Yargıda rüşvet iddialarına ilişkin iddianame kabul edildi

Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Salim Duran tarafında hazırlanan 207 sayfalık iddianamede bir numaralı şüpheli olarak Sinan Berberoğlu yer alırken tutuksuz şüpheliler arasında Faruk Süren, Dinç Bilgin ve Efe Önbilgin ile adliyelerde görevli bazı katiplerde şüpheliler arasında yer aldı.

İddianamede örgüt lideri olduğu iddia edilen Berberoğlu'nun "suç işlemek için örgüt kurmak", "iftira", "mühür bozma", "mühürde sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından 25 yıldan 84 yıla kadar hapis cezası istenirken iş adamları Dinç Bilgin, Faruk Süren ve Efe Önbilgin’in de aralarında bulunduğu 39 şüpheli hakkında ise "Suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak, nitelikli dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanma, yargı görevini yapanı etkileme ve rüşvet gibi” suçlardan 1 yıldan 49 yıla kadar değişen hapis cezaları istendi.

Savcı Salim Duran tarafından hazırlanan iddianamede kurulan suç örgütünün, yerel mahkemelerde ve yüksek mahkemelerde soruşturma ve kovuşturma makamlarını yanıltarak sahtecilikle veya rüşvet karşılığı bazı kararların alınmasının sağladığı, bazı dava dosyalarına müdahale edilerek suç delillerinin yok edilmesi veya değiştirilmesi, adli sicili bozuk kişiler hakkında temiz adli sicil kaydı alınması, vergi borçlarının illegal olarak sorgulatılması veya silinmeye çalışılması gibi eylemleri gerçekleştirdiği iddia edildi.

Soruşturma kapsamında yapılan iletişim tespit tutanaklarında kamu kurumlarında işi olan bazı 3. şahısların çözüm bulmak için örgüte müracat ettikleri, örgütün ise belli bir ücret karşılığında işi çözmek için her yola başvurduğu, Şişli Adliyesi'ni üs olarak kullanarak burada çalışan zabıt katipleri ile İstanbul Adliyesi ve Bakırköy Adliyesin’deki bazı katiplerle beraber suça konu eylemleri gerçekleştirdikleri iddia edildi.
İddianamede Berberoğlu'nun telefon konuşmalarında yaptığı "Dünyanın en tehlikeli mahkemelerinin işini bağladım", "Yargıtay'daki bir dosyaya Sinan Berberoğlu’ndan başka kimse müdahale edemez" şeklindeki ifadelerinin örgütün yerel ve yüksek mahkemelerdeki etkinliğini açıkça ortaya koyduğu ifade edildi.

Cumhuriyet Gazetesi'ne el bombası atılması, Danıştay saldırısıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcığı'nca hakkında işlem yapılan ve takipsizlik kararı verilen Berberoğlu'nun bu durumdan faydalandığı iddia edilen iddianamede Berberoğlu’nun Ergenekon terör örgütü ile irtibatlı imajı verdiği ve örgütün toplumda oluşturduğu korkutma ve sindirme gücünü liderliğini yaptığı örgütünün amaçları doğrultusunda tehdit unsuru olarak kullandığı gerektiğinde ise cebir ve şiddete başvurduğunun anlaşıldığı öne sürüldü.

Sahte kimlikle yakalanan Berberoğlu'nun ikametine yapılan aramada İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Zekeriya Öz imzalı Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğüne hitaben yazıldığı anlaşılan talimat yazısı fotokopilerinin de ele geçirildiği söz konusu belgelerde yapılan kriminal incelemede imzanın Savcı Öz'ün el ürünü olmadığı sahte olarak atılmış olduğunun anlaşıldığı yer aldı.

İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede yer alan şüphelilerin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.



İHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.