işaret edildi. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına dayanak yaptığı raporda şu uyarılar yapıldı:

*Dere yatağında ağır metal incelemesi yapılmamış. Çöktürme havuzu ve atık su deşarjının nasıl yapılacağı net değil. İhtiyaç fazlası hafriyatın nasıl bertaraf edileceği, tozutmadan nasıl saklanacağı açıkça ÇED raporunda belirtilmemiş.

*Kızılağaç, sarıçam, ladin, böğürtlen, çayır üçgülü, yer mürveri, sarı çiçekli gazal boynuzu, yabani çilek, ak üçgül bitki örneklerine kömür tozu bulaşmasında özellikle böğürtlen ve yabani çilek insanlar tarafından yenildiğinde önemli sağlık problemi ile karşı karşıya kalınacak.

*Tesisin en yakın yerleşim yerlerine yakınlığı yaklaşık 100 metre. 30-40 metre ileride cami, 180-200 metre ileride okul bulunmakta. Kavak köyü, engebeli topografyada nadir rastlanan düzlük alanlara sahip, çay, fındık, kivi tarımının yapıldığı tarımsal potansiyeli yüksek bir köy. 200 metre uzaklıkta okul var ve ÇED raporunda tesisin okuldaki çocuklara vereceği zarardan bahsedilmemiş.

ÇERNOBİL ETKİSİ; KANSERE DİKKAT

*Kapalı kömür depolama alanlarında toz sorunu çözülemediği için işçi sağlığı açısından sakıncalı olabileceği, iş sağlığı ve güvenliği mühendisi ile bir işyeri hekiminin görüşünün alınması gerektiği, yüksek tonajlı kamyonların yolda yapacağı tahribat, güzergahın okul önündeki kavşaktan geçeceği, aynı yoldan çay kamyonlarının geçeceği, kaza ve yaralanmalar açısından tehlike oluşturabileceği ÇED raporunda ele alınmamış.

*Kömürdeki arsenik kanserojen olarak kabul edilmiş bir madde. Kömür, havada gözle görülmeyen parçacıklar şeklinde asılı kalabilir ve solunumla akciğerde antrakosiz denilen hastalığa yol açabilir. Su, toprak ve bitkiler üzerine çökebilir. Yağmurla çöken parçacıklar, içecek ve yiyeceklerle birlikte sindirim sisteminden vücuda alınabilir, kan yoluyla böbrek, karaciğer ve diğer organlara taşınabilir.

HASTALIK 20 YIL SONRA ÇIKABİLİR, APTALLAŞTIRABİLİR

*Yaralı, doku bütünlüğü bozulmuş ciltten ağır metaller vücuda girebilir. Astım, Koah ve solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. Hastalık aylar, hatta 20 yıl sonra ortaya çıkabilir. Akciğer ve plevra kanserine yol açabilir. İstemik kalp hastalığı, diyabet ve diğer kronik hastalıklara neden olabilir. Kansızlığı olan gebe ya da çocuklukta kömür tozunun solunmasıyla ya da sindirim yoluyla alınması ile kanda kurşun düzeyi yükselebilir. Kan kurşun düzeyi yüksek çocukların zihinsel gelişimi geriler, IQ seviyesi düşebilir, öğrenim güçlüğü gelişebilir. Toprağın kirlenmesi yetişen ürünleri de kirletecektir. Böcekler, kedi, köpek, büyük ve küçükbaş hayvanlar zehirlenebilir. Böceklerin soyu tükenebilir, genetik değişiklik görülebilir, zehir türe geçebilir. Uzun vadede mikro candaki değişiklikler, insan dahil bütün ekosistemi değiştirebilir.

*Kömür atık suyunda arsenik, berilyum, kadmiyum, krom, flor, kurşun, civa, nikel tespit edilmiştir. Romanya’da yeraltı sularına karışan kömür atıkları nedeniyle oluşan “Balkan endemik nefropatisi” adlı hastalık yaygın görülüyor. Nefropati için diyaliz tedavisi gerekti. ABD’nin Louisiana eyaletinde, kömür atıklarının kuyu suyuna bulaşması nedeniyle böbrek kanserleri gözlendi. Kömür tozu bulaşmış suyun tekrar kullanabilecek şekilde temizlenmesi neredeyse imkânsızdır.




Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.