Takipsizlik kararına hukukçular tepki
İşa­da­mı Rı­za Sar­raf ve iki ba­kan oğ­lu­nun da ara­la­rın­da bu­lun­du­ğu 53 ki­şi hak­kın­da­ki ta­kip­siz­lik ka­ra­rı­na si­ya­si­ler ve hu­kuk­çu­lar tep­ki gös­ter­di.

Eski İstanbul Barosu Başkanı Avukat Turgut Kazan, “Ben olayın bir tarafı değilim ancak bir hukukçu olarak görünen tablo şudur ki savcılık adeta bir temizleme bürosu haline gelmiştir” dedi, şunları söyledi: “Daha önce soruşturmayı yürüten Savcı Ekrem Aydıner, bu dosya ile ilgili TBMM’de bir soruşturma komisyonu kurulduğunu, komisyonun kararı sonrası gerekirse Yüce Divan’da dava açılması gerektiğini belirtmişti. Bunu UYAP’a yükledi. Ancak Başsavcılık bu kararı bekletti. Şimdi soru şu: Bu soruşturmada ne değişti de savcılık tarafından takipsizlik kararı verildi? Ayrıca savcılığın, ‘Örgüt yoktur. Yasaya aykırı olarak elde edilen deliller ile soruşturmaya başlanmıştır’ şeklindeki gerekçeleri takipsizlik kararı için yeterli değil. Bunları tartışmak bu aşamada savcılığın direkt görevi değildir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı verdiği bu kararla TBMM’de dönemin bakanları ile ilgili rüşvet iddialarını inceleyen komisyonun da işini kolaylaştırdı. Savcılık komisyona adeta pas attı. Karara itiraz edilebilir mi? Evet herkes edebilir. Ancak mahkemeler reddedecektir. İşte o yüzden ısrarla savcılık makamları temizlik bürolarına dönüşmüştür diyorum. Takipsizlik kararı veren Savcı Aydıner’in idari bir göreve getirileceğine dair adliye koridorlarında söylentiler dolaşıyor. 1.5 aydır hukuk çevrelerinde dilden dile konuşulan bir durum bu. Aydıner hakkında bir disiplin soruşturması da bulunduğu söyleniyor.” 

>> 17 Aralık'a takipsizlik kararının gerekçeleri


HUKUKİ DEĞİL

- Ümit Kocasakal (İstanbul Barosu Başkanı) Savcılar kararında dinlemelerin hukuksuz olduğunu iddia ederek takipsizlik vermiştir. Yargılama makamının yapabileceği bir değerlendirmeyi, savcıların yapması hukuki değildir. Kamu vicdanının da bundan rahatsız olduğunu düşünüyorum. CMK’ya göre, eğer ileride yeni bir delil ortaya çıkarsa yeniden soruşturma başlatılır. Zaman aşımı dolana kadar da dosyadaki deliller yok edilemez. Bu tapelerin çoğu basında çıktı. Ayakkabı kutularının fotoğrafları yayınlandı. O fezlekeleri nasıl yok edeceksiniz. Bu soruşturma kapatılamaz.

- Ergin Cinmen (Muğla Barosu Avukatı)
25 Aralık’a yaptığım itirazla ilgili herhangi bir gelişme olmadı. Onunla ilgili biraz daha bekleyeceğim. Bu hafta 17 Aralık’a da itirazda bulunacağım. Belli bir süre gelmediği zaman Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkımız var. Bunun bir süresi de yok. Eğer kabul ederse davanın doğrudan açılmasına karar verir. O da olmazsa AİHM’e kadar bir süreci var. Ben bunu devam ettireceğim.” 

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri: İnsanların gözlerinin içine baka baka alay edercesine birtakım hukuki düzenlemeler yaptılar. Ardından böyle bir sonucun ortaya çıkması normal. 17 ve 25 Aralık, yolsuzluk ve hırsızlığının alenen deşifre olduğu gündür.

