Şehit trafik polisi davasında kritik gün
Diyarbakır’da 23 Temmuz 2015’te trafik polisi Tansu Aydın’ın şehit edildiği ve bir polisin yaralandığı saldırıya ilişkin tamamı 18 yaşından küçük olan altı çocuk hakkında, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" ve "tasarlayarak öldürmek" suçlarından ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Kanıt olarak, eylemci grupla birlikte olay yerinde bulunduğunu kaydeden A.Ç.’nin anlatımları gösterildi. Ancak avukatı, A.Ç.’nin yüzde 50 oranında zeka geriliğine sahip olduğunu, engelliler okulunda okuduğunu, karakolda korktuğu için bu yönde ifade verdiğini ve mahalleden tanıdığı diğer çocukların adını zikrettiğini savunuyor. Davanın ilk duruşması bugün görülüyor.

Diyarbakır’da, 23 Temmuz 2015’te 155 İhbar Hattı’na; “Abicim bir trafik kazası oldu, Şehitlik tarafına bir trafik polisi yollayabilir misiniz? Şehitlik TEDAŞ’ın aşağısında fırının karşısında abi, Hebun Ticaret” şeklinde ihbarda bulunulmuştu. İhbar üzerine Trafik Denetleme Şubesi’nden, içerisinde polis memuru Tansu Aydın’ın da olduğu ekip bölgeye gönderildi. Polis ekipleri olay yerine vardıklarında Yenişehir Belediyesi’ne ait çöp kamyonu ile bir aracın kaza yaptığı görüldü. Polisler işlemlerini yaparken önce sokağa maytap atıldı. Ardından polislerin bulunduğu noktaya 5-6 el ateş edildi. Aydın şehit düşerken, polis memuru Ali Karahan yaralandı. Cinayeti soruşturan görevliler, “olay yerinde polis memurlarını görüp kaçtığı” belirtilen 17 yaşındaki A.Ç.’yi gözaltına aldı.

İLK DURUŞMA BUGÜN

A.Ç. kendi ifadesine göre Ş.A. olarak tanıdığı 17 yaşındaki M.A.’nın daveti üzerine kahvehaneye gitti. Masada 16 yaşındaki Y.K., H.A. ve M.C.B. de bulunuyordu. M.A., “Polislere eylem yapacağız” dedi. Bunun üzerine Benusen Parkı’na gidildi. A.Ç.’nin anlatımına göre, saldırı şöyle gerçekleşti:

“Polislere ateş edilirken oradaydım. M.A. ve H.A. ateş etti. Silahlar M.A.’nın evindeydi. Silahları o getirdi. Onlar ateş ederken, polisler yolun karşısında oturuyordu. ‘Biz bunlara çevirme yapıp ateş edeceğiz’ dediler, sonra da kaçacaklarını söylediler. Ateş ettikten sonra Şehitlik’in aşağısına doğru kaçtılar. Ben de beni yakalamasınlar diye kaçıp eve gittim. Olay sırasında bende silah yoktu. Beni eylem için çağırmışlardı. Saldırı sırasında polisler kaza yapan kamyonun karşı tarafındaki kaldırımda oturuyordu. Kamyonun arka tarafındaki sokaktan ateş ettiler.”

A.Ç.’nin iddiası üzerine beş çocuk gözaltına alındı. Şüpheliler A.Ç.’nin iddiasını reddederek saldırıya karışmadıklarını ve olay anında başka yerlerde olduklarını savundu. Kriminal incelemede, A.Ç., M.C.B., Y.K. ve N.A.’nın ellerinde atış artıklarında rastlanılan “antimon” elementi saptandı. Tamamı tutuklanan altı çocuk hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 302. maddesine göre “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak” suçundan ve 82. maddesine göre “tasarlayarak öldürmek” suçundan ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi istemiyle Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşma bugün görülüyor.



AVUKATI: YÜZDE 50 ZEKA GERİLİĞİ VAR

A.Ç.’nin avukatı Emrah İrven müvekkilinin tahliyesi için mahkemeye dilekçe sundu. İrven dilekçesinde, A.Ç.’nin Erzincan Üniversitesi’nin raporuna göre yüzde 50 zeka geriliğine sahip olduğunu, zeka düzeyinin “hafif geri” diye nitelendirildiğini belirtti. A.Ç.’nin tutuklanmasından önce engelliler okuluna kaydedildiğini belirten İrven, zeka yaşının yedi olduğunu söyledi. A.Ç.’nin polislerce dövüldüğünü ileri süren İrven, ifadelerinin baskı altında alındığını iddia etti. A.Ç.’nin yakalandığı gün avukatla görüştürülmediğini anlatan İrven, müvekkilinin olay anında evinde olduğunu savundu. İrven, A.Ç.’nin daha sonra cezaevinden gönderdiği dilekçede önceki ifadelerini reddettiğini kaydederken; saldırıyı gören tanıkların tarif ettiği şüphelilerle bu dosya sanıklarının boy ve kilo bakımından da uyumsuz olduğunu anlattı. A.Ç.’nin elindeki elementin sargı bezi üzerinden çıktığını, pansumanda kullanılan bir kimyasal olduğunu belirtti. Aynı şekilde, o günün Ramazan Bayramı’na denk geldiğini ve çocukların torpil attığını, söz konusu maddenin torpillerde de bulunduğunu kaydetti.

Şehit edilen 37 yaşındaki polis Tansu Aydın bir çocuk babasıydı. İlk eşinden ayrıldıktan sonra ve ölümünden yaklaşık iki buçuk ay önce Vietnam vatandaşı Vu Yhuy Tuanvi ile evlenmişti. Tuanyi, eşinin cenazesinde gazetecilerin sorusu üzerine, “Onunla burada bir hayal yaşadım. Çok kısa sürdü. Ona sonsuza dek eş olmaya söz vermiştim ve öyle olacak. Onu burada bırakıp ülkeme dönmeyi düşünmüyorum” demişti.




Haber: İSMAİL SAYMAZ - Radikal
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.