Adalet Bakanlığı'nın web sayfasında "Hukuk yargılamasında iş yükünü azaltmak ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını geliştirmek" için kurulacağı yazılan bilimsel komisyon kurulmuş; başkanlığına da değerli bir hocamız atanmış.

Mevcut HMK'yı hazırlayan komisyonun başkanı olan hocamız, çalışmalarına gönüllü olarak katılmak isteğimi; "Komisyon çalışmaları gizlidir. Sizi çalışmalarımıza dahil edemeyiz!" diyerek reddetmişti.

O komisyonun ortaya çıkardığı, o noktadan sonra köklü değişiklik yapılması mümkün olmayan kemikleşmiş tasarı kanunlaştı. Sonuçta eldeki HMK'da, yargılamanın kurgusu, doğruyu söyleme yükümlülüğünün işlemez olması, belirsiz alacak davasını getiren 107. maddenin millete tuzak kuruyor olması gibi bir çok aksaklık var. Kısa süren uygulaması sırasında Bakanlığın 90'dan fazla sorun tespit ettiğini duydum. İşlemeyen, işletilemeyen başka hükümler de var; örneğin bilirkişilerin çapraz sorgusu, aleyhe olan delillerin çıkartılamaması gibi bir çok sorun mevcut... Katılabilmiş olsaydım belki bir kısmını önlenmesine yardımcı olabilirdim.

Yeni komisyona da başvurdum, hocam katılmamı istediğini söyledi ama Bakanlıktan bu zamana kadar bir haber alamadığıma göre herhalde kabul edilmeyeceğim.

Kamuoyunun ve tüm yargı paydaşlarının çalışmalarına katılmadığı Komisyonun, özünde, hakimlerden gelen şikayetleri giderecek bir tasarı getireceğini şimdiden kestirebiliyorum. Hakimin davaya dahil olmasını temin için getirilen ön inceleme, zaten hakimin takdirinde olan bilirkişilerin çapraz sorgusu, avukatların duruşmada serbestçe soru sorma hakkı kaldırılacak veya kısıtlanacaktır. Bazı tür davalar ve küçük miktarlı ihtilaflar için arabuluculuk ve sair alternatif yollara başvurulması zorunlu hale getirilecek, doğrudan mahkemeye gidenler caydırılacak veya cezalandırılacaktır.

Yargıya düşen görev ve işlerin, 100.000 kişilik hakim, savcı ve avukat ordusu arasında akılcı olarak paylaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve hizmetin kalitesinin artırılması suretiyle daha iyi yerine getirilmesi ve topluma kaliteli yargı hizmeti sunulmasının sağlanması yerine, mahkemelerin üzerinde birikmiş olan iş yükünün mahkemelere gitmesinin önüne türlü engeller çıkarılacak ve yaklaşık 10.000 kişilik hakim kadrosunun yükünü azaltmaya çalışacaklardır.

Cesaret sahibi birisinin çıkıp, bunu böyle yapmanın çözüm olmadığını, iş yükünü ve adalet sorununu daha da büyüteceğini söylemesi, aynı zamanda çözüm yolunu da göstermesi, yöneticilerimizin de bu sese kulak vermesi gerekiyor.

Bu, kamuoyuna ve paydaşlara kapalı tutulan, bürokratların ve onların seçtiği küçük bir çevrenin Gizli komisyon çalışmaları sağlanamaz.

Politika yapıcısı meslektaşlarımı en başta yargı unsurunun kurucusu ve ayrılmaz parçası olan avukatlar olmak üzere, tüm yargı paydaşlarının, STK'ların ve ilgilenen her vatandaşın katılımını sağlamaya komisyon çalışmalarının gizliliğini öngören düzenlemeleri ortadan kaldırmaya davet ediyorum.

Hepimiz için yapılan bu kuralları en iyi sonucu verecek şekilde geliştirmek isteyen binlerce bilge insan var. Onların gönüllü katkıları size güç verecek, güzel ve kalıcı eserler ortaya çıkarmanızı sağlayacaklardır.

Lütfen!



"Yazarın izni ile Facebook/Mehmet Gün sayfasından aynen alınmıştır."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Av. Semih 13 ay önce

Mehmet Bey Üstadım linkteki 4 YIL ÖNCE yazılmış bu yazıyı Okumalısınız.

http://www.hukukihaber.net/hukukta-kaizen-modeli-makale,2573.html

Avatar
Av. Semih 13 ay önce

Yine bu sitede Av. Vedat ORUÇ'un "Hukukta Kaizen Modeli" konulu bir yazısı vardı. orda da güzel bir model anlatılıyor ve sizin anlattıklarınıza daha geniş çözümler önerilmişti. Okumanızı tavsiye ederim.

Avatar
Yargıç 13 ay önce

Sadece kanun yapma tekniğimiz değil kanunların yasalaşma usulü de yanlış.
sizce kaç milletvekili oy verdiği yasa hükümlerini okuyor. grubu ne yönde oy kullanırsa o yönde oy kullanıyor. Ülkemizin yasaları da bu şekilde yapılıyor. gece yazılraı yasalar meclisten geçiyor. durum çok sorunlu...