'SİVİL PERSONEL DE YARGILANMALI'
28 Şubat sürecinin ‘TSK ayağı’ ile ilgili iddianameyi mahkemeye sunan soruşturma Savcısı Mustafa Bilgili, darbe sürecine destek veren ve etkin rol alan ‘sivil personel’e yönelik soruşturmayı hızlandırdı. 28 Şubat’ın asker ayağını oluşturan Batı Çalışma Grubu’nun (BÇG) ‘sivil görevliler’e verdiği talimatlara ait delillerin de savcılıkta olduğu öğrenildi. 28 Şubat soruşturmasının sadece askerlerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan kanaat önderleri ve mağdurlar o dönemde görev alan sivillerin de yargılanması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

ADALET ESKİ BAKANI ŞEVKET KAZAN:
Soruşturma rantiyeci medya ve malum iş adamları üzerinden devam edecektir. Zira 28 Şubat sürecinde bazı medya ve iş adamları sorumlu askerlerin ekmeğine yağ sürdü, ateşlerine benzin döktü.

İHD BAŞKANI ÖZTÜRK TÜRKDOĞAN:
28 Şubat’ta Türk siyasi hayatı değiştirildi. Yeniden yaşanmaması için askerlerin dışında,  süreçte aktif rol alan siviller soruşturulmalı. Karanlık her dönemin soruşturması bir an önce yapılmalı. Ekonomik, medya ve askeri boyutu tüm yönleriyle soruşturulmalı.

EMNİYET İSTİHBARAT DAİRESİ ESKİ BAŞKANVEKİLİ BÜLENT ORAKOĞLU: 28 Şubat’ta medya darbeci bir anlayışla hareket etti. Post modern darbenin sivil ayağı soruşturulmadığı takdirde darbeden hesap sorma eksik kalır.” 

ESKİ MİT’Çİ MAHİR KAYNAK: 28 Şubat’ın sivil ayağı çok iyi organize olmuşlardı. Ekonomik olarak da çok güçlüydüler. Medya da ellerindeydi. Özellikle medyada yönetici ve yazar pozisyonundaki bazı isimler bu süreçte baş rolde oynamışlardır. İş dünyası da bu işin içindeydi. Halkın oyları ile seçilmiş sivil iktidara müdahale edilerek bir post modern darbe gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de bir daha darbe ve müdahalelerin olmaması için bunların da mutlaka 28 Şubat davası kapsamında soruşturulması gerekir.

AK PARTİ’Lİ ŞEREF MALKOÇ: İddianame çok güçlü delillerle destekleniyor. Ama bu sadece işin askere bakan yönü.  Oysa, bu işin bir de sivil illegal yapılanması var. Sürece yardım ve yataklı eden STK’lar, gazeteciler, rektörler ve iş adamları var. Bunların da mutlaka soruşturulması gerekir. Eğer bu yapılmazsa 28 Şubat soruşturması hukuken yarım kalır.

ESKİ İHD BAŞKANI AKIN BİRDAL: 
İddianame çok önemli. Ancak biz bu soruşturmanın askeri ayağının yanı sıra siyasi, medya ve sivil toplum örgütleri boyutuyla da genişletilmesini istiyoruz. O dönemin bir mağduru olarak savcılık beni çağırıp müşteki olup olmadığını sormadı. Bu bir eksikliktir. Sivil boyutuna yönelik bir soruşturma açılırsa davacı olacağız.

‘SİVİL PERSONEL’ ARAŞTIRILACAK

28 ŞUBAT Postmodern darbesinin BÇG ayağıyla ilgili soruşturma sırasında darbenin sivil ayağına da mercek tutulduğu ortaya çıktı. Savcılık sürece destek veren ve etkin rol üstlenen sivillerin isimlerini de belirledi.

‘Personel Bilgi Formu’

 Savcılığın elindeki temel belgenin, sivillerden etkin görev alanlar hakkında tutulan “Personel bilgi formu” adlı listeler olduğu belirtildi. 108 sayfalık gizli belgeler arasında sürece yardım eden sivillerin listesi de var. Listedeki isimlerin tüm bilgileri ve haklarındaki kanaatler yer alıyor.

BÇG’den sivillere emir

BÇG’nin karar ve stratejilerinin bu isimler tarafından hayata geçirildiği tespit edildi. STAR’ın ulaştığı ‘sivil personel’ fiş dökümlerinde dönemin Sultanbeyli Kaymakamı, İzzet Baysal Üniversitesi’nden profesör, ünlü galerici, tanınmış avukat, dönemin Bakırköy Milli Eğitim Müdürü, tanınmış kuyumcu, Sakarya Üniversitesi’nden memur ve bir restoran sahibi hakkında bilgiler bulunuyor. Belgelere göre,, üniversite hocası öğrencilerini ve meslektaşlarını, İlçe Milli Eğitim Müdürü öğretmenlerini gammazlamış.

KARADAYI’YI ERDELHUN SAVUNMASI DA KURTARMADI

28 Şubat iddianamesinde, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in BÇG’nin varlığına ilişkin belgeleri bizzat dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’ya ilettiği belirtildi. Karadayı’nın, “BÇG’den haberim yok” savunmasını çürüten savcılar, Karadayı’yı soruşturmanın bir numaralı sanığı olarak belirledi. Savcılar iddianamede, Çevik bir ve diğer tutuklu isimlerin “Emri Karadayı verdi” dilekçelerine de yer verdi. Soruşturma kapsamında ifade veren Karadayı, BÇG ve faaliyetlerinden bilgisi olmadığını, BÇG’nin kendisine rağmen kurulduğunu iddia etmiş ve kendini “27 Mayıs da dönemin Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’un bilgisi dışında gerçekleşmişti. Erdelhun, darbeye karşı çıkmasına rağmen albaylar cuntası darbeyi yapmıştı ve onu da yargılamışlardı” diye savunmuştu.Mustafa Türk/Ankara



Star

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.