BOŞANMA DAVASINDA BİR ARAYA GELMENİN YANLIŞ YORUMLANMASI
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2013/13652
KARAR NO. 2013/19123
KARAR TARİHİ. 8.7.2013

KOCA TARAFINDAN AÇILIP RETLE SONUÇLANAN İLK BOŞANMA DAVASI

BOŞANMA DAVASI

ORTAK HAYATIN YENİDEN KURULAMAMASI

ÖZET :
Davacı koca tarafından açılıp ret ile sonuçlanan ilk boşanma davasının kesinleştiği, tarafların, uzun yıllardır, kocanın ailesine ait apartmanda, farklı dairelerde yaşadıkları, davalı kadının kayınvalidesini bıçaklaması üzerine o apartmandan taşındığı, soruşturma aşamasında alınan ifadesinde 12-13 yıl önce eşinin evi terk ettiğini belirttiği, müşterek çocuğun da önceki boşanma davasında davacı babası ile yedi yıldır ayrı yaşadıklarını belirttiği dikkate alındığında, tarafların ilk boşanma davasının reddinden sonra ortak hayati yeniden kurmak için bir araya gelmedikleri, ortak hayatın yeniden kurulamadığı, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi koşullarının açılan bu davada oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu belirlemeler karşısında, bu davada dinlenen davalı kadın tanıkları olan müşterek çocukların beyanlarının, tarafların evlilik birliğini sürdürmeye yönelik olarak bir araya geldikleri şeklinde yorumlanması olanaksızdır. Bu itibarla davacı kocanın Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı olarak açtığı boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 30.04.2013 günü temyiz eden davacı A. K. vekili ve karşı taraf davalı F. K. vekili geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Toplanan delillerden; davacı koca tarafından açılıp ret ile sonuçlanan ilk boşanma davasının 24.05.2006 tarihinde kesinleştiği, tarafların, uzun yıllardır, kocanın ailesine ait apartmanda, farklı dairelerde yaşadıkları, davalı kadının 07.11.2009 tarihinde kayınvalidesini bıçaklaması üzerine o apartmandan taşındığı, soruşturma aşamasında 07.11 2009 tarihinde alınan ifadesinde 12-13 yıl önce eşinin evi terk ettiğini belirttiği, müşterek çocuk Neşat’ın da önceki boşanma davasında davacı babası ile yedi yıldır ayrı yaşadıklarını belirttiği dikkate alındığında, tarafların ilk boşanma davasının reddinden sonra ortak hayati yeniden kurmak için bir araya gelmedikleri, ortak hayatın yeniden kurulamadığı, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi koşullarının açılan bu davada oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu belirlemeler karşısında, bu davada dinlenen davalı kadın tanıkları olan müşterek çocukların beyanlarının, tarafların evlilik birliğini sürdürmeye yönelik olarak bir araya geldikleri şeklinde yorumlanması olanaksızdır. Bu itibarla davacı kocanın Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı olarak açtığı boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret hükmü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 990.00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.


kararara.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.