MİLLETÇE HALÜSİNASYON GÖRDÜK

BBP Ge­nel Baş­kan Yar­dım­cı­sı Bay­ram Ka­ra­ca: Evet ül­ke­miz­de ya­şa­yan 80 mil­yon va­tan­da­şı­mız, gö­rün­tü­le­rin ulaş­tı­ğı her­kes 17 Ara­lık 2013 gü­nü ha­lü­si­nas­yon gör­mü­şüz. Ya­ni ba­ka­nın sev­gi­li mah­du­mu­nun ya­tak oda­sın­da as­lın­da pa­ra ka­sa­la­rı yok­tu, bun­lar ha­lü­si­nas­yon­du. Yi­ne o ka­sa­lar­daki pa­ra­la­rı say­mak için alın­mış pa­ra say­ma ma­ki­ne­si de yok­tu. Ayak­ka­bı ku­tu­la­rı içe­ri­sin­de­ki 4.5 mil­yon do­lar yok­tu as­lın­da. Bir ba­ka­nın can­lı ya­yın­da 'Biz is­ti­fa edi­yor­sak, Baş­ba­ka­n da is­ti­fa et­sin, biz ne yap­tıy­sak onun ta­li­mat­la­rıy­la yap­tık' söz­le­ri de yok­tu, hiç ol­ma­mış­tı, bun­lar da bir ha­lü­si­nas­yon­du. Ba­vul­lar­la çok özel ope­ras­yon­lar­la ta­şı­nan pa­ra­lar, çi­ko­la­ta ku­tu­la­rı içe­ri­sin­de gi­den 'ye­şil­ler', bun­la­rın hiç­bi­ri ya­şan­ma­dı.

ER GEÇ HESAP VERECEKLER

CHP Ge­nel Baş­kan Yar­dım­cı­sı, İs­tan­bul Mil­let­ve­ki­li Sez­gin Tan­rı­ku­lu: So­ruş­tur­ma kap­sa­mın­da el­de edi­len on­lar­ca de­li­lin üze­ri AKP hü­kü­me­ti­nin bas­kı­la­rı so­nu­cu yar­gı­ya ka­pat­tı­rıl­mış­tır. İs­tan­bul Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­lı­ğı­’nın ta­kip­siz­lik ka­ra­rı, ta­ri­he bir utanç bel­ge­si ola­rak ge­çer­ken, rüş­vet ve yol­suz­luk meş­ru ha­le gel­miş­tir. İs­tan­bul Cum­hu­ri­yet Baş­sav­cı­lı­ğı­’nın söz ko­nu­su ka­ra­rı­nın HSYK se­çim­le­rin­den he­men son­ra­ya denk gel­me­si te­sa­düf de­ğil­dir. AKP hü­kü­me­ti, 17 Ara­lık so­ruş­tur­ma­sı­nı en­gel­le­me­yi he­def­le­miş ve bu he­de­fin­de de ba­şa­rı­lı ol­muş­tur. Bu sa­at­ten son­ra yar­gı­dan ada­let bek­le­mek müm­kün de­ğil­dir. Çün­kü yar­gı fii­len AKP hü­kü­me­ti­nin ma­şa­sı ha­li­ne gel­miş­tir. AKP hü­kü­me­tinin ma­şa­sı gö­re­vi­ne so­yu­nan yar­gıç­lar bil­me­li­dir ki, hiç­bir pis­lik ile­le­bet ak ka­la­maz!

EVREN DOSYASI GİBİ AÇILIR

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan: Bu karar kabul edilemez, cumhuriyet tarihinin en ciddi iddiaları yok farz edilemez. Hiçbir şey yoksa dört bakan neden istifa etti ve cumhurbaşkanının oğlu bir ay neden evden çıkmadı. Meclis’te de ciddi bir komisyon ile bu iddiaların araştırılması lazım. Hukuka, şeffaflığa hesap vurulan bir darbedir. Türkiye’de gerçek bir demokrasi olduğu zaman bu dosyalar tekrar açılır. Tıpkı Kenan Evren dosyasının 30 yıl sonra tekrar açıldığı gibi açılır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.