Tutuklu polisler, AYM'ye başvurdu
Geçen ay düzenlenen operasyon kapsamında tutuklanan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli eski İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Erol Demirhan ve eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse başta olmak üzere son yapılan operasyonlarda tutuklanan Terör ve İstihbarat Şube'den toplam 44 polis, gözaltında yaşamış oldukları hukuksuzluklara ve tutuklamalara itirazda bulunarak Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu.

Geçen, 22 Temmuz'daki soruşturması tutuklanan polislerin avukatlarından Ömer Turanlı, Anayasa Mahkemesi'ne yaptıkları başvuru ile ilgili olarak basın mensuplarına yaptığı açıklamada, şöyle dedi:

"Özgürlük Hakimliklerinin yerine Sulh Ceza Hâkimliklerinin kurulması Tabii Hâkimlik ilkesine aykırıdır. Bu Hakimliklerin kurulmasının, 'önce bir suç unsuru oluşturulduğu, sonrasında buna uygun yargıçlar ve savcılar ihsas edildiği ve ona göre de bunların nasıl hareket edeceklerini bir anlamda formüle edildiği anlamına gelmektedir. Tüm bu yapılanlar, Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile İstiklal Mahkemeleri'nin kuruluş felsefesine ve işleyişine uygun bir tarzdır. Bu bir 'olağanüstü yargı rejimi'dir."

 Yaptıkları başvuru ile Anayasa Mahkemesi'nin adaleti işletmesini beklediklerini söyleyen Ömer Turanlı, "Anayasa Mahkemesinin Twitter ve tutukluk gibi kararları, Mahkemenin özgürlüklerin güvencesi olduğunun bir göstergesidir. Türkiye 'de gerçek hukukun uygulandığı bir Mahkemenin var olması, hukuka olan güveni arttırmaktadır. Rayından çıkmış olan hukukun tekrar rayına oturtulması için Müvekkillerin 22.07.2014 tarihinden itibaren yaşamış olduğu hukuksuzluklar ile ilgili Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda bulunduk. Mevlana'nın dediği gibi 'Adalet her şeyi yerine koymaktır, zulüm de bir şeyi yerine koymamaktır, yani başka yere koymaktır' Müvekkillerimiz ve aileleri de Anayasa Mahkemesi'nin adaleti yerine koymasını ve adaletin işletilmesini beklemektedirler" ifadelerini kullandı.

Turanlı, polislere yönelik operasyonların sahur vaktinde yapılmasını, gözaltı süresince iftar ve sahur saatlerinde yemek servis edilmemesini din ve vicdan özgürlüğü ilkesini ihlal olarak değerlendirirken "Sulh Ceza Hakimlikleri kararlarının AİHS'nin 13'üncü maddeyle korunan etkili başvuru hakkını ve 6'ncı maddeyle korunan adil yargılanma hakkını ihlal ettiği aşikardır. Müvekkillerimize yönelik operasyonların sahur vaktinde yapılması, gözaltı süresince iftar ve sahur saatlerinde yemek servis edilmemesi ve mescitte bayram namazı kılınmasına izin verilmemesi din ve vicdan özgürlüğünün ihlalidir. AİHS'nin 9. maddesiyle korunan din ve vicdan özgürlüğü ilkesi ihlal edilmiştir" diye konuştu.


DHA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